5. Ceza Dairesi 2006/3566 E. , 2010/2296 K. Irza geçme ve tehdit suçlarından sanık ...’in yapılan yargılanması sonunda; tehdit suçundan beraetine, reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçundan mahkümiyetine dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14.06.2005 gün ve 2005/85 Esas, 2005/152 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğna…
**5. Ceza Dairesi 2006/3566 E. , 2010/2296 K.** **"İçtihat Metni"** Irza geçme ve tehdit suçlarından sanık ...’in yapılan yargılanması sonunda; tehdit suçundan beraetine, reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçundan mahkümiyetine dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14.06.2005 gün ve 2005/85 Esas, 2005/152 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle tehdit suçundan verilen beraet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle tebliğname gibi ONANMASINA, Reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince; Anayasa Mahkemesinin 23.11.2005 günlü 2005/103-89 sayılı kararı ile 5237 sayılı Yasanın 104/2. maddesinin iptal edilmesi karşısında, mahkemenin oluşa uygun kabulüne göre reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunan sanığın eyleminin aynı Yasanın 104. maddesinin 1. fıkrasındaki suça temas ettiği, bu suç şikayete tabi olup, zarar gören gerçek kişi şikayetçi olduğundan 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddelerine göre uzlaşma kapsamında kaldığı, uzlaşmanın da bir kovuşturma şartı olduğu, 5560 sayılı Kanunun 24. maddesi ile değişik CMK.nun 253. maddesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmiş ise de, lehe yasa hükümleri nazara alınarak öncelikle uzlaştırma işlemi yapılması, sonuçsuz kalması durumunda ise sanığın hukuki durumunun 5237 sayılı TCK.nun 104/1. maddesi ve 765 sayılı Yasanın 416/son maddeleri gözetilerek yeniden değerlendirilmesi lüzumu, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.