T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/654 - Karar No:2025/869 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında Esastan Red HMK 353/1-b.1 md) ESAS NO : 2025/654 KARAR NO : 2025/869 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/06/2023 NUMARASI : 2021/234 E-2023/486 K DAVANIN KONUSU : Alacak/ Teminat Mektubunun İadesi (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/654 - Karar No:2025/869 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında Esastan Red HMK 353/1-b.1 md) ESAS NO : 2025/654 KARAR NO : 2025/869 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/06/2023 NUMARASI : 2021/234 E-2023/486 K DAVANIN KONUSU : Alacak/ Teminat Mektubunun İadesi (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 09/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 14/10/2025 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak/teminat mektubunun iadesi istemine ilişkin davada mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne ve birleşen davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Asıl davada davacı vekili, Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında 12.10.2015 tarihinde imzalanan sözleşmeye istinaden ... Parsel ... Mevkünde bulunan ... projesinin helikopter pist platformunun çelik imalat ve montaj işlerinin davacı şirket tarafından yapılması ve davalı yana teslim edilmesi konusunda anlaştıklarını, sözleşme sonrasından 3 adet zeyilname düzenlendiğini, söz konusu zeyilmameler sonrasında, proje bedelinde artışların meydana geldiğini, sözleşme imzalandıktan ve işe başlandıktan sonra taraflar arasında anlaşmazlıkların yaşandığını, işin diğer nedenlerle Belediye tarafından mühürlendiğini, davacı şirketin söz konusu sözleşme gereği işi yapmasının engellendiğini, projenin %96'lık kısmının tamamlandığını, işin kalan kısmının davacı şirketin elinde olmayan sebeplerden ötürü ve davacı şirketin şantiye sahasına girişinin engellenmesinden ötürü tamamlanamadığını, işin durdurulmasında davacı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, sorumluluğun davalı şirket ... ile asıl işveren ... arasındaki problemden kaynaklandığını, söz konusu durumun tespiti amacıyla İstanbul 17. Sulh Hukuk Mahkemesi 2020/16 E. Sayılı D. İş. Dosyası mağrifetiyle alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, davalı şirketin taraflarca karşılıklı onaylanmış olan hakediş tutarlarının taraflarına ödenmediğini, sözleşme kapsamında davacı şirket tarafından sözleşmenin 11. Maddesi gereği işin sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olarak yerine getirilmesini taahhüt etmek amacıyla, davalıya verilen ... Bankası A.Ş. nin 3164290 seri numaralı 16.04.2019 tarihli 15.000 TL bedelli, 2729113 seri numaralı ve 16.10.2015 tarihli 325.000 TL bedelli, 13.10.2021 vade tarihli toplamda iki adet kesin teminat senedinin, yine davacı tarafından işin bitirilmesine izin verilmediği için, teminat senetlerinin de geri verilmemesi sebebiyle bankaya komisyon bedelleri ve damga vergilerini ödedikleri için mağdur olduklarını bu nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü dava, talep, şikayet ve sair tüm yasal hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulü ile 224.604,06 TL tutarlı 10 numaralı hakedişe, 31.07.2019 tarihinden itibaren, 163.652,94 TL tutarlı I1 numaralı hakedişe 29.08.2019 tarihinden itibaren, 90.388,59 TL tutarlı 12 numaralı hakedişe 29.09.2019 tarihinden itibaren, 56.003,91 TL tutarlı 13 numaralı hakedişe ise 30.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte şimdilik 45.000.00 TL'sinin davalı şirketten alınarak davacı müvekkil şirkete ödenmesine, 31.08.2019 tarihli ve 13 numaralı son hakedişten sonra işlerin 15.10.201 Tarihine kadar devam etmesi nedeniyle tamamlanan işlerin bedelinin tespiti ile birlikte bu bedelin fazlaya dair tüm hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile işleyecek ticari avans faizi ile birlikte şimdilik 2.000,00 TL'sinin davalı şirketten alınarak davacı müvekkil şirkete ödenmesine, sözleşme kapsamında her hak ediş tutarının %62'si oranında davalı şirketçe nakit teminat kesintisi yapılmış olup, bu tutarların müvekkil şirkete ödenmesi gerektiğini ancak davalı şirketin uhdesinde bulunana bu nakit teminat kesintileri müvekkil şirkete ödenmemiş olup, yapılmış olan tüm nakit teminat kesintileri bedellerinin hesaplanarak fazlaya dair hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 2.