(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/2971 E. , 2009/4202 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.05.2002 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydındaki kira şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 08.11.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... mirasçıları ve davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya …
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/2971 E. , 2009/4202 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.05.2002 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydındaki kira şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 08.11.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... mirasçıları ve davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_K A R A R\_ Davacı, 3 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına tapuda kayıtlı olduğunu, kayıt maliki tarafından ... Vakfı yararına 99 yıllığına intifa hakkı tesisi edildiğini, vakfın hükmen sona erdirilmesi üzerine intifa hakkının terkin edildiğini, ancak tüzel kişiliği sona ... vakfın 15.06.2001 tarihli kira sözleşmesi ile dava konusu taşınmazı ...'e 50 yıl süreyle kiraya verdiğini ve kira sözleşmesinin de tapuya şerh edildiğini, tüzel kişiliği sona ... vakfın düzenlediği kira sözleşmesinin geçersiz olduğunu, buna dayalı olarak tapuya yapılan şerhin de dayanaksız bulunduğunu ileri sürerek terkin isteğinde bulunmuştur. Davalı ... ve davaya dahil edilen ..., davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, yine davaya dahil edilen belediye başkanlığı ise davanın kabul edilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece, ... aleyhine açılan davanın kabulüne, ... Genel Müdürlüğüne yöneltilen davanın pasif husumet ehliyeti bulunmadığından reddine karar verilmiş, hükmü davacı ile yargılama aşamasında ölen davalı ... mirasçıları temyiz etmiştir. 1-Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre davacının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Davalı ... mirasçılarının temyiz itirazlarına gelince; Dava, tapu kaydındaki kira şerhinin terkini isteğine ilişkindir. Bu tür davalarda davacılık sıfatının saptanabilmesi için kira sözleşmesi şerhinin niteliği üzerinde kısaca durmak gerekir. Bilindiği gibi, kişisel haklar yalnızca sözleşmenin tarafına karşı ileri sürebilir. Taşınmaz üzerinde ... kişisel haklar da aynı niteliktedir. Borçlu bu taşınmazı üçüncü kişiye geçirirse kişisel hakkın üçüncü kişiye karşı ileri sürülebilme olanağı yoktur. Ancak borçludan borca aykırılıktan dolayı Borçlar Kanununun 96.maddesine göre tazminat istenebilir. Taşınmazlarda mülkiyetin geçirilmesi değil yalnızca kullandırma, yararlandırma hakkı veren adi kira ve ürün kirası sözleşmelerinden kaynaklanan kişisel haklarda da durum böyledir. İşte taşınmazlardaki kişisel hakların tapu kütüğüne şerhi, hak sahiplerine kendileri için doyurucu olmayan üstelik gerçekleşmesi borçlunun ödeme gücüne bağlı, bu nedenle de kuşkulu olan yalnız tazminat gideri istemiyle yetinmek zorunda kalmaktan kurtarmakta, bu hakların taşınmaza edinen üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesine olanak sağlamaktadır. Ancak, bu açıklamalardan her türlü kişisel hakkın tapu kaydına şerh edilebileceği anlamı çıkartılmamalıdır. Yasalarda şerh edilebilecek kişisel haklar sınırlı sayıda gösterilmiş, kira sözleşmesinden kaynaklanan ve kişisel hak niteliğinde olan kiracılık hakkı da tapuya şerh edilebilecek haklardan olup gerek Borçlar Kanunu da gerekse ... Medeni Kanununun da düzenleme yeri bulmuştur. Borçlar Kanununun 255. ve bunun paralelinde olan 277. maddesi gereğince bir taşınmaz kira sözleşmesinin tapu siciline şerh verilmesi hususunda iki taraf sözleşme yapabilir. Bu sözleşme kira sözleşmesinden bağımsız bir sözleşme olup, kira sözleşmesi içinde veya ondan ayrı olarak düzenlenebilir. ... Medeni Kanununun 1009. maddesi düzenlemesi ile de tapu kütüğüne şerh edilebilecek kişisel haklar arasında kira sözleşmesinden kaynaklanan kiracılık hakkı da sayılmıştır. Gerek Borçlar Kanununun 255/2.maddesinde, gerekse ... Medeni Kanununun 1009/2.maddesinde tapuya şerh edilen kişisel hak niteliğindeki kiracılık hakkının taşınmazın el değiştirilmesi halinde ... malike karşı da ileri sürülebileceği kabul edilmiştir(şerhin munzam etkisi). Kiracılık hakkının tapuya şerhi aynı zamanda borç ilişkisini eşyaya bağlı borç durumuna koyacağından şerhten sonra taşınmaza malik olan kişi, kendi mülkiyeti sırasında doğacak borçla yükümlü olur(...-...-..., ... Eşya Hukuku, 1978, s. 294; ..., Eşya Hukuku, İstanbul 2006, s. 17ve 201; ... ..., Eşyaya Bağlı Borç İlişkisi, Ankara 1982, s 7; ... ... ..., İstanbul 1992, s.73; ... ..., Borçlar Hukuku ... Borç İlişkileri C.I/2 İstanbul 1988, s.133; İsviçre Hukuku, Fransız Hukuku, ve Alman Medeni Kanunu ile Mukayeseli Olarak ... Hukukunda Hasılat Kirası ... ... Ankara 1953 s.90; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları, 20.6.1951 ... ve 13/15; 21.5.1958 ... ve 7/5 sayılı). Tüm bu açıklamalar da göstermektedir ki, bir şerh anlaşmasının varlığında zorunlu kılan kira sözleşmesinden kaynaklanan kişisel hakkın tapu kaydına şerhi bu hakkı güçlendirmekte, ayni nitelik kazandırmamakla birlikte taşınmazın aynı ile doğrudan bağlantılı bulunmaktadır. İşte bu bağlantı nedeniyle ancak taşınmazın maliki dayanağının olmadığını ileri sürerek bu hakkın terkinini isteyebilir. Somut olayda; davacı, tüzel kişiliği sona ... vakfın düzenlediği kira sözleşmesinin geçersiz olduğunu ileri sürerek terkin istemektedir. Taşınmazın tapu kaydındaki şerh nedeniyle kiracı bu hakkını sözleşme geçersiz olsa dahi malike karşı ileri sürebilme olanağına sahiptir. Malik de kendisine yöneltilen bu kişisel hakkın geçersizliği nedeniyle terkin isteyebilir. Diğer bir ifade ile sübjektif hakkı ihlal edilen kişi kayıt maliki olup aktif husumet ehliyetine o sahiptir O halde mahkemece tapu sicil müdürlüğün aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın reddi gerekirken bu yön gözardı edilerek işin esasına girilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1).bentte açıklanan nedenlerle davacının bütün temyiz itirazlarının reddine, 2.bent uyarınca davalı ... mirasçılarının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,bozma nedenine göre diğer husuların incelenmesine yer olmadığına peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 02.04.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.