4. Hukuk Dairesi 2021/19192 E. , 2022/14829 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Davacı ... vekili Av. ... tarafından, davalı .... ve diğerleri aleyhine 17.03.2020 tarihli dilekçe ile trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine dair verilen 31.12.2020 günlü karara davacı vekilinin itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının reddine dair verilen 11.05.2021 günlü
**4. Hukuk Dairesi 2021/19192 E. , 2022/14829 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Davacı ... vekili Av. ... tarafından, davalı .... ve diğerleri aleyhine 17.03.2020 tarihli dilekçe ile trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine dair verilen 31.12.2020 günlü karara davacı vekilinin itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının reddine dair verilen 11.05.2021 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. K A R A R Davacı vekili; davalılara zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olan araçların yapmış olduğu çift taraflı kaza neticesinde ... tarafından sigortalı araçta yolcu olan davacının yaralandığını ve % 4 oranında malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 14.500,00 TL sürekli iş göremezlik, 250,00 TL geçici iş göremezlik ve 250,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 15.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında talebini 40.100,00 TL'ye yükseltmiştir. Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur. Uyuşmazlık Hakem Heyetince; tek adli tıp uzmanından alınan davacının maluliyetini % 2 olarak belirleyen maluliyet raporu benimsenerek davalılardan Ak Sigorta A.Ş. tarafından yapılan ödemenin yeterli olduğu ve müteselsil borçluların biri tarafından yapılan ödemenin diğer borçluyu da borçtan kurtardığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; davacı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince, davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 31.01.2020 tarihli raporda; davacının tıbbi evraklarının tetkiki ve yapılan muayenesine göre; Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre toplam özürlülük oranının % 4 olarak belirlendiği, anılan bu raporda kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan mevzuata uygun olarak maluliyet değerlendirmesinin yapıldığı, maluliyet oranı tespitine ilişkin bu raporun, karara esas almaya elverişli olduğu anlaşılmaktadır. Şu durumda; yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alındığında, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından dosyaya sunulan davacıya ait 31.01.2020 tarihli Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediği gerekçesiyle tek adli tıp uzmanı tarafından düzenlenen rapor esas alınarak davanın reddine karar verilmiş olması ve davacı vekilinin itirazlarının İtiraz Hakem Heyetince reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. 2-Trafik kazasında cismani zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Eldeki davada; davacının hak kazanabileceği işgücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan bilirkişi raporunda, TRH 2010 yaşam tablosu ve % 1,8 teknik faiz esas alınarak hesap yapılmış, Uyuşmazlık Hakem Heyetince TRH 2010 ve % 1,8 teknik faiz esasına göre yapılan hesaplama sonucu davacının zararının karşılandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetinde karara esas alınan tazminat hesaplamasında, yeni ZMSSGŞ ve ekindeki cetvellere göre hesaplama yapılmış ise de, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ... Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan yapılması gereklidir ki, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından esas alınan raporda TRH 2010 ve % 1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak hazırlanan rapor benimsenmiş, davacı vekili PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant ile hesaplamanın yapılmasını talep etmiştir. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacı için, her ne kadar kaza tarihi itibariyle TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre hesaplama yapılması gerekirse de davacının talebi dikkate alınarak davacının bakiye ömür süresinin PMF 1931 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi ve işleyecek (bilinmeyen) devre hesaplamasında her yıl için gelirin % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi esasına dayanan progresif rant yönteminin kullanılmasıyla hesaplamanın yapıldığı rapor alınıp oluşacak sonuca göre (usuli kazanılmış haklar gözetilerek) karar verilmesi gerektiğinden, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1 ve 2) nolu bentlerde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 17.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.