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek olan ticari avans faiz ile birlikte davalı şirketten alınarak davacı müvekkil şirkete ödenmesine, diğer zarar kalemleri başlığı altında açıklanan ve davacı müvekkilin ödemek zorunda kaldığı teminat mektubu komisyon ücretleri, damga vergileri, sigorta bedelleri, malzeme bedelleri, işçi ücretleri ve giderleri, kullanılan ekipman kiraları, müvekkil şirkete ait olan monoray iskele ve mobil vincin proje sahasından teslim alınamaması ve dolayısıyla bu ekipmanların kiralanamaması sebebi ile kaçırılan kira bedelleri, yoksun kalınan kar ve diğer sair ödemelerin fazlaya dair tüm hak ve alacaklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacı müvekkil şirkete ödenmesine, proje kapsamındaki işlerin ifası için müvekkil şirketçe şantiye alanına mobil vinç, monoray iskele vb. birçok ekipman kurulmuş olup davalı şirketçe müvekkil şirketin proje sahasına girişine izin verilmediğinden dolayı müvekkil şirkete ait ilgili ekipmanlar teslim alınamadığını, işbu sebeple şantiye alanında bulunan ve müvekkil şirkete ait olan ekipmanların varsa uğramış olduğu zararların tazmini ile birlikte müvekkil şirkete iadesine, ekipmanların iadesinin mümkün olmaması halinde işbu ekipmanların bedellerinin müvekkil şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı vekili, dava dilekçesinde özetle, davacı ... ile Davalı şirket arasında ...) sayılı taşınmazda inşa edilmekte olan ... Projesi kapsamında; 12.10.2015 Tarihli “... Helikopter Platformu Çelik Yapıları İmalat ve Montaj İşleri Sözleşmesi” 12.10.2015 Tarihli ... Helikopter Platformu Çelik Yapıları İmalat ve Montaj İşleri Sözleşmesi'ne ek 15.11.2016 tarihli “Penthouse Katları Çelik Montaj İşleri” için hazırlanan Zeyilname-I, 12.10.2015 Tarihli ... Helikopter Platformu Çelik Yapıları İmalat ve Montaj İşleri Sözleşmesi'ne ek 01.12.2017 tarihli “Helikopter Platformu Hidrolik Çelik Kapak Malzemesi Temini İşi” için hazırlanan Zeyilname-2, 12.10.2015 Tarihli ... Helikopter Platformu Çelik Yapıları İmalat ve Montaj İşleri Sözleşmesi'ne ek 26.04.2019 tarihli “Ek Ödeme ve İşçilik Bedellerine İlişkin Artış Yapılması” için hazırlanan Zeyilname-3, imzalandığı, Taraflar arasında akdedilen söz konusu sözleşmeler ve zeyilnameler uyarınca ... tarafından kesin teminat amacıyla 2 adet teminat mektubu verildiği, davacı şirketin sözleşmesel hükümleri yerine getirmediği , davacı şirkete sözlü ve yazılı uyarıların yapıldığı , ... Projesi Proje Müdür Yardımcısı ... tarafından iletilen 31.03.2017 tarihli mail ile, davacının sorumluluğunda olan Kule-2 helipad montajının kule vinç sökümü öncesine kadar bölümünün 04.04.2017 tarihine kadar tamamlaması, kalan monfaj işlerinin ekte iletilen kule vinç sökümlerinden önce 05 Mayıs Kule-I ve 16 Mayıs Kule2 sırası ile montajlara tekrar başlanması gerektiğinin bildirildiği, Davalı şirketin CZK. 5891 sayılı ve 14.08.2017 tarihli uyarı yazısında davacının kule 1 vinç söküm tarihi 14 Eylül 2017 olmasına rağmen kule vinç sökümüne ancak 03 Kasım 2017 tarihinde başlandığı, keza kule 2 vinç sökümü tarihi 24 Eylül 2017 olmasına rağmen ancak 02 Ocak 2018 tarihinde işin gerçekleştiği bununla bağlantılı olarak kule vinç sökümünden sonra tamamlanması zorunlu olan cephe imalatının başlamasına da engel olduğunun şantiye kayıtları ile sabit olduğunun bildirildiği, davalı şirketin CZK. 6052 sayılı ve 18.09.2017 tarihli uyarı yazısı ile davacının sunmuş olduğu güncel iş programına göre Kule -2'de 18 Eylül 2017 tarihinde bitmesi gereken Helipad ara modül montajının halen bitmediği, program dahilinde başlaması gereken malzemelerin, yazı tarihi itibariyle şantiye sahasına dahi getirilmediği, iş bu sebeple diğer alt yüklenicilerin imalatları ile çakışmalar yaşandığını bildirdikleri,Davalı şirketin CZK. 6561 sayılı ve 17.11.2017 tarihli uyarı yazı ile davacının Helipad işlerinin tamamlanmasına bağlı kule vinç sökümündeki gecikmelerin şantiyede birçok imalatı direkt etkilediği, giriş saçakları imalatı, kule vinç cephesi kaplaması, kule vinç yırtıklarının kapatılması ve bodrum katlarına su girişinin engellenmesi işinin ötelenmesine sebep olduğu, yazı tarihi itibariyle gecikmenin 60 günü bulduğu, iş programlarının davacı şirket tarafından değiştirilerek gecikmenin devam ettiği, iş bu gecikmeler sebebiyle kule vinç kiralarının bütçeyi aştığı ve proje tesliminin tehlikeye girdiği yönünde bildirim ve uyarılarda bulunulduğu, Davalı şirket tarafından gönderilen O1.12.2017 tarihli mailde; Kule-1 için portal vincin montajına başlama tarihin 07.12.2017, bitim tarihinin de 20.01.2018 olduğu, Kule -2 için, 18.12.2017 tarihinde vincin sökümüne hazır olacağı, 01.01.2018 tarihinde söküm sonrası yer teslimi yapılacağı, 15.02.2018 tarihinde de işin biteceği şekilde terminler içeren yeni iş programına da, davalı tarafından yapılan tüm uyarılara rağmen davacı şirket tarafından uyulmadığı, işin beyan edilen sürelerde davalıya teslim edilmediğinin bildirildiği, ... Projesi teknik elemanlarından ...'nun 25.12.2017 tarihli proje yönetimini bilgilendirme maili ile davacı şirketin sözleşme ile yüklenimi altındaki Kule-2 helipad imalatına ilişkin kendisinden kaynaklanan eksikliklerin olduğunun bildirildiği , ... Projesi Proje Müdür Yardımcısı ... tarafından iletilen 13.12.2018 tarihli mail ile davacı şirketin sözleşme ile yüklenimi altındaki helipad montajının başlatılması gerektiğinin bildirildiği , ... Projesi Proje Müdürü ... tarafından imzalanan 10.01.2019 tarih ve 8125 no'lu yazı ile de davacı şirketin kendisinden kaynaklı nedenlerle yüklenimi altındaki işlerde gecikmeler olduğu, bu gecikmelerin takip eden imalatları da etkilediğini bildirdiklerini, bu nedenlerle usule ilişkin itirazları uyarınca huzurdaki davanın usulden reddine, usule ilişkin itirazlarının haklı görülmemesi halinde, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, tüm yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini tüm yasal hakları saklı kalmak kaydıyla talep etmişlerdir. Birleşen davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, taraflar arasındaki imzalanan 12/10/2015 tarihli sözleşme gereği müvekkili şirket tarafından davalı şirkete verilmiş olan teminat mektuplarının bulunduğunu, sözleşme konusu projenin davalı tarafından süresiz olarak durdurulduğunu, projenin tamamlanmasına yönelik işlerine ne zaman başlayacağının belirsiz olduğunu, her ne kadar söz konusu projenin davalı şirket tarafından süresiz olarak durdurulmuş olsa da müvekkili şirket tarafından verilmiş olan teminat mektuplarının vade sürelerinin dolmasına yakın davalı tarafça mektupların vade sürelerinin uzatılmasının istendiği, vade sürelerinin uzatılmaması halinde teminat mektuplarının bozdurulacağı tehdidinde bulunulduğunu, teminat mektuplarının haksız şekilde nakde çevrilmesi riskinin olduğunu, müvekkilinin ... Helikopter Platformu projesi'nin davalıdan kaynaklanan sebeplerden dolayı planlanandan çok uzun sürmüş dahi olsa sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirebilmek adına basiretli bir tacirin gösterebileceği tüm özeni gösterdiğini ancak müvekkili tarafından daha fazla zarara katlanmasının beklenemeyeceğini belirterek dava sonuçlanıncaya kadar müvekkili şirketin geri dönülmeyecek zararlara uğramaması, ticari itibarının zedelenmemesi ve teminat mektubunu güvence altına almak maksadıyla davalı şirkette bulunan ... Bankası A.Ş.'nin 3164290 seri numaralı 16.04.2019 tarihli 15.000,00 TL bedelli, 2729113 seri numaralı 16.10.2015 tarihli 325.000 TL bedelli 13.10.2021 vade tarihli toplamda 2 adet kesin teminat mektubunun güvence altına alınması maksadıyla öncelikle aynı sözleşme ile mahkememizin 2021/234 esas sayılı dosyasında dava olduğunu ve birleştirilmesini, teminatsız olarak eğer mahkeme aksi kanaate ise uygun bir teminat karşılığında ilgili teminat mektuplarının müvekkili şirkete iadesine aksi takdirde teminat mektuplarının üzerine nakde çevrilmemesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı şirkete herhangi bir borcu olmadığının tespitini, teminat mektuplarının iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı vekili asıl davaya ilişkin savunmalarını tekrar ederek birleşen davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; "Asıl dava eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağa ilişkin olup birleşen dava ise iade şartları oluşan teminat olarak verilen teminat mektuplarının iadesine yöneliktir. Taraflar arasında helikopter platformunun imalat ve montajına yönelik yapımına yönelik taraflar arasında 12/10/2015 tarihli sözleşme imzalandığı, bu sözleşmenin teminatı olarak da davalı tarafından birleşen davada iade konusu edilen teminat mektuplarının verildiği çekişme konusu olmayıp çekişme davacının yapılan işten dolayı alacağının olup olmadığı, sözleşmenin teminatı olarak verilen teminat mektuplarının iade şartlarının oluşup oluşmadığı üzerinde toplanmaktadır. Tarafların asıl davaya ilişkin delil ve belgeleri toplandıktan sonra asıl davaya ilişkin davacının yapılan işle ilgili alacağının olup olmadığının belirlenmesi yönünde dosyanın 3 kişilik bilirkişi kuruluna tevdi edilip rapor alınması için İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne mali müşavir, inşaat yüksek mühendisi ve nitelikli hesaplama uzmanından alınan 03/03/2022 tarihli raporda; "1)Davacının 15.10.2019 tarihi itibariyle yapımını yüklenmiş olduğu eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak, objektif ölçüler içinde, amaca uygun olarak kullanılabilir şekilde %98,77'sini tamamladığı, davalı yönünden TBK m. 477/2'ye göre gözden geçirme ve bildirim sürelerinin geçirildiği, iş sahibinin eseri kabul ettiğinin şüphe götürmez şekilde açık olduğu, Dürüstlük kuralına göre kabul edilmesi gereken bir eser bulunduğu; iş sahibi bu eseri teslim almaktan kaçınsa dahi, teslimin gerçekleştiğinin kabul edileceği, 2)31/01/2022 tarihi itibariyle yapılan iş ile alakalı SGK ya borcunun bulunmadığına dair yazının-ilişiksizlik evrağının- dosyada mevcut bulunduğu, davalı şirkette bulunan ... Bankası A.Ş.'nin 3164290 seri numaralı 16.04.2019 tarihli 15.000,00 TL bedelli, 2729113 seri numaralı 16.10.2015 tarihli 325.000 TL bedelli 13.10.2021 vade tarihli toplamda 2 adet kesin teminat mektubunun iade koşullarının oluştuğu, 3)Davacı şirket tarafından ibraz edilen 2018-2019 yıllarına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220-226” ve | Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebi re açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, kayıt nizamı bakımından V.U.K. m. 215-219 hükümleri ile Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine uygun olduğu, sahibi lehine delil vasfının mevcut olduğu, 4)Davacı tarafın talep etmiş olduğu ve yukarıda C.2.I. başlıklım alacak kalemi olarak bahsedilen, onaylanmasına ve imzalanmasına rağmen davacı tarafa ödenmeyen 10-11-12- 13 numaralı hak ediş tutarlarından davacı tarafın toplamda 470.155,19-TL tutarında davalı taraftan alacaklı olduğu, 5)Davacı tarafın talep etmiş