5. Hukuk Dairesi 2022/14850 E. , 2023/4356 K. "" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama s…
**5. Hukuk Dairesi 2022/14850 E. , 2023/4356 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ili, ... ilçesi, ...rlik köyü 1815 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisinde kalması nedeniyle Hazine tarafından açılan dava sonucu tapu kaydının iptal edildiğini , uğranılan zararın işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşlık, kayalık ve kumluk yerlerden olduğunu, bu özellikleri nedeniyle kamu malı olduğu kuşkusuz olup, kamu mallarında 4721 sayılı Kanun'un 1023 üncü maddesinin uygulama yeri olmadığını, tescilin geçerli olabilmesi ve mülkiyet hakkının doğması için geçerli bir hukuksal sebebe dayanılmasının zorunlu olduğunu oysaki bu taşınmazda iyiniyet ve tapuya güven ilkesinin geçerli olmadığını bu nedenle davanın reddine, yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Kaynarca Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.03.2015 tarihli ve 2014/143 Esas, 2015/132 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Kaynarca Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.03.2015 tarihli ve 2014/143 Esas, 2015/132 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi sonucunda; davaya konu taşınmazın niteliğinin ve değerinin yönetimine uygun şekilde tespit edilmediğini, taşınmazın vasfının yeniden araştırılması, arsa niteliğinde olduğunun belirlenmesi halinde emsal incelemesi ve kıyaslaması yöntemiyle, arazi niteliğinde olduğunun saptanması halinde ise tarımsal gelir metoduna göre gerçek değeri tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Kaynarca Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.11.2017 tarihli ve 2017/169 Esas, 2017/289 Karar sayılı kararı ile davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı