T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1581 KARAR NO : 2026/534 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10.04.2025 NUMARASI : 2023/889 E. - 2025/348 K. DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma/Çıkarılma) KARAR TARİHİ : 02.04.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 02.04.2026 İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.04.2025 tarih 2023/889 E…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1581 KARAR NO : 2026/534 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10.04.2025 NUMARASI : 2023/889 E. - 2025/348 K. DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma/Çıkarılma) KARAR TARİHİ : 02.04.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 02.04.2026 İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.04.2025 tarih 2023/889 E. - 2025/348 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/265 Esas 2022/131 K sayılı 08/03/2022 tarihli kararı ile....'nın merkez-100922 sicilinde kayıtlı ...'nin ortaklığından bedelsiz olarak çıkmasına karar verildiği, söz konusu mahkeme kararının 24/05/2022 tarihinde kesinleştiği hususunda müdürlüğe sunulan dilekçe ile haberdar olunması üzerine kararın tescili için TSY'nin 36. Maddesi gereği tescile davet işlemleri yürütülmesi gerektiğinden davalı şirkete yasal ihtaratı da belirtir şekilde 19/10/2022 tarihli ve B19-E. sayılı yazı ile 30 gün içerisinde Müdürlüğe başvurulması ihtar edilmesine karşılık tescilden kaçınma sebeplerine ilişkin herhangi bir bildirimde bulunulmadığı gibi tescil için de başvurulmadığı, bunun üzerine TTK'nın 33/III fıkrası gereği idari para cezası uygulanması için İzmir Valiliği'ne bildirimde bulunulduğu ve davalı şirket hakkında İzmir Valiliği'nin 26/07/2023 tarihli E*** *** ****8-*********** Sayılı yazısı ile ilgili şirket hakkında idari para cezası uygulandığının bildirildiği, davalı şirketin tescil talebinde bulunmaması, kaçınma sebeplerinin de bildirilmemesi sebebiyle TTK'nın 33. maddesi kapsamında ... ...'nın mahkeme kararı ile ortaklıktan çıkmasına dair kararının .... tarafından resen tescili ile çıkan ortağın payının kime iktisap ettirileceği talep ve dava edilmiştir. CEVAP : Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tescile davet yazısının muhatabına tebliğine ilişkin Mahkemece davacı ... müdürlüğüne süre verilmesine rağmen sunulan dilekçe ekindeki tebliğlere göre postanın birinin adres yetersizliği nedeniyle iade edildiği, diğer postanın ise adreste tanınmama nedeniyle iade edildiği görülmekle mahkemeden tescil talebinde bulunulmadan önce tescil mükellefiyeti bulunan şirkete usulüne uygun olarak tescile davet yazısının tebliğ edilerek süresi içerisinde beyanda bulunulmaması veya tescil talebinde bulunulmaması halinde mahkemeden talepte bulunulması gerekirken davalı şirkete tescile davet yazısı tebliğ edilmeksizin, ayrıca adresten ayrılma ve yeni adresin tescil edilmemesi halinde şirketin feshine ilişkin prosedür işletilmesi gerektiği halde doğrudan tescile zorlama davası açılması yerinde görülmeyerek ve dava öncesinde davalı şirkete tescile davet yazısı gönderilmesi mahiyeti itibariyle özel nitelikte bir dava şartı kabul edilerek davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı taraf, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/265 E. 2022/131 K.sayılı kararının TTK'nın 33 ve ticaret sicil yönetmeliğinin 26.maddesine göre müdürlükten tescil isteminde bulunulmuş olmakla müdürlükçe yönetmeliğin 33 ve 36.maddeleri gereği tescile davet sürecinin işletilmesinin yerinde olduğu, bu kapsamda valilik tarafından davalı şirket aleyhine idari para cezasına hükmolunduğu, mahkemece tebligat eksikliği sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiş ise de sicilde kayıtlı adrese tebligat yapılmasının yeterli olduğuna dair örnek niteliğinde yargı kararından bahsedilerek başvurunun davalı şirket tarafından yapılması gerekirken aksi yönde değerlendirmenin yerinde olmadığı gibi müdürlükçe yapılan işlemlerin yerinde ve yeterli olduğu, bununla birlikte bahse konu yönetmelik kapsamında yapılan işlerin Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğünün davet ve tebligat konulu yazısı ile uyumlu olduğu, zira davalı şirketin sicilde kayıtlı adresine tebligatın gönderildiği, mahkemenin kabul kararı vermesi gerekirken aksi yöndeki değerlendirmesinin yerinde olmadığı hususlarını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE :Dava, dava dışı ....'nın davalı şirketten çıkmasına dair verilen kararın tesciline yönelik ... . ..nün davetine rağmen davete icabet edilmemesi nedeniyle bu hususta mahkemece karar verilmesi istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Somut olayda, davalı şirket ortaklarından olup Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/265 