(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2011/5240 E. , 2011/6664 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 03.11.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde alacak istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 03.11.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin …
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2011/5240 E. , 2011/6664 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 03.11.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde alacak istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 03.11.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, yüklenicinin temliki işlemine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademedeki istek ise temlik işlemine konu bağımsız bölüm bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir. Davalılardan yüklenici ... mirasçısı..., adi yazılı sözleşmenin hüküm ve sonuç meydana getirmeyeceğini, açılan davanın reddini savunmuş, diğer davalı arsa sahibi köy tüzel kişiliği ise yüklenicinin edimini yerine getirdiğini, dava konusu bağımsız bölümün de yükleniciye bırakılan yerler içinde olduğunu, bu yerin davacıya satıldığını ve onun tarafından kullanıldığını bildirmiştir. Mahkemece, dava konusu 466 sayılı parsel üzerine yapılan G Bloktaki binanın zemin kat 1 numaralı olanı yükleniciye değil, arsa sahibine kalan yerlerden olduğundan ve köyün muhtarının beyanı bağlayıcı sayılamayacağından bahisle ilk kademedeki istek reddedilmiş, taleple bağlı kalınarak 30.000,00 TL’nin davalı yüklenici ... mirasçılarından tahsiline karar verilmiştir. Hükmü, davacı ile davalı yüklenici mirasçıları temyiz etmiştir. 1-Gerçekten, davalılar arasında düzenlenen 06.06.1990 ve 21.08.1990 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri adi yazılı olarak düzenlenmiştir. Eser sözleşmeleri kural olarak hiçbir şekle bağlı değil ise de eser sözleşmesinin bir türü olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi karma sözleşme tipleri arasındadır. Zira, bu tür sözleşmede yüklenicinin borcu inşaatı meydana getirerek teslim etmek ve arsa sahibinin borcu da bedel olarak arsa payının mülkiyetini yükleniciye geçirmektir. Bu özelliği itibariyle sözleşmede mülkiyetin nakil borcu da yer aldığından arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin noterde düzenleme şeklinde yapılması gerekir. Ne var ki, somut uyuşmazlıkta yüklenici borcunu ifa ile sonlandırmış, adi yazılı sözleşmelerde bahsi geçen bir kısım paylar da yükleniciye arsa sahibi köy tüzel kişiliği tarafından tapuda devredilmiştir. Mevcut devirler sebebiyle davalılar arasındaki adi yazılı 06.06.1990 ve 21.08.1990 tarihli sözleşmelerin bu aşamada geçersizliğini ileri sürmek iyiniyet kurallarıyla bağdaşmaz. Kısaca, 06.06.1990 ve 21.08.1990 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri hüküm ve sonuç meydana getirir.