olduğu ve yukarıda C.2.II numaralı alacak kalemi olarak bahsedilen, işlerin %93 oranında bittiğini gösteren 13 numaralı onaylı hakkedişten sonra gerçekleştirilen iş ve işlemler (korkuluklar v.s metraj listesinde mevcut) ile birlikte davacı tarafın sözleşme kapsamında kümülatif ilerleyişinin %98,77 olduğu ve bu ilerleyişe istinaden hazırlanan 13 numaralı hakkedişten sonra yapılan işleri gösterir tespitlerde davacı tarafın toplamda 68.947,26-TL tutarında davalı taraftan alacaklı olduğu, 6)Davacı tarafın talep etmiş olduğu ve yukarıda (C.2.III) numaralı alacak kalemi olarak bahsedilen sözleşme kapsamında gerçekleştirilen nakit teminat kesintileri bakımından davacı tarafın toplamda 81.406,94-TL tutarında davalı taraftan alacaklı olduğu, 7)12/10/2015 - tarihli — sözleşme konusu projenin davalı tarafından süresiz - olarak durdurulmasında davacıya yüklenebilecek bir kusur bulunmadığından, sözleşemeye aykırı davranış sebebiyle Bk.m.112 ve 114/2 fuyarınca, davalının, davacının uğradığı zararlardan sorumlu olduğu; ayrıca, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar ile bu Karar'a ilişkin 2008-32/34 Sayılı Tebliğ kapsamında, Davacı tarafın talep etmiş olduğu ve yukarıda (C.2.V.I) numaralı alacak kalemi olarak bahsedilen sair zararlardan olan teminat mektubu komisyon bedelleri açısından 325.000,00 TL tutarındaki mektup bakımından 10.948,49-TL, 15.000-TL tutarındaki teminat mektubu bakımından 1.995,00-TL olmak üzere davacı tarafın toplamda 12.943,49-TL tutarında davalı taraftan alacaklı olduğu, 8)Davacı tarafın talep etmiş olduğu ve yukarıda (C.2.IV.2) numaralı alacak kalemi olarak bahsedilen sair zararlardan olan mobil/portal vinç maliyeti bakımından iki adet mobil vincin toplam ağırlığının 6.935,80 kg olduğu ve ton başına 5.250,00 USD maliyet olduğu göz önünde tutulduğunda söz konusu iki adet mobil vincin davacı şirkete maliyetinin 36.412,95 USD olduğu, dava tarihi 13.04.2021 itibariyle USD kuru (efektif satış kuru) 8.1652 TL/USD üzerinden hesaplandığında; 36.412,95 USD x 8.1652TL/USD — 297.319,02 TL olmaktadır. Bu iki adet vinç sadece bu işte kullanılmak üzere davacı firma tarafından özel olarak imal ettirilmiş olup, davacı firmanın zaten kendi işi olan montaj işlerini tamamlayabilmesi için zorunlu olarak kullanması gerekli olduğundan, şayet iş problemsiz bitirilmiş olsaydı, davacı firma söküp şantiye dışına çıkarabilecek ve hiçbir bedel talep edemeyecekti ve bu vinçler de aynı şekilde ve boyutta başka bir işte kullanılamayacağı için ve de çok yüksekten parçalanmadan aşağı da indirilemeyeceği için, küçük parçalara ayrılarak sökülebil, davacı için de ancak hurda değerinde olabileceği kanaatine varılarak bu hali ile işvet davalının uhdesinde zorunlu tutulmaya devam edildiği için, mekanik kısımları dahil ancak maliyet bedelinin %10 u olan hurda bedelinin davalı firmadan talep edilebileceği kanaatiı varılmıştır. Şavet sökülüp götürülmesine müsaade edilir ise bu bedel talep dışı bırakılabilir. Bu durumda vinçlerin hurda değeri dava tarihi itibariyle; 297.319,02 TL x 0,10 — 29.731,90-TL olmaktadır. Bu durumda davacı firmanın toplam alacağının; 470.155,19-TL + 68.947,26-TL + 81.406,94-TL + 12.943,49 + 29.731,90-TL = 663.184,78-TL olduğu," belirtilmiş, davacı vekili 14/03/2022 tarihli dilekçe ile birleşen davaya konu edilen teminat mektuplarının nakde çevrilmemesi yönünde tedbir talep etmiş, mahkemece 18/03/2022 tarihinde bu tedbir talebi kabul edilerek bu teminat mektuplarının nakde çevrilmesi tedbiren önlenmiş, teminat olarak da teminat mektupları tutarının %15'i olan 51.000,00 TL teminat alınmasına karar verilmiş, alınan bilirkişi raporuna karşı taraf vekillerinin beyan ve itirazları alındıktan sonra dosya aynı bilirkişilere tevdi edilerek alınan 07/06/2022 tarihli raporda; "Davalı taraf itiraz dilekçesinde davacı tarafın sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini süresi içerisinde tam ve gereği gibi yerine getirmediğini ve sözleşmeye aykırı davrandığını beyan etmiştir. Tarafımızca Mahkemeye sunulan kök raporda belirtildiği üzere gecikmelere ilişkin tarafların beyan ve iddiaları ve dosya kapsamındaki tüm deliller ve sunulan yazışmalar birlikte değerlendirildiğinde her ne kadar davalı taraf gecikmelerin davacı şirketten kaynaklandığını beyan etse de davalı tarafın proje sahasını sözleşme kapsamında ifaya elverişli bir şekilde ve gerekli süre içerisinde teslim etmemesi, davacı tarafı proje sahasından çıkarmış olması, davacı tarafı kule vinç desteğinden yoksun bırakması, diğer taşeronların işlerine öncelik verilerek, davacı tarafın işlerinin bekletilmesi, proje sahasının belediye tarafından mühürlenmesi, kule vincin davalı tarafça sökülmesi ve davacı tarafa keşif esnasında tespit edilen portal vinçlerin yaptırılması, bu hususun dahi proje kapsamında yapılacak işlerin aksamasına sebebiyet vermesi durumları göz önünde tutulduğunda proje kapsamındaki gecikmelerin davacı taraftan kaynaklanmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davalı taraf itiraz dilekçesinde davacı tarafın yükümlülüklerini süresi içerisinde yerine getirmediğini iddia etse de dosya kapsamındaki tüm yazışmalar