3. Ceza Dairesi 2009/14517 E. , 2010/16831 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Sanığın beraatine dair, Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak; Mahallinde 12.10.1006 tarihinde zabıt mümziinin yer gösterimiyle yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişilerin raporunda, suça konu alanın eğiminin % 20- 25 olduğu, toprağın orman toprağı yapısında olup orman ağaç ve çalı artıkla
**3. Ceza Dairesi 2009/14517 E. , 2010/16831 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Sanığın beraatine dair, Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak; Mahallinde 12.10.1006 tarihinde zabıt mümziinin yer gösterimiyle yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişilerin raporunda, suça konu alanın eğiminin % 20- 25 olduğu, toprağın orman toprağı yapısında olup orman ağaç ve çalı artıklarının ayrışması sonucu oluşan humus bakiyesi bulunduğu, bu nedenle orman toprağı niteliğinde olduğu, erozyon karakteri taşıdığı, mevcut haliyle ormana bitişik olup ormanla bütünlük arzettiği, yerin kuzey ve batısının orman açıklığı olduğu belirtilmesine karşılık zabıt mümziileri hazır bulundurulmadan 12.04.2007 tarihinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi heyeti raporunda ise suça konu alanın eğiminin % 35 olduğu, toprağının orman toprağı olmadığı, humus bakiyesi taşımadığı, orman içi açıklık olmadığı, 4 yönünün açık alanlarla çevrili olup bu alanlarla bütünlük arzettiği, açık alanların devamı niteliğinde olup kadimden beri ormansız açık alan olduğu, kuzey ve batısının açıklık alanlarla çevrili bulunduğu belirtilerek çelişkili yaratılmasına göre dava konusu yere ait hava fotoğraflarının celbedilerek zabıt mümziileri de hazır bulundurularak mahallinde farklı bilirkişi heyeti vasıtasıyla yeniden keşif yapılarak en eski tarihli memleket ve amenajman haritaları ile hava fotoğraflarının ve bilirkişi raporlarında dava konusu yere ait memleket ve amenejman haritalarının arazi kadastrosu ile çakıştırıldığı belirtilmekle sahada arazi kadastrosu yapılıp yapılmadığının, yapılmışsa hangi tarihte kesinleştiğinin ve buna göre suça konu yerin vasfının tesbit edilmesi ve buna ilişkin celbedilecek harita ve tutanakların da mahaline birlikte uygulanarak suça konu yerin toprak yapısının, eğiminin, muhafaza karakteri taşıyıp taşımadığının; suç tutanağı eki kroki de dikkate alınarak civar taşınmazların vasfının, orman içi açıklık niteliğinde bulunup bulunmadığının, toprak yapısı itibariyle ormandan kazanılıp kazanılmadığının kesin olarak belirlenip bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler giderildikten sonra geçerli bir mülkiyet belgesi ibraz edilmemiş olduğu da dikkate alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmeden eksik inceleme ve çelişkili bilirkişi raporlarına dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi, Bozmayı gerektirmiş, müdahil idarenin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 04.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.