8. Hukuk Dairesi 2016/8404 E. , 2016/12678 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Terkin Hazine ile ... aralarındaki tapu iptali ve terkin davasının kabulüne dair Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 30.03.2015 gün ve 413/207 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı Hazine vekili, tapu sicilinde davalı adına kayıtlı bulunan 1485 parsel sayılı ve 748 m
**8. Hukuk Dairesi 2016/8404 E. , 2016/12678 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Terkin Hazine ile ... aralarındaki tapu iptali ve terkin davasının kabulüne dair Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 30.03.2015 gün ve 413/207 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı Hazine vekili, tapu sicilinde davalı adına kayıtlı bulunan 1485 parsel sayılı ve 748 m2'lik taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalan kısmının tapu kaydının iptaliyle tescil harici bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı taraf, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; davanın kabulüne, davalı adına kayıtlı olan...Köyü'nde kain 1485 parselde kayıtlı taşınmazın, kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan 464,54 m2'lik kısmının tapu kaydının iptali ile tescil harici bırakılmasına,dosyada mevcut kroki ve raporların kararın eki sayılmasına karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 297/2 maddesine göre; hükmün açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak nitelikte olması zorunludur. Somut olayda, Mahkemece kararın eki sayılan 09.02.2015 tarihli bilirkişi kurulu raporunda dava konusu parselin tamamının (748 m2) kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı, aynı şekilde kararın eki sayılan 14.12.2014 tarihli fen bilirkişi raporunda ise parselin kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan kısmının 413,44 m2 olduğu bildirilmiştir. Kararın eki sayılan bilirkişi raporlarında, Mahkemece kabule karar verilen 464,54 m2 kısımdan bahsedilmediği görülmektedir. Anılan yasal düzenleme gözetilmeksizin hüküm fıkrasında kabule karar verilen kısım ile örtüşmeyen bilirkişi raporları ve rapor ekindeki krokilere atıf yapılmak suretiyle infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 28.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.