ve deliller birlikte değerlendirildiğinde kök rapordaki görüş ve kanaatlerimizde bir değişiklik olmamıştır. Davacı tarafın sözleşmenin ifası sırasındaki hatalı eylemleri ile zarara sebebiyet verdiğine ve taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacının söz konusu eylemleri sebebiyle ortaya çıkan zarardan sorumluluğu olduğundan, davalı tarafın hakediş/teminatları tutma hakkı bulunduğuna ilişkin itirazlara dair değerlendirmelerimiz: Davalı taraf itiraz dilekçesinde davacı tarafın sözleşmenin ifası sırasındaki hatalı eylemleri neticesinde zarara sebebiyet vermiş olması sebebiyle hakediş/teminatların uhdelerinde tutulabileceğini ve bununla beraber bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmenin üstün körü olduğunu, teknik bilirkişi olarak inşaat mühendisinin bu alanda bir değerlendirmede bulunmasının kuşkulu olacağını iddia etmiştir. Tarafımızca proje mahallinde gerçekleştirilen keşif incelemesinde mevcut helikopter pistinin yerden yaklaşık olarak 200 metre yükseklikte bulunduğu ve mevki olarak binanın rüzgarlara açık bir alanda bulunduğu görülmüştür. Davalı tarafın bu duruma ilişkin, bilirkişi heyetinin canlandırma yapması gerektiği belirtilmiş olsa da Mahkemece bilirkişi heyetine verilen yetki kapsamında bu şekilde bir yetkilendirme bulunmamakta olup, bilirkişi heyetinin görev kapsamını aşmakta olduğu gibi, şantiyenin söz konusu tarihteki durumu tüm detayları ile ortaya konmadıkça da bu canlandırmanın gerçekleştirilmesi mümkün değildir. Diğer taraftan kök raporda da belirtildiği üzere davalı tarafça iddia edilen yangına ilişkin, davacı tarafa gönderilen yazıdan başka somut bir bilgi ve belge ve yine iddia edilen yangın olayına ilişkin bir tespiti içeren somut bilgi ve belge bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmıştır. Dolayısıyla, davalı tarafın iddia etmiş olduğu kaynak eriyiğinin çevreden gelecek rüzgarlara açık bir binanın bu derece yüksek bir irtifasından düşerek bir yangına sebebiyet vermesinin mümkün olmadığı ve bunun hayatın olağan akışına aykırı olacağı görüş ve kanaatine varılmasında somut olaya aykırı bir durumun olmadığı kanaatine varılmış olup kök rapordaki görüş ve kanaatlerimizde bir değişiklik olmamıştır. Davacının, nakit teminat kesintisinin iadesi talebinin sözleşmesel şartların yerine getirilmemiş olması ve bilhassa geçici kabulün yapılmamış olması karşısında haksız olduğuna ve teminat mektuplarının iadesi koşullarının oluşmadığına ilişkin itirazlara dair değerlendirmeler: Davalı taraf itiraz dilekçesinde, geçici kabulün dahi gerçekleştirilmediğini ve bu sebeple nakit teminatların iade edilemeyeceği, teminat mektuplarının iadesi koşullarının yerine getirilmediğini, teminat bedellerinin sözleşmeye aykırı davranışlar sonucu oluşacak muhtemel zararlara karşı güvenceler olduğunu, risk devam ettiği sürece teminat mektuplarının iade edilemeyeceğini iddia ederek teminat mektuplarının iadesi koşulunun oluşmadığı ve aynı zamanda teminat mektuplarına ilişkin Mmasraflarında - talep edilemeyeceğini belirtmiştir. Davalı taraf her ne kadar itiraz dilekçesinde geçici kabulün gerçekleşmemiş olması sebebiyle sözleşme kapsamındaki nakit teminat kesintilerinin iadesinin gerçekleştirilmeyeceği savunmasını ileri sürmüşse de, kök raporda da belirttiğimiz üzere Mahkeme kararı doğrultusunda 10.02.2022 tarihinde proje sahasında gerçekleştirilen keşifte, sözleşme %98,77 oranında tamamlandığı tespit edildiğinden, geçici kabul şartlarının oluştuğu kanaatine varılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 12.5 maddesinde geçici kabulden sonra nakit teminat kesintilerinin tamamının taşerona iade edileceği kararlaştırıldığından, inşaat mahallinde yapılan keşif, davacının ticari defter ve kayıtları ve tüm dosya kapsamı gereği geçici kabul şartlarının oluştuğu göz önünde tutulduğunda taraflar arasındaki sözleşmenin 12.5 maddesindeki nakit teminat kesintilerinin iadesi koşullarının oluştuğu bu sebeple davacının davalıdan toplamda 81.406,94 TL nakit teminat kesintisi alacağı olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Dolayısıyla nakit teminat kesintilerinin iadesine kanaatlerimizde bir değişiklik olmamıştır. Diğer taraftan davalı taraf yukarıda da belirtildiği üzere teminat mektuplarının amacının yüklenilen işlerin tam ve gereği gibi yerine getirilmemesi riskine karşı bir güvence olduğunu belirtmiş ve iade koşullarının oluşmadığını iddia etse de kök raporda da ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, davalı tarafça davacı tarafın sözleşmeye konu eseri fen, teknik ve sanat kurallarına aykırı olarak yaptığı iddia edilmemekte, davacı tarafa maddi/hukuki ayıp izafe edilmemekte, davalı tarafın alt yüklenicilerin yaptığı işlerin zamanlamasını ve sıralamasını organize etmek durumunda olduğu, taşeronluk sözleşmelerinde sözleşmenin taraflar arasındaki iç ilişkide organizasyon kusurlarından alt yüklenicilerin sorumlu tutulamayacağı ayrıntılı bir şekilde izah edilmiştir. Bununla beraber davacı tarafın proje sahasında son olarak 15.10.2019 tarihine kadar çalıştığı, dosyadaki delillerden anlaşılmış olup mahallinde yapılan keşifte de yüklenilen