Başvuru, beyanları belirleyici ölçüde hükme esas alınan tanığın sanık tarafından duruşmada sorgulanmasına imkân verilmemesi nedeniyle tanık sorgulama hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, beyanları belirleyici ölçüde hükme esas alınan tanığın sanık tarafından duruşmada sorgulanmasına imkân verilmemesi nedeniyle tanık sorgulama hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) başvurucunun Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) üyesi olduğu şüphesiyle hakkında soruşturma başlatmıştır. Soruşturma neticesinde Başsavcılık, başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması talebiyle 21/2/2018 tarihli iddianame düzenlemiştir. İddianamede özetle başvurucunun tanık ifadesi ve teşhisi neticesinde üzerine atılı suçu işlediğini iddia etmiştir. İddianamenin kabulü ile açılan dava, Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesince (Mahkeme) görülmeye başlanmıştır. Yargılamada 8/3/2018 tarihinde duruşma hazırlığı işlemleri yapılmıştır. Tensip Tutanağı'nda diğerlerinin yanı sıra tanık G.E.nin istinabe yoluyla dinlenilmesine karar verilmiştir. Duruşma, dört celsede bitirilmiş ve başvurucu tüm celselerde hazır bulunmuştur. Birinci celsede Mahkeme, eksikliklerin giderilmesi amacıyla usule ilişkin işlemler yapmıştır. 28/5/2018 tarihli ikinci celsede tanık G.E. Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığı ile duruşmada hazır edilmiş ve başvurucu tarafından sorgulanmıştır. Tanık G.E. beyanında, başvurucuyu Deniz Kuvvetleri askerî imam yapılanmasında öğretmen pozisyonunda olduğu dönemde (2012 yılında) Cemil kod adı ile öğrenci pozisyonunda bulunmasından dolayı tanıdığını belirtmiştir. Tanık, 2012 yılının başlarında müdür yardımcısı pozisyonundaki Arif kod adlı H.İ.T.nin başvurucuyu kendisine devrettiğini, başvurucunun sorumluluğu döneminde evine geldiğini, başvurucu ile sohbet toplantıları yaptığını, örgüt lideri F.G.'nin vaazlarını izlediklerini, başvurucunun düzenli olarak himmet verdiğini ifade etmiştir. Tanık ayrıca başvurucu ile diğer sohbet toplantılarını buluştukları zamanlarda belirlediklerini, aksilik olması durumunda başvurucunun ankesörlü telefondan arayarak iletişim kurduğunu, başvurucuyu net olarak teşhis ettiğini ifade etmiştir. Üçüncü celsede Başsavcılık, başvurucunun ardışık olarak arandığına ilişkin Araştırma ve Tespit Tutanağı'nı Mahkemeye göndermiştir. Başvurucu, savunmasında üzerine atılı suçu kabul etmediğini ve örgüt üyesi olmadığını savunmuştur. Yine aynı celsede iddia makamı, esas hakkında mütalaa sunmuştur. Mahkeme; başvurucu ve müdafiinin süre talebinin kabulüne, duruşmanın 1/10/2018 tarihine ertelenmesine karar vermiştir. Başvurucu, müdafiinin de hazır bulunduğu dördüncü celsede esas hakkında mütalaaya karşı savunmasını yapmıştır. Mahkeme, başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:"[S]anık [K.K.nin] suç tarihinden önce Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde binbaşı rütbesiyle görev yapmakta olduğu, sanığın FETÖ/PDY terör örgütünün Türk Silahlı Kuvvetleri mahrem yapılanması hiyerarşisi içerisinde öğrenci konumunda yer aldığı, sanığın gizliliği sağlamak adına örgütsel faaliyetleri sırasında 'Cemil' kod adını kullandığı, sanığın 2012 yılında, örgüt hiyerarşisi içerisinde öğretmen pozisyonunda olan tanık [G.E.] ile irtibatlı olduğu, sanık ile tanık [G.E.nin] düzenli olarak terör örgütü lideri [F.G.nin] vaazlarının dinlendiği örgütsel görüşmeler yaptıkları, tanık [G.E.nin] sanığı büfelerde bulunan kontörlü hatlardan arayarak toplantı gün ve saatini bildirdiği, sanığın tanık [G.E.ye] maaşının %10’unu, banka promosyon parasını ve aylık Zaman Gazetesi ücretini himmet olarak düzenli bir şekilde vererek örgüte maddi destekte bulunduğu,...[S]anığın Çanakkale ilinde faaliyet gösteren sabit telefonlardan 2/9/2012-16/9/2013 tarihleri arasında toplamda 9 kez arandığı, bu aramalardan birinin ardışık arama niteliğinde olduğu, sanığın 16/9/2012 tarihinde [B.A.] isimli Deniz Kuvvetleri Komutanlığında ihraç askeri personel ile birlikte ardışık olarak aran...[ması hususları hep birlikte değerlendirildiğinde üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmıştır.]" Başvurucu, gerekçeli temyiz dilekçesinde diğerlerinin yanı sıra tanık G.E.nin SEGBİS ile bağlantı kurularak dinlenildiğini, tanığa soru sorma hakkının kullandırılmadığını ileri sürmüştür. Hüküm, kanun yolu denetiminden geçerek 11/12/2019 tarihinde kesinleşmiştir. Başvurucu nihai hükmü 8/5/2020 tarihinde öğrendikten sonra 12/6/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyon, başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne, hakkaniyete uygun yargılanma hakkıyla bağlantılı olarak tanık sorgulama hakkı dışındaki şikâyetlerin kabul edilemez olduğuna, anılan hakka ilişkin şikâyetlerin kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.