8. Hukuk Dairesi 2022/7050 E. , 2024/2699 K. "" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2015/108 E., 2022/103 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen davanın reddine dair karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın redd…
**8. Hukuk Dairesi 2022/7050 E. , 2024/2699 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2015/108 E., 2022/103 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen davanın reddine dair karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Mardin ili ...ilçesi ... Mahallesi 122 ada 28 parsel sayılı 4.247,71 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve satın almaya dayalı olarak, tarla vasfında, davalılar ..., ... ve ... adına eşit paylı olarak tespit edilmiştir. Davacı Hazine dava dilekçesinde; Mardin ili ...ilçesi ... Mahallesi 122 ada 28 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalılar lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığını ve taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu öne sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; " Tüm dosya kapsamı, yapılan keşif, yerel bilirkişileri ve tespit bilirkişisinin beyanları, teknik bilirkişilerin raporları ve belirlenen olgular birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu taşınmazın 8 - 10 yıldır tarımsal arazi olarak kullanılmadığı, üzerinde tarımsal faaliyet yapılmadığı, keşif esnasında yapılan gözlemde, taşınmazın uzun süredir ekilip biçilmediğinin, içerisinde yer yer taşlık ve kayalık kısımların bulunduğunun tespit edildiği, uzun süre bir yerin ekilip - biçilmemesinin ve zilyedin o yerden elini çekmiş olmasının zilyetliğin iradi olarak terk edildiği anlamına geleceği, bu itibarla 3402 sayılı Kanun'un (3402 sayılı Kanun) 14 üncü maddesindeki şartların davalılar lehine oluşmadığı kanaatine varıldığı " gerekçesiyle verilen davanın kabulüne, dava konusu 122 ada 28 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın aynı ada ve parsel numarası ile davacı Hazine adına adına tapuya kayıt ve tesciline ilişkin ilk karar, davalı ...' ın temyizi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2012/3108 Esas ve 2012/5512 Karar sayılı ilamıyla; " eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesinin isabetsizliğine " değinilerek bozulmuştur.