işlerin %98,77 oranında tamamlandığı 10.02.2022 tarihinde tespit edilmiş, yapılan işle ilgili olarak borcunun bulunmadığına dair başvurunun da davalı tarafça ilgili kuruma yapıldığı, yine dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgelerden anlaşılmıştır. Bu sebeple bu derece tamamlanan projenin, davalı taraftan kaynaklanan diğer sebeplerle gecikmemesi halinde, davacı tarafça aynı yıl içerisinde tüm iş ve işlemlerin tamamlanacağı kanaatine varılmasında, somut olaya aykırı bir durum olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle birlikte davalı tarafın teminat mektuplarının iadesi koşullarının oluşmadığına dair itirazlarına itibar edilmeyerek, kök raporda belirtmiş olduğumuz görüş ve kanaat aynen devam ettiğini, teminat mektuplarının iade koşularının somut olay özelinde oluştuğunu, davacı tarafın 2019 yılı sonrasında teminat mektuplarının komisyon bedellerine katlanmasının da beklenemeyeceğine dair kök rapordaki görü ve kanaatlerimizde bir değişiklik" olmadığı yönünde görüş bildirmişler, bu ek rapora da taraf vekillerinin beyan ve itirazları alınıp dosyanın değer itibariyle ıslah sonrası heyete gönderilmesi üzerine dosya aynı bilirkişilere tevdi edilerek hem itirazların karşılanması hem de 18/01/2023 tarihli celsenin 2 nolu ara kararında belirtilen hususların değerlendirilmesi için dosya aynı bilirkişilere tevdi edilmiş, alınan 31/03/2023 tarihli ek raporda; "Davacı tarafça dosyaya sunulan ıslah dilekçesinde hakedişlere ilişkin alacak kalemleri şu şekilde talep edilmiştir ; Huzurdaki asıl dava ile talep etmiş olduğumuz 50.000,00 TL tutarındaki alacağımıza EK OLARAK talebimizi 613.184,78 TL tutarında arttırarak ıslah etmekte ve neticeten 663.184,78 TL'nin yukarıda detaylarıyla arz ve izah edildiği üzere; 219.369,42 TL'sine 30.07.2019 tarihinden itibaren, 144.619,90 TL'sine 29.08.2019 tarihinden itibaren,84.775,69 TL'sine 29.09.2019 tarihinden itibaren, 21.390,18 TL'sine 30.10.2019 tarihinden itibaren,68.947,26 TL'sine dava tarihinden itibaren,81.406,94 TL'sine dava tarihinden itibaren,12.943,49 TL'sine dava tarihinden itibaren, 29.731,90 TL'sine dava tarihinden itibaren İşleyecek olan ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile verilmesine, Şeklinde talepte bulunulmuştur. Onaylı hakediş ve faturalardan kaynaklanan, Cari Hesap Bakiyesi Alacağının Kök raporda detayları belirtilen cari hesap dökümüne göre; Tarafların karşılıklı yazılı ve imzalı muvafakati ile 31.05.2019 hakediş imza tarihi itibari ile işin %70'inin tamamlandığı, 10 numaralı toplam hakediş için ödenmesi gereken tutar 224.604,06 TL için davacı tarafça davalıya KDV dahil 28.06.2019 Tarih, MYE2019000000237 Nolu 236.000,00 TL bedelli fatura düzenlendiği, söz konusu fatura tarihi itibariyle davacının davalıya cari hesapta 16.630,58 TL borcu olduğu, bu borç düşüldüğünde Cari Hesap Bakiyesi Alacağının 219.369,42 TL olduğu, Davacı işbu tutara taraflar arasındaki sözleşmenin 12.6 maddesi uyarınca 30.07.2019 kesin vade tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi işletilmesini talep etmiş olup faiz başlangıç tarihi hususunda takdir Sayın Mahkemenin olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 12.6.maddesinin aşağıdaki gibi olduğu; Taşeron'un hakediş raporunun İŞVEREN tarafından onaylanmasından itibaren 60 gün içerinde Taşeron'a ödeme yapılır. Tarafların karşılıklı yazılı ve imzalı muvafakati ile 30.06.2019 hakediş imza itibari ile işin %80'inin tamamlandığı, 11 numaralı toplam hakediş için ödenmesi gereken tutar 163.652,94 TL için davacı tarafça davalıya KDV dahil 31.07.2019 Tarih, MYC2019000000009 Nolu 172.047,58 TL bedelli fatura düzenlendiği, söz konusu fatura tarihi ile bir üst maddede anılan fatura tarihi arasında davacının cari hesap alacağından teminat, stopaj, yemek kesintisi vs. kesintiler kapsamında 27.427,68 TL kesinti yapıldığı, eğer bu kesintiler 11 nolu hakedişe ilişkin fatura alacağından düşülecekse söz konusu hakediş alacağının 144.619,90 TL olacağı, Cari Hesap Bakiyesi Alacağının 363.989,32 olduğu, Davacı işbu tutara taraflar arasındaki sözleşmenin 12.6 maddesi uyarınca 29.08.2019 kesin vade tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi işletilmesini talep etmiş olup, faiz başlangıç tarihi hususunda takdir Sayın Mahkemenin olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 12.6. maddesinin aşağıdaki gibi olduğu; Taşeron'un hakediş raporunun İşveren tarafında onaylanmasından itibaren 60 gün içerinde Taşeron'a ödeme yapılır. Tarafların karşılıklı yazılı ve imzalı muvafakati ile 31.07.2019 hakediş imza itibari ile işin %88'inin tamamlandığı, 12 numaralı toplam hakediş için ödenmesi gereken tutar 90.388,59 TL için davacı tarafça davalıya KDV dahil 31.08.2019 Tarih, ENG2019000000241 Nolu 95.877,83 TL bedelli fatura düzenlendiği, söz konusu fatura tarihi ile bir üst maddede anılan fatura tarihi arasında davacının cari hesap alacağından teminat, stopaj, yemek kesintisi vs. kesintiler kapsamında 11.102,14 TL kesinti yapıldığı, eğer bu kesintiler 12 nolu hakedişe ilişkin fatura alacağından düşülecekse söz konusu hakediş alacağının 84.775,69 TL olacağı, Cari