(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/4905 E. , 2013/8954 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas Sayılı Dosyada DAVA TÜRÜ : Alacak Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı-karşı davacı ve davacı-karşı davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde
**(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/4905 E. , 2013/8954 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas Sayılı Dosyada DAVA TÜRÜ : Alacak Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı-karşı davacı ve davacı-karşı davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı-karşı davalı vekili Av. ... ve davalı-karşı davacı vekili Av. ... geldiler. Hazır bulunanların sözlü beyanları dinlendikten sonra osyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Asıl dava, kiracı tarafından kiralayan aleyhine açılan depozito,hava parası ve fazla ödenen kira-ortak gider parasının iadesi ile ortak gider paralarının kiralayan tarafından haksız kullanımı nedeniyle elde edilen gelirden davacı payına düşen paranın tahsili istemlerine ilişkindir. Birleşen dava ise,kiralayan tarafından kiracı ve kefil aleyhine cezai şart ve cari hesap alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşulu ile şimdilik 1.000 Euronun 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince dava tarihinden itibaren yürütülecek yıllık USD faizi ile birlikte B.K 83 madde gereğince fiili ödeme günündeki kur karşılığı TL nin iş bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen ... 6 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/315 E sayılı dosyası ile açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı-birleşen dosya davacısı ve birleşen dosya davalıları vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388.maddesi ile bunun karşılığı olarak düzenlenen ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/2 maddesinde belirtilmiştir. Buna göre karar (hüküm), tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsar. Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Hüküm gerekçesi dosya içeriğine uygun olmak zorundadır. Ayrıca,davanın kabulüne karar verildikten sonra hükmün kendi içinde çelişki oluşturacak şekilde, sanki davanın kısmen kabulüne karar verilmiş gibi karar verilmesi de doğru değildir. Somut olayda; Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, “...fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile, fazla ödenmiş kira bedeli alacağından 500,00 Euro, depozito bedeli olarak verilen alacaktan şimdilik 1.000,00 Euro, şantiye kirası adı altında haksız olarak tahsil edilen 74.500,00 Euro hava parası alacaklarından şimdilik 1.000,00 Euro, ortak gider başlığı altında haksız olarak tahsil edilen kalemlere ilişkin şimdilik 500,00 Euro, ortak yerlerden elde edilen gelirlerden davacı şirketin payına düşen kısımdan şimdilik 500,00 Euro'dan oluşan alacakların faizi ile davalıda tahsili istenmiştir. Mahkemece, hükmün gerekçesinde, “esas davada davacının 74.500,00 Euro + KDV tutarında şantiye kirası ve reklam katılım payı adı altında alınan paranın 6570 sayılı Kanunda yasak olan hava parası olarak nitelendirileceği ve iade edilmesi gerekeceği, davacının şimdilik 500 Euro talep ettiği, yine depozito bedeli taşınmazın teslim edildiği şekilde iade edilememesi halinde zararları tazmin amaçlı kullanılacak bir bedel olup, davalı böyle bir kararı olduğunu ispatlamış olmadığından bu bedelin de talep edileceği, davacının şimdilik 1.000 Euro talep ettiği, davacının diğer taleplerinin kabul görmediği...” yazıldıktan sonra devam eden paragrafta ise “davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşulu ile şimdilik 1.000 Euro'nun tahsiline...” karar vermek gerektiği yazılmış, hüküm fıkrasında ise asıl davada, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşulu ile şimdilik 1.000 Euro'nun davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Mahkemece, yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı HUMK'nun 388 ve 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nun 297.maddesine aykırı olacak şekilde,hükmün gerekçe kısmında çelişkili ifadelere yer verilerek, üst paragrafta bir kısım taleplerin kabulü, bir kısım taleplerin reddi gerektiği yazıldığı halde,devam eden paragrafta davanın kabulünden bahsedilmiş, ancak talep daha fazla olmasına rağmen 1.000 Euro yönünden dava kabul edilmiştir. Ayrıca mahkemece gerekçe ile hüküm arasında çelişkiye düşüldüğü gibi hüküm fıkrasında davanın kabulüne ibaresi yazıldıktan sonra dava kısmen kabul edilmiş gibi bir ifade ile infazda da tereddüt yaratacak şekilde karar verilmesi doğru değildir. Zira, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle,taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık,şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Tüm bu nedenlerle mahkemece gerekçe ve hükmü çelişkili, infazda tereddüt yaratacak ve Yargıtay denetimine elverişli olmayan bir şekilde hüküm verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davacı-karşı davalı yararına takdir olunan 990 TL vekalet ücretinin davalı-karşı davacıdan alınıp davacı-karşı davalıya verilmesine keza Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı-karşı davacıya takdir olunan 990 TL vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınıp davalı-karşı davacıya verilmesine, bozma sebebine göre sair temyiz itirazları incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 21.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.