(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/8879 E. , 2009/894 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ile davalı ... vekili avukat ... gelmiş, diğer davalılar tarafından gelen olmadığından
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/8879 E. , 2009/894 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ile davalı ... vekili avukat ... gelmiş, diğer davalılar tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, tapuda adına kayıtlı olan işyerinin, vekili olan davalı ... tarafından vekalet görevi kötüye kullanılmak suretiyle muvazaalı ve gerçek bedelinin çok altında diğer davalıya satılarak tapuda devir ve tescil edildiğini ileri sürerek, muvazaalı işlemin iptaline, tapunun adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde ise, dava konusu taşınmazın gerçek değerinin tespiti ile fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla ...’ten tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılardan ..., kendisi tarafından satın alınan taşınmazın, kardeşi olan davacı ile aralarındaki inançlı işlem gereğince davacı adına tescil edildiğini, taşınmaza ilişkin satış vekaletnamesinin de, söz konusu inançlı işlemde geri verme borcunun yerine getirilmesini teminen verildiğini, aralarında vekalet ilişkisi bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, taraflar arasında vekalet ilişkisi bulunduğu kabul edilerek, davacının tapu iptal ve tescil isteminin reddine, tazminat isteminin kabulü ile taşınmazın değeri üzerinden fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, 50.000,00 YTL’nin davalı ...’den alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ...’in tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı dava dilekçesinin “Sonuç” kısmında, tapunun iptali ile adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde ise “dava konusu taşınmazın gerçek değerinin tespiti ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davalı ...’ten tahsiline” şeklinde talepte bulunmuş, yine dilekçenin başında “Dava Konusu” başlıklı bölümde, davanın konusunun, “tapunun iptali ile adına tescili, bu mümkün olmazsa ...taşınmazın gerçek rayiç bedelinin davalı ...’ten yasal faizi ile birlikte tahsili” olduğunu bildirmiş, dava dilekçesine açıklık getiren 22.5.2007 tarihli dilekçesinde de davadaki talebinin, “....taşınmazın dava tarihi itibariyle tespit edilen gerçek bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’ten tahsili” olduğunu belirtmiş olduğundan, davacının davadaki terditli talebinin, “taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin ödetilmesi” talebine ilişkin olduğunun, yine dava dilekçesinin başında, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu, parantez içinde belirtildikten sonra, “Dava Değeri” başlıklı kısmın karşısına yazılmış olan 50.000.000.000 TL’nin de, dava açılırken ödenmesi gerekli olan harca esas değer olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece, dava açılırken 50.000.000.000 TL üzerinden ödenen eksik harcın, Harçlar Kanunu hükümleri gereğince yargılama sırasında belirlenen müddeabihin değerine göre (120.000.000.000 TL) 13.10.2005 tarihinde tamamlanmış olduğu da anlaşıldığından, vekilin satış tarihi itibariyle taşınmazın rayiç değerini müvekkiline ödemekle yükümlü olması nedeniyle, vekil olan davalı ...’ten, bilirkişi raporu ile taşınmazın 16.9.2003 satış tarihi itibariyle belirlenen rayiç bedeli olan 80.000.000.000 TL’nin tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sadece 50.000.000.000 TL’nin ödetilmesine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. 3-Yukarda (2)no’lu bentte, içeriği açıklanan dava dilekçesi ve bu dilekçeye açıklık getiren 22.5.2007 tarihli dilekçede, “alacağın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili” talep edilmiş olmasına rağmen, mahkemece hükmedilen alacağa faiz yürütülmemiş olması da, usul ve yasaya aykırı olup, ayrıca bozmayı gerektirir. SONUÇ:1. bent gereğince davalı ...’in tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 625.00 TL duruşma avukatlık parasının davalı ...'ten alınarak davacıya ödenmesine, aşağıda dökümü yazılan 2.025.00 TL kalan harcın davalı ...'ten alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 2.2.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.