Hesap Bakiyesi Alacağının ise 448.765,01 olduğu, Davacı işbu tutara taraflar arasındaki sözleşmenin 12.6 maddesi uyarınca 29.09.2019 kesin vade tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi işletilmesini talep etmiş olup faiz başlangıç tarihi hususunda takdir Sayın Mahkemenin olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 12.6.maddesinin aşağıdaki gibi olduğu; Taşeron'un hakediş raporunun İşveren tarafında onaylanmasından itibaren 60 gün içerinde Taşeron'a ödeme yapılır. • Tarafların karşılıklı yazılı ve imzalı muvafakati ile 31.08.2019 hakediş imza itibari ile işin %93'ünün tamamlandığı, 13 numaralı toplam hakediş için ödenmesi gereken tutar 56.003,91 TL için davacı tarafça davalıya KDV dahil 30.09.2019 Tarih, MYE2019000000251 Nolu 59.923,65 TL bedelli fatura düzenlendiği, söz konusu fatura tarihi ile bir üst maddede anılan fatura tarihi arasında davacının cari hesap alacağından teminat, stopaj, yemek kesintisi vs. kesintiler kapsamında 13.809,99 TL, 30.09.2019 tarihli fatura sonrası ise teminat, stopaj, yemek kesintisi, SGK ödeme dekontu vs. kesintiler kapsamında 24.723,48 TL olmak üzere toplam 38.533,47 TL kesinti yapıldığı, eğer bu kesintiler 13 nolu hakedişe ilişkin fatura alacağından düşülecekse söz konusu hakediş alacağının 21.390,18 TL olacağı, Cari Hesap Bakiyesi Alacağının ise 470.155,19 TL olduğu, Davacı işbu tutara taraflar arasındaki sözleşmenin 12.6 maddesi uyarınca 30.10.2019 kesin vade tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi işletilmesini talep etmiş olup faiz başlangıç tarihi hususunda takdir Sayın Mahkemenin olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 12.6.maddesinin aşağıdaki gibi olduğu; Taşeron'un hakediş raporunun İşveren tarafında onaylanmasından itibaren 60 gün içerinde Taşeron'a ödeme yapılır. Netice olarak davacı tarafın toplamda 470.155,19-TL Cari Hesap Bakiyesi Alacağının hakedişlerin onaylandığı tarihler dikkate alındığında görülmektedir ki dava tarihinden önce muaccel hale geldiği anlaşılmaktadır. İşlerin % 93 oranında bittiğini gösteren, taraflarca imzalı 13 numaralı hak edişten sonra gerçekleştirilen iş ve işlemler ile birlikte davacı tarafın sözleşme kapsamında kümülatif ilerleyişinin %98,77 olduğu ve bu ilerleyişe istinaden hazırlanan 13 numaralı hakedişten sonra yapılan işleri gösterir tespitlerde, davacı tarafın davalı taraftan 68.947,26 TL alacağı mevcut olup dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş olup, faiz başlangıç tarihi hususunda takdir Sayın Mahkemenindir. 30/04/2020 tarihi itibariyle dava tarihinden önce nakit teminatın iade koşulları oluştuğundan, bu tarih itibariyle davacının davalıdan 81.439,99 TL nakit teminat kesintisi alacağı mevcut olup, davacı dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş olup faiz başlangıç tarihi hususunda takdir Sayın Mahkemenindir. 2019 yılı sonrasına yani 2020 ve 2021 yıllarına ait komisyon bedelleri olarak 325.000,00 TL tutarındaki teminat mektubuna dava tarihinden önce 2020 yılında 5.971,89 TL, ıslahtan önce 2021 yılında 4.976,60 TL komisyon bedeli ödendiği; 15.000,00 TL tutarındaki teminat mektubuna dava tarihinden önce 2020 yılında 945,00 TL, ıslah tarihinden önce 2021 yılında 1.050,00 TL komisyon bedeli ödendiği görülmektedir. Teminat mektubu komisyon bedelleri açısından sonuç olarak 325.000,00 TL tutarındaki teminat mektubu bakımından 10.948,49 TL, 15.000 TL tutarındaki teminat mektubu bakımından 1.995,00 TL olmak üzere toplamda 12.943,49 TL komisyon bedeli alacağı mevcuttur. Vinçlerin hurda değeri dava tarihi itibariyle 297.319,02 TL x 0,10 = 29.731,90-TL olup dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş olup faiz başlangıç tarihi hususunda takdir Sayın Mahkemenindir. Sonuç Olarak 470.155,19-TL + 68.947,26-TL + 81.406,94-TL + 12.943,49 + 29.731,90-TL = 663.184,78-TL davacı tarafın alacak kalemi olduğuna ilişkin görüş ve kanaatine varılmış olup, yukarıda arz ve izah olunan tüm hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafından talep edilen, alacak kalemlerine işlemiş ve işleyecek faizin hesabı ve takdiri Sayın Mahkemenize ait olduğu," yönünde görüş bildirmişlerdir. Davacı vekili 23/08/2022 tarihli ıslah dilekçesiyle asıl davada talep etmiş oldukları 50.000,00 TL tutarındaki alacağa ek olarak 613.184,78 TL artırılarak 663.184,78 TL'nin işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davaya konu edilen 2 adet teminat mektubuyla ilgili iade şartları oluştuğundan iadesine karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili asıl dava dilekçesinin 5 nolu bendinde "diğer zarar kalemleri başlığı altında açıklanan ve davacı müvekkilin ödemek zorunda kaldığı teminat mektubu komisyon ücretleri, damga vergileri, sigorta bedelleri, malzeme bedelleri, işçi ücretleri ve giderleri, kullanılan ekipman kiraları, müvekkil şirkete ait Monoray İskele ve Mobil Vinç'in proje sahasından teslim alınmaması ve dolayısıyla bu ekipmanların kiralanmaması nedeniyle kaçırılan kira bedelleri, yoksun kalınan kar ve diğer ödemelerin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin tahsilini, işleyecek avans faiziyle birlikte