11. Ceza Dairesi 2024/5310 E. , 2025/2235 K. K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/477 Değişik İş ŞİKÂYETÇİ : İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı SUÇ : Sahte fatura düzenleme İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İst…
**11. Ceza Dairesi 2024/5310 E. , 2025/2235 K.** **"İçtihat Metni"** K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/477 Değişik İş ŞİKÂYETÇİ : İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı SUÇ : Sahte fatura düzenleme İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 22.02.2024 tarihli ve 2022/61846 Soruşturma, 2024/15536 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2024 tarihli ve 2024/120 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2024 tarihli ve 2024/477 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 11.03.2024’te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2024 tarihli ve 2024/18283 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2024 tarihli ve KYB-2024/98230 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2024 tarihli ve KYB-2024/98230 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/03/2024 tarihli kararı ile; ''CMK 170/3-h-i maddesi gereğince iddianamede yüklenen suç ve uygulanması istenen kanun maddeleri ve yüklenen suçun işlendiği yer, tarih ve zaman diliminin açıklanması zorunlu olup, şüpheli ... savunmasında şirketi 05/02/2018 tarihinde devrettiğini beyan ettiğinden şirketin ticaret sicil kaydı getirilerek şüphelilerin sorumlu oldukları zaman dilimlerinin tespiti ile her bir şüphelinin yetkili olduğu dönemde kaçar adet sahte belge düzenlendiği tespit edilerek iddianamede açıkça gösterilmesi gerektiği, Karşıt şirketlerle ilgili raporlar ve dava açılmışsa dava dosyaları incelenip bilirkişi raporu alınması gerektiği, bu hususların suçun sübutunu etkiler nitelikte olduğu" gerekçeleriyle iddianame iade edilmiş ise de; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında, "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklinde, Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmı ile de ; "....Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklinde belirtildiği üzere; Dosya kapsamına göre şüpheliler haklarında, sahte belge düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, soruşturma dosyası kapsamında İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 12/01/2022 tarihli vergi tekniği raporunun, yine aynı tarihli vergi suçu raporunun ve komisyon mütalaa formunun bulunması karşısında, şüpheli hakkında kamu davası açılmasına yeterli delilin bulunduğu, Mahkemesince her ne kadar şirketin ticaret sicil kaydı getirilerek şüphelilerin sorumlu oldukları zaman dilimlerinin tespiti ile her bir şüphelinin yetkili olduğu dönemde kaçar adet sahte belge düzenlendiği tespit edilerek iddianamede açıkça gösterilmesi gerektiğinden bahisle iddianame iade edilmiş ise de, iade sebeplerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade nedenleri arasında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174/1. maddesi; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, ...“ İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2024 tarihli ve 2024/120 İddianame değerlendirme sayılı kararı ile "...CMK 170/3-h-i maddesi gereğince iddianamede yüklenen suç ve uygulanması istenen kanun maddeleri ve yüklenen suçun işlendiği yer, tarih ve zaman diliminin açıklanması zorunlu olup, şüpheli ... savunmasında şirketi 05/02/2018 tarihinde devrettiğini beyan ettiğinden şirketin ticaret sicil kaydı getirilerek şüphelilerin sorumlu oldukları zaman dilimlerinin tespiti ile her bir şüphelinin yetkili olduğu dönemde kaçar adet sahte belge düzenlendiği tespit edilerek iddianamede açıkça gösterilmesi gerektiği, karşıt şirketlerle ilgili raporlar ve dava açılmışsa dava dosyaları incelenip bilirkişi raporu alınması gerektiği..." şeklindeki gerekçeler doğrultusunda, "suçun sübûtunu etkiler nitelikteki delillerin toplanmadığından" bahisle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.02.2024 tarihli ve 2022/61846 Soruşturma, 2024/15536 Esas sayılı iddianamesinin, 5271 sayılı Kanun'un 170/3-j-4-5, 174/1-a-b. maddeleri uyarınca iadesine karar verilmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; Sarıgazi Vergi Dairesi Müdürlüğünün 722 050 2579 vergi kimlik numaralı mükellefi olup Plastikten/PVC'den kapı, pencere, bunların kasaları, pervazları, kapı eşikleri vb. imalatı alanında faaliyet gösteren ... Plastik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin farklı dönemlerde yetkilileri olan şüpheliler hakkında, "2018 ve 2019 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme" suçunu işlediklerinden bahisle Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığının, 12.01.2022 tarihli ve 2022-A-8082/2 sayılı Vergi Suçu Raporunun düzenlendiği, dosya içerisinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 367. maddesi uyarınca dava şartı olan mütalaanın bulunduğu, ilgili vergi tekniği raporunun ekinde şüpheli ... tarafından şirket hisselerinin diğer şüpheli ...'a devrine ilişkin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 05.02.2018 tarihli ve 9509 sayılı nüshasının bir sureti ile sahte olduğu iddia olunan faturaları kullanan bir kısım mükelleflere ait karşıt inceleme raporlarının mevcut bulunduğu, rapor içeriğinde şüpheli ...'nun hisse devir tarihinden sonra da şüpheli ... ile iştirak halinde hareket ettiğine yönelik ayrıntılı açıklamalara yer verildiği anlaşılmakla; İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2024 tarihli ve 2024/120 İddianame değerlendirme sayılı kararında belirtilen nedenlerin, 5271 sayılı Kanun‘un 174/1-b. maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı, toplanan deliller ışığında şüpheliler hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunduğu ve belirtilen deliller ile iade nedeni olarak gösterilen diğer eksikliklerin yargılama sırasında Mahkemece de gierilebileceği belirlenmekle, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2024 tarihli ve 2024/477 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2025 tarihinde karar verildi.