19. Ceza Dairesi 2018/8547 E. , 2019/11838 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5187 sayılı Kanuna Aykırılık 28/03/2014, 31/03/2014, 01/04/2014, 02/04/2014, 03/04/2014, 04/04/2014, 07/04/2014, 08/04/2014 HÜKÜM : Beraat Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma süreci
**19. Ceza Dairesi 2018/8547 E. , 2019/11838 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5187 sayılı Kanuna Aykırılık 28/03/2014, 31/03/2014, 01/04/2014, 02/04/2014, 03/04/2014, 04/04/2014, 07/04/2014, 08/04/2014 HÜKÜM : Beraat Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1-) Sanık hakkında, 26.08.2013 ve 28.08.2013 tarihli gazete nüshalarında yaptığı haberler nedeniyle atılı suçtan yapılan şikayetlerin 06.05.2014 olması karşısında, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca 18.09.2014 tarihli iddianamesiyle açılan kamu davasının 5187 sayılı Kanun'un 26. maddesinde yazılı dava açma süresi (4 ay) içinde açılmadığından, sanık hakkında bu suçlar nedeniyle açılan kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kovuşturmaya devam edilerek hüküm kurulması, 2-) Diğer suç tarihleri yönünden ise yapılan şikayetin 09.06.2014 tarihi olması karşısında, dava açma süresinin başlangıcı olarak Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılarak, suça konu gazete nüshalarının Cumhuriyet Başsavcılığına resmi şekilde teslim edilip edilmediğinin sorulması, buna göre yargılamaya devam edilmesi gerekirken bu hususta bir araştırma yapılmaksızın yargılamaya devam edilmesi, Kabule göre de; 1-) Şayet diğer suç tarihleri yönünden açılan dava, Cumhuriyet Başsavcılığının suçu öğrenme tarihi olarak katılanın şikayet dilekçesi tarihi kabul edilmişse, bu halde ilk celse müdafii huzurunda savunma vermek istediğini beyan ettiği için savunması alınamayan sanığın devam eden celselerde gelmediği de göz önüne alınarak, Suça konu uyuşmazlıkta derhal beraat kararı verilmesi gerekli bir durum bulunmadığı ve sanığın üzerine atılı 5187 sayılı Kanun'un 24. maddesine aykırılık suçunun niteliği itibariyle sadece adli para cezasını gerektiren suçlardan olması karşısında; Sanığa CMK'nin 195. maddesi gereği gönderilecek ve içerisinde iddianamenin yer aldığı duruşma davetiyesi üzerinde "gelmediği takdirde yokluğunda yargılamaya devam edileceği" ihtaratı yazılı davetiyenin usulüne uygun tebliğ edilmesi şartıyla sanığın yokluğunda duruşmaya devam edilebileceği anlaşılmakla, Mahkemece sanığın usulüne uygun şekilde duruşmaya çağrılarak gelmediği halde duruşmaya devam edileceğinin ihtarı üzerine yargılamaya devam edilmesi gerekirken, bu ihtar yapılmaksızın ve sanığın savunması da alınmaksızın hüküm kurulması, 2-) 5187 sayılı Kanun'un "yeniden yayım" başlıklı 24. maddesi; "Bir süreli yayında yayımlanmış haber, yazı ve resimleri kaynak göstermeksizin yeniden yayımlayanlar beşmilyar liradan onmilyar liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılırlar. Bu eserleri, yeniden yayım hakkı saklı tutulmuş olmasına rağmen, süreli yayın sahibinin izni olmadan yeniden yayımlayanlar yirmimilyar liradan kırkmilyar liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılırlar." hükmünü amirdir. Buna göre "yeniden yayım" suçunun (24/1. madde) maddi unsurları; - Bir süreli yayında yayımlanmış haber, yazı ve resimleri, - Kaynak göstermeksizin yeniden yayımlamak olup, Suçun faili; haber ajansı yayınları dahil olmak üzere bir süreli yayında var olan haber, yazı ve resimleri kaynak göstermeksizin yayımlama (neşir) faaliyetini gerçekleştiren kişi, suçun konusu; haber, yazı veya resim, suçun mağduru; bu haber, yazı ve resimler üzerinde hak sahibi olan kişilerdir. Kanun'da bu suç için öngörülen yaptırım, güncel haliyle 5.000 TL'den 10.000 TL'ye kadar adli para cezasıdır. Bu suçun nitelikli halinin (24/2. madde) unsurları ise; - Bir süreli yayında yayımlanmış haber, yazı ve