2. Ceza Dairesi 2023/19169 E. , 2023/4063 K. "İçtihat Metni" ... MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/272 E., 2016/635 K. ... SUÇ : Mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet, temyizin reddi ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Seydişehir Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.03.2016 tarihli ve 2016/232 Esas sayılı iddianamesiyle sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan mağdurun evinin panjur ve sinekliğine zarar vererek eve girip hırsızlık yaptıkları
**2. Ceza Dairesi 2023/19169 E. , 2023/4063 K.** **"İçtihat Metni"** ... MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/272 E., 2016/635 K. ... SUÇ : Mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet, temyizin reddi ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Seydişehir Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.03.2016 tarihli ve 2016/232 Esas sayılı iddianamesiyle sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan mağdurun evinin panjur ve sinekliğine zarar vererek eve girip hırsızlık yaptıkları iddiasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151, 38, 53 ve 63. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. Seydişehir Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2016 tarihli ve 2016/272 Esas, 2016/635 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 151, 38/2, 168/2, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca sanık ... hakkında aynı Kanun'un 151, 38/2, 168/2, 62 ve 50/1-a maddeleri uyarınca 1.320,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği, sanıklar müdafilerinin kararı temyiz etmeleri üzerine Seydişehir Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.07.2016 tarihli ve 2016/272 Esas, 2016/635 Karar sayılı ek kararı ile verilen cezaların kesin olması nedeniyle temyiz istemlerinin reddine karar verildiği anlaşılmış, Mahkemece sanık ... hakkında verilen kararın kesin olması nedeniyle 28.06.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği belirtilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/1. maddesi uyarınca, 08.02.2023 tarihli ve 2021/9994 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2023 tarihli ve KYB-2023/20470 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2023 tarihli ve KYB-2023/20470 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, 1-Sanıkların, mağdura ait suça konu televizyonun bulunduğu evi, suça sürüklenen çocuklara gösterip, araç içerisinde evin yan tarafında suça sürüklenen çocukları bekledikleri, suça sürüklenen çocukların da eve girerek televizyonu çalıp, sanıkların beklemekte olduğu arabaya geldikleri, karşılığında 20.00’şer Türk lirası para almaları şeklinde gerçekleşen somut olayda, failliğin şerikliğe nazaran önceliği prensibi uyarınca, sanıkların, şerik olmayıp fail oldukları ve eylemleri ile tipikliğin objektif ve subjektif unsurlarını gerçekleştirdikleri, bu hâliyle diğer suça sürüklenen çocuklar ile birlikte, fikir ve eylem birliği içerisinde, suçlara doğrudan katıldığı gözetilmeden haklarında 5237 sayılı Kanun'un 37/1. maddesi yerine hatalı uygulama ile 5237 sayılı Kanun'un 38/2. maddesi uyarınca uygulama yapılarak fazla ceza tayin edilmesi suretiyle hüküm kurulmasında, 2-6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Yasalarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. maddesinde yer alan “bölge adliye mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere sonuç olarak belirlenen üç bin Türk lirası dâhil adlî para cezasına dair mahkûmiyet hükümlerine karşı temyiz yoluna başvurulamaz” şeklindeki hüküm karşısında, sanık hakkında hapis cezasından çevrili 1.320,00 Türk lirası adlî para cezasından ibaret olan mahkûmiyet hükmünün temyiz yeteneği bulunduğu hâlde, miktar itibarıyla kararın kesin nitelikte olduğundan bahisle reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 2.Sanık ... hakkında Seydişehir Asliye Ceza Mahkemesinin 28.06.2016 tarihli kararıyla mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 151, 38/2, 168/2,62 ve 50. maddeleri uyarınca 1.320,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği. kararı sanık müdafiinin temyiz etmesi sonucu Seydişehir Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.07.2016 tarihli kararı ile verilen cezanın kesin olması nedeniyle reddine karar verildiği ancak 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Yasalarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. maddesinde yer alan “bölge adliye mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere sonuç olarak belirlenen üç bin Türk lirası dâhil adlî para cezasına dair mahkûmiyet hükümlerine karşı temyiz yoluna başvurulamaz” şeklindeki hüküm karşısında, sanık hakkında hapis cezasından çevrili 1.320,00 TL adlî para cezasından ibaret olan mahkûmiyet hükmünün temyiz yeteneği bulunduğu hâlde, miktar itibarıyla kesin nitelikte olduğundan bahisle reddine karar verilmesinin yanlış olduğu, henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan Seydişehir Asliye Ceza Mahkemesinin 28.06.2016 tarihli hükmün 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305 vd. maddeleri uyarınca temyiz yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 3. 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Yasalarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. maddesinde yer alan “bölge adliye mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere sonuç olarak belirlenen üç bin Türk lirası dâhil adlî para cezasına dair mahkûmiyet hükümlerine karşı temyiz yoluna başvurulamaz” şeklindeki hüküm karşısında, sanık ... hakkında hapis cezasından çevrili 1.320,00 TL adlî para cezasından ibaret olan mahkûmiyet hükmünün temyiz yeteneği bulunduğu hâlde, miktar itibarıyla kararın kesin nitelikte olduğundan bahisle reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. 4. 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendinin ilgili bölümünün “... daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 5. Sanık ...'ın mağdura ait suça konu televizyonun bulunduğu evi, suça sürüklenen çocuklara gösterip, araç içerisinde evin yan tarafında suça sürüklenen çocukları beklediği, suça sürüklenen çocukların da eve girerek televizyonu çalıp, sanığın beklemekte olduğu arabaya geldikleri, karşılığında 20.00’şer TL para almaları şeklinde gerçekleşen somut olayda, failliğin şerikliğe nazaran önceliği prensibi uyarınca, sanık ...'ın şerik olmayıp fail olduğu ve eylemleri ile tipikliğin objektif ve subjektif unsurlarını gerçekleştirdiği, bu hâliyle diğer suça sürüklenen çocuklar ile birlikte, fikir ve eylem birliği içerisinde, suçlara doğrudan katıldığı gözetilmeden hakkında 5237 sayılı Kanun'un 37/1. maddesi yerine hatalı uygulama ile 5237 sayılı Kanun'un 38/2. maddesi uyarınca uygulama yapılarak fazla ceza tayin edilmesi suretiyle hüküm kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1.Gerekçe bölümünün (1) ve (2) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği sanık ...'ın mala zarar verme suçundan Seydişehir Asliye Ceza Mahkemesinin 28.06.2016 tarihli hükmü için tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, 2.Gerekçe bölümünün (4) ve (5) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, sanık ... için Seydişehir Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2016 tarihli ve 2016/272 Esas, 2016/635 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; “Sanığın mala zarar verme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 151. maddesi uyarınca belirlenen 120 gün adli para cezasından 5237 sayılı Kanun’un 168/2. maddesi gereği 1/2 oranında indirim yapılarak 60 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi gereği 1/6 oranında indirim uygulanarak 50 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi uyarınca günlüğü takdiren 20,00 Türk Lirasından 1.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımların aynen bırakılmasına,” 3.Gerekçe bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, sanık ... hakkında verilen 26.07.2016 tarihli ve 2016/272 Esas, 2016/635 Karar sayılı ek kararın 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4 maddesinin (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.