Esas 2022/131 K sayılı 08/03/2022 tarihli kararı ile hakkında bedelsiz çıkma kararı verilen dava dışı ... tarafından davacı müdürlüğe yapılan başvuru neticesi TSY 36. maddesi kapsamında sicile davet yazısı gönderilmekle birlikte davete icabet edilmediği iddiasıyla bu hususta mahkemeden müdahalede bulunulması yönünden talepte bulunulması üzerine mahkemece davalı şirkete gönderilen tebliğin bila ikmal dönmesi üzerine adı geçen madde kapsamında mahkemeden müdahalede bulunulmadan evvel tebliğ hususunun yerine getirilmemesi dava şartı olarak kabulü ile tebligat yapılmaksızın bu şekilde talepte bulunulamayacağı değerlendirilmekle davanın usulden reddine karar verilmiştir. .... tarafından tescili gereken bir hususun sicile tescil edilmemesi halinde ilgili kişiler, TTK’nun 33. ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 36. maddeleri uyarınca tescile davet edilir. (Yargıtay 11. HD'nin 2021/428 esas ve 2022/2613 karar sayılı ilamı) .... tarafından tescile davet edilmesine rağmen süresi içinde tescil için başvuru yapılmaması veya tescilden kaçınma sebeplerinin bildirilmesi halinde, işbu durumda karar verilmek üzere ... . .. tarafından Asliye Ticaret Mahkemesine bildirimde bulunulur ve Mahkemece durumun sicile tescili gerektiğine kanaat getirirse, sicile tescil emrini içeren bir karar verir. Limited ortaklıkta payın devri TTK'nun 595. maddesinde düzenlenmekle birlikte dava dışı ...'nın hissesi daha evvelden sicile tescil edildiği için 6102 sayılı yasanın 31/1 maddesi kapsamında da kesinleşen mahkeme kararına neticesinde değişen ortaklık payının da sicile tescili zorunludur. Bununla birlikte TTK'nın 32. ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 34. maddesi gereğince ... ..nün tescil için aranan şartların var olup olmadığını, mevcut bir durumda değişiklik olup olmadığını re'sen incelemesi gerekmektedir. Değerlendirme yapılmadan evvel şu hususun da belirtilmesinde fayda vardır; her ne kadar davacı yana yapılan başvuru tarihi itibariyle dava dışı .... kesinleşmiş mahkeme kararına dayalı olarak davalı şirkette ortak değil ve bu nedenle yasa maddesine göre ilgili sıfatına haiz olmadığı düşünülebilir ise de mahkeme kararının tüm maddi sonuçları üzerinde doğduğundan adı geçen....'nın tescile yönelik yapılan başvuruda ilgili sıfatına sahip olduğunda bir tereddüt olmamalıdır aksi düşünce hükmün maddi ve ekonomik sonuçlarından etkilenen dava dışı şahsa yönelik kesinleşen mahkeme kararının infazı açısından talep hak ve yetkisinin bulunmadığı anlamına gelir ki böyle bir düşünce hukuk aleminde korunması mümkün değildir. Yapılan iş bu açıklamalar karşısında dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia, davalı yanın inkar çerçevesinde savunmasına ve dayanılan deliler kapsamında dava dışı .... tarafından kesinleşen mahkeme kararı ekli şekilde davacı müdürlüğe başvuru üzerine davacı tarafından TTK'nın 33. ve TSY'nin 36. maddesi kapsamında işlem yapılmasına yönelik davalı şirkete tebligat çıkarması az önce belirtilen yasal mevzuat kapsamında yerinde gözükmekte ise de esasen ilgili sıfatı olduğunda bir tereddüt olmayan .... tarafından kesinleşmiş mahkeme kararının infazı için yaptığı başvuru tescili zorunlu bir başvuru olduğundan bu başvuruyu alan davacı müdürlüğün bu yönde işlem yapması gerekirken yasanın lafzi yorumu ile başvuru zorunluluğunu davalı şirketten beklemesi yerinde değildir. Zira uygulama ve doktrinde tescilin olumsuz etkisi olarak kabul edilen TTK'nın 36/4 maddesinin görmezden gelinmesi doğru olmadığı gibi mahkeme hükmünün dava dışı ... yönünden maddi sonuçları olduğu kadar ekonomik sonuçları da olduğundan ilgili ... başvurusunun derhal tescil edilmemesi durumunda oluşabilecek olumsuz sonuçların da önüne geçilmesi gerekir. Bu kapsamda her ne kadar mahkemece tebligat üzerine yoğunlaşıp tebligatın olmaması durumu bir ön şart olarak kabul edilip usulden ret kararı verilmiş ise de yukarıda açıklanan sebepler ile davacı müdürlüğün kendisine yapılan bu başvuruda işlem yapmak yerine söz konusu yasa maddeleri gereği başvurunun davalı şirketten gelmesi gerektiği yönündeki kabule göre az önce bahsedilen yasa maddeleri uygulanmak suretiyle ve bu maddelerin sonucuna bağlı olarak mahkemeden müdahale istemesinde (başvuru tarihi itibariyle hali hazırda davalı ortaklık tek ortaklı hale geldiğinden ...'nın paylarının dağıtılması gibi bir durumun olmadığının da kabulü ile) esasen hukuki yararı yoktur ve bu nedenle verilecek karar hukuki yarar yokluğundan usulden ret olduğu kabul edilmekle birlikte mahkeme sonuç değerlendirmesi ile dairemiz değerlendirmesi neticesi yönünden bir farklılık oluşturmadığından davacı istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00 TL'den peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.