talep" etmesine rağmen ıslah dilekçesinde bilirkişi raporunda belirtilen 12.943,49 TL teminat komisyonu bedelini talep ettiğinden dava dilekçesinin 5 nolu bendinde belirtilen talebini kuruşlandırması istenmiş, 28/03/2023 tarihli davacı vekili dilekçesinde teminat mektubu komisyon bedeli olarak 12.938,49 TL damga vergisi, sigorta bedeli, malzeme bedeli, işçi ücretleri ve giderleri, kullanılan ekipman kiraları, müvekkilin şirkete ait Monaray İskele ve Mobil Vinç'in proje sahasından teslim alınmaması ve dolayısıyla bu ekipmanların kiralanmaması sebebiyle kaçırılan kira bedelleri yoksun kalınan kar ve diğer sair ödemeler olarak 5,00 TL talep ettiğini beyan etmiş ise de bilirkişiden alınan rapor ve ek rapora göre davacı dava dilekçesinin 5 nolu bendinde yazılan talebiyle ilgili sadece teminat mektubu komisyonunu isteyebilir, bunun tutarı da 12.943,49 TL olmasına rağmen toplam 5,00 TL'lik talebin reddi gerektiğinden davacı bu kalemle ilgili 12.938,49 TL isteyebilir. Davacı asıl davada helikopter platformu yapım sözleşmesinden dolayı alacak kalemlerini belirtip fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL'nin tahsilini talep etmiş, bilirkişi raporunda da dava dilekçesinin 5 nolu bendinde yazılı teminat komisyonu dahil davacının 663.184,78 TL talep edebileceği belirtilmiş ise de yukarıda belirtildiği gibi davacı teminat mektubu komisyonu tutarını isteyebilir, diğer kalemleri isteyemez. Davacının talep edebileceği tutar 663.179,78 TL olup davadan önce davalı temerrüde düşürülmediğinden bunun 49.995,00 TL'sine dava tarihi olan 13/04/2021, bakiyesine ise ıslah tarihi olan 23/08/2022 tarihinden itibaren avans faizi isteyebilir. Toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre birleşen davanın konusu olan teminat mektubunun iadesine yönelik şartlar oluştuğundan dava konusu teminat mektuplarının iadesine karar vermek gerekir. Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkili şirkete ait ekipmanlarda meydana gelen zararın tazmini ve şirkete iadesini talep etmiş ise de; bu taleple ilgili harç yatırılmadığından bu talepler değerlendirilmemiştir. Toplanan delillere göre davacı açmış olduğu asıl davada helikopter platformu yapım işinden kaynaklı olarak bakiye alacağının ödenmediği gibi iade şartları oluşmasına rağmen iade edilmeyen teminat mektubundan kaynaklı olarak komisyondan davalının sorumlu olduğu, birleşen davanın konusu olan sözleşmenin teminatı olarak verilen banka teminat mektuplarının iadesi şartlarının oluştuğu kanaatine varılmakla asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise kabulüne" karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl davada verilen kararın faiz yönünden hatalı olduğunu, sözleşmenin 12.6 maddesinde hakedişlerin iş verence onaylanmasından itibaren 60 gün içinde ödenmesi kararlaştırılmış olup, kesin vade niteliğinde olduğunu, bu nedenle her hakediş alacağı için dava dilekçesinde belirtilen tarihlerden faiz işletilmesi gerektiğini belirterek. mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. Asıl ve birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının yükümlülüklerini zamanında yerine getirmediğini, sözleşmeye aykırı davrandığını ve bir süre sonra işi tamamen bıraktığını, bu nedenle geçici kabul yapılamadığını, sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmediğinden hakedişlerin ödenmediğini, ayrıca sözleşmenin ifası sırasında davacının hatalı eylemleri nedeniyle müvekkilinin zarara uğramasına sebep olduğunu, bu durumda müvekkilinin teminat ve hakedişleri elinde tutma hakkının bulunduğunu, davacıya gönderilen 13/05/2021 tarihli ihtarla montaj sırasında çatıda yangın çıkmasına sebep olması nedeniyle hasarın giderilmesi masraflarının hakedişlerden kesileceğini bildirdiklerini, geçici kabul yapılmaması ve edimlerini yerine getirmemiş olması nedeniyle teminat mektuplarının iade koşullarının oluşmadığını, teminat mektuplarının iadesi yönünden harcın yatırılmadığını, bilirkişilerin yangın olayının sadece mevcudiyetini inceleyip zarar hesabı yapmamasının bilimsellikten uzak olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak/teminat mektubunun iadesi istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekilerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl ve birleşen davada davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın asıl ve birleşen davada davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına. 3-Asıl ve birleşen davada davalıdan asıl davada alınması gereken 45.301,81 TL istinaf karar harcından peşin alınan 11.595,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 33.705,96 TL harç ile birleşen davada alınması gereken 23.225,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 5.807,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 17.418,40 TL harcın mahsubu ile toplam (33.705,96+17.418,40) 51. 124,36 TL harcın asıl ve birleşen davada davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına. 4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerlerinde bırakılmasına, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 09/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip