1. Ceza Dairesi 2015/4140 E. , 2016/3581 K. "" MAHKEMESİ : . Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Olası kastla öldürme TÜRK MİLLETİ ADINA Mahkemenin suçun olası kastla işlendiğine dair kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamede suçun bilinçli taksirle işlendiği gerekçesiyle bozma öneren düşünceye iştirak edilmemiştir. Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık . maktul . olası kasıtla öldürme suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şe…
**1. Ceza Dairesi 2015/4140 E. , 2016/3581 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : . Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Olası kastla öldürme TÜRK MİLLETİ ADINA Mahkemenin suçun olası kastla işlendiğine dair kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamede suçun bilinçli taksirle işlendiği gerekçesiyle bozma öneren düşünceye iştirak edilmemiştir. Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık . maktul . olası kasıtla öldürme suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları değerlendirilip inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin eksik incelemeye, suçun unsurlarının oluşmadığına vesaireye yönelen yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, re'sen de temyize tabi bulunan hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak ONANMASINA, 12/10/2016 gününde Üye . suçun bilinçli taksirle işlendiği yönündeki karşı oyu ve oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY: Sanık hakkında, TCK'nun 81, 21/2, 62. maddeleri uygulanmak suretiyle 16 yıl 8 ay hapis cezası tayin edilmiştir. Yerel Mahkemece verilen hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin çoğunluğu tarafından hükmün onanmasına karar verilmiştir. Dairemizde, sanığın düğün merasimi sırasında havaya ateş etmesi sonucunda ölüme neden olduğu konusunda bir tereddüt bulunmamaktadır. Sayın çoğunlukla aramızda suç vasfının belirlenmesi noktasında görüş ayrılığı vardır. Sayın Dairemizin çoğunluğu tarafından olası kast olarak kabul edilen eylem tarafımdan bilinçli taksirle ölüme neden olma kabul edilmektedir. Bilindiği gibi olası kast düzenlemesi ilk defa hukukumuza 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile girmiştir. 765 sayılı Kanun Türk Ceza Kanunu döneminde taksir, bilinçli taksir ve kast ayrımı vardı. 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun yürürlüğe girmesi ile birlikte taksir, bilinçli taksir, olası kast ve kast olmak üzere dörtlü bir düzenlemeye gidildi. Olası kast ve bilinçli taksir şeklinde yapılan düzenleme bir çok kavram kargaşasını da beraberinde getirmiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu Alman hukukundan esinlenmiştir. O halde Almanya'daki uygulamanın ne şekilde olduğunun sorgulanması gereklidir. Alman Federal Yüksek Mahkemesi olası kast bilinçli taksir ayrımını yaparken ''onaylama teorisi'' (Billigungs theorie) olarak adlandırılan teoriyi esas almaktadır. Buna göre fail muhtemel olarak addedilen neticeyi ''onaylar'' (gebllight) veya ''kabullenir'' (billigend in kauf nehmen), buna rağmen fiili işlemekten vazgeçmezse olası kast söz konusu olur. Buna karşın fail, ciddi olarak ve şüpheye yer vermeyecek şekilde muhtemel addedilen neticenin meydana gelmeyeceğine güvenirse bilinçli taksir söz konusu olur denilmektedir.