Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11.05.2018 günü saat 12.32 sıralarında davalı ... şirketi tarafından kasko sigortalı ... plaka sayılı ... LTD. ŞTİ.'nin malik ve işleti olduğu kamyonetin sürücüsü ... yönetimindeki araç ile ..., ... üzerinde seyri sırasında kırmızı ışık yanması nedeni ile önünde duran aracı arkasından durmasından sonra, arkasından gelen ... yönetimindeki ... plaka sayılı aracın darbesine maruz kalması sonucu hasar görmüş, hasar onarım bedeli davalı ... şirketi tarafından
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, inşaat sektöründe faaliyet gösteren Türkiye'nin önde gelen şirketlerinden olan müvekkili şirketin, başlama tarihi 2005 yılı olan büyük yapı projelerinden birinin isminin "..." olduğunu, müvekkilinin projenin ismini marka olarak tescili için Türk Patent Enstitüsü nezdindeki başvurusu üzerine 22/06/2005 tarihinde ... ve 07/05/2008 tarihinde ... numaralı markaları kendi adına tescil ettirdiğini, "..." markasının müvekkili şirketin faaliyet alanlarından olan inşaat, danışmanlık, gayrimenkul komisyonculuğu ve mimarlık-mühendislik alanlarında kullanılmak üzere belirlenmiş bir hizmet markası olduğunu, müvekkili şirketin bu projesinin Türkiye çapında yayınlanan trajı yüksek pek çok gazete ve dergide, ayrıca birçok internet sitesinde de haber konusu olduğunu ve "..." ibaresinin müvekkili şirketin markası olarak tanınmaya başlandığını, müvekkilinin "..." ibareli markasına yaptığı yatırımlarla, bu ibareyi aynı zamanda tanınmış bir marka haline geldiğini, davalılardan ...'nin Amerika'da kurulmuş, faaliyetlerini kurmuş olduğu franchising ağı ile tüm dünyada yayan bir emlak pazarlama şirketi olduğunu, ... firması aleyhine açılan davada Türkiye temsilciliğinin taraf gösterilmesinin usule aykırılık teşkil etmediğini ve TTK 117/3 hükmü esas alındığında yurt dışındaki yabancı şirkete izafeten yurt içinde işlem yapana karşı dava açma olanağının sunulduğunu, bu sebeple taraf olarak davaya katılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, diğer davalı ...'nun ise ... franchise olarak emlak komisyonculuğu işleri yapmakta olduğunu, ...'nun direkt olarak, ...' nin ise franchise şirketleri aracılığıyla emlak komisyonculuğu hizmetlerini yaparken müvekkili şirketin markasını kullandıklarını, davalıların tüketiciler nezdinde aynı alanda faaliyet gösteren müvekkili şirket ile kendi aralarında resmi bir bağlantı olduğu izlenimini yaratmaya çalıştıklarını, davalılar tarafından "..." markasının işyeri ismi, tanıtıcı işaret olarak gayrimenkul komisyonculuğu hizmetlerine ilişkin olarak, özellikle de projenin gerçekleştiği mevkide yer alan ilan panolarında kullanıldığını, bu hareketlerin müvekkili şirketin hem ... sayı ile tescilli hem de ... tescilli markasına tecavüz teşkil ettiğini, bunun yanında davalılardan ...'nun aynı zamanda müvekkili şirkete ait tescilli ve tanınmış markanın "..." uzantılı alan adının tahsisi talebinde bulunduğunu ve kötü niyetli olarak bu alan adlarına sahip olduğunu, davalı tarafların müvekkili şirkete ait markanın aynısını kullandığı hususunun, delil tespiti sonucu alınan bilirkişi raporu ile sabit bulunduğunu, ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyası ile tedbir talebinin kabul edildiğini belirterek, her iki davalı tarafından marka haklarına tecavüzün durdurulması ve men'i, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ve yoksun kalınan kar ile uğramış bulundukları zararının tazminini ile 100.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline,... ve ... alan adlarının iptaline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.