resimleri, - Yeniden yayım hakkı saklı tutulmuş olmasına rağmen, - Süreli yayın sahibinin izni olmadan yeniden yayımlamaktır. Nitelikli halde suçun faili; haberin kaynağını gösterse dahi, yeniden yayım hakkı, hak sahibi tarafından saklı tutulmuş olan haber, yazı ve resimleri, süreli yayın sahibinin izni olmaksızın yeniden yayımlayan kişi, suçun konusu; önceden bir süreli yayında yayımlanmış olmak şartıyla, yeniden yayım hakkı saklı tutulan haber, yazı veya resim, suçun mağduru ise; yeniden yayım hakkını saklı tutan hak sahibi ile yeniden yayım hakkı saklı tutulan haber, yazı ve resmi hukuka uygun biçimde elde eden bir diğer süreli yayın sahibi olabilir. Suçun nitelikli halinin işlenmesi karşısında öngörülen yaptırım ise güncel haliyle 20.000 TL'den 40.000 TL'ye kadar adli para cezasıdır. 5187 sayılı Kanun'un 24/1. maddesinde suç oluşturan eylem, herhangi bir süreli yayında yayımlanmış olan haber, yazı ve resmi, kaynak göstermeden yayımlamak iken, 24/2. maddesinde suç oluşturan eylem herhangi bir süreli yayında yayımlanmış olan ve süreli yayın sahibi tarafından yeniden yayım hakkı saklı tutulmuş olan haber, yazı ve resmi süreli yayın sahibinin izni olmaksızın yeniden yayımlamaktır. Dolayısıyla, yeniden yayım suçunun temel şekli ile nitelikli hali arasında; suçun unsurları, faili, konusu ve mağduru ile öngörülen yaptırımlar bakımından esaslı farklılıklar bulunmaktadır. Temyize konu edilen hükme esas somut olayda; katılanın sahibi olduğu "....com.tr" adlı internet sitesi üzerinden, aboneleri tarafından şifre veya bir anahtar cihaz aracılığıyla girilen ajansın servis ettiği güncel haberlerin noktası virgülüne kadar aynı şekilde sanığın yazı işleri müdürü olduğu yerel gazetede yayımlanması eylemi dava konusu yapılmış, sanığın 5187 sayılı Kanun'un 24/2. maddesi gereği cezalandırılması istenmiştir. Soruşturma aşamasında sanığa 20.000 TL ön ödeme tebliği yapıldığı anlaşılmış ancak hangi eylemi nedeniyle ve 5187 sayılı Kanun'un hangi maddesi esas alınarak ön ödeme ihtarı yapıldığı anlaşılamamıştır. Yukarıda yapılan tüm bu açıklamalar ışığında; Katılanın ayrıntılı inceleme talebi karşısında, öncelikle katılan "..." haber ajansına yazı yazılarak; suça konu haber, yazı ve fotoğrafların üzerinde ne şekilde hak sahibi olduklarının, bu haber, yazı ve fotoğraflar üzerinde "yeniden yayım" haklarının saklı tutulup tutulmadığının, hukuka uygun yollarla elde edilmesi mümkün olan haber, yazı ve fotoğrafları, katılan ajansın sadece abonelerine servis edildiği ilk tarih ile suç tarihi arasında kendi abonelikleri kapsamında internet üzerinden veya haricen yapılan ödeme karşılığında temin eden farklı ajans veya süreli yayın sahiplerinin kimler olduğunun, bu kullanıcıların kendilerine servis edilen haberleri üçüncü kişilere (süreli yayın sahiplerine, yazılı veya görsel basın organlarına) servis etme haklarının bulunup bulunmadığının, ayrıca "....com.tr" internet adresinde herkese açık şekilde yayınlanıp yayınlanmadığının sorulması ve gelecek cevaba göre gerek görülmesi halinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak; sanığın gazetesinde yayımladığı haber, yazı ve fotoğrafların, katılan ... ajansının haberleriyle karşılaştırılması suretiyle, suça konu haberlerin katılanın servis ettiği haberlerle aynı veya benzer mahiyette olup olmadığının, hukuka aykırı şekilde elde edilip edilmediklerinin, dolayısıyla sanığın 5187 sayılı Kanun'un 24/1. veya 24/2. maddelerinde yazılı unsurlara göre hukuki durumunun tayin ve takdiri ile gerekirse ek savunma verilmek ve TCK'nin 24/1. maddesindeki alt sınırdan (5.000TL) da TCK'nin 75. maddesinde göre ön ödeme ihtarı yapılarak yargılamaya devam edilmesi gerekirken eksik kovuşturma ile sanığın beraatine karar verilmesi, Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine 30.09.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.