4. Hukuk Dairesi 2013/2461 E. , 2013/20293 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... aleyhine 04/03/2012 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen 04/12/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra t…
**4. Hukuk Dairesi 2013/2461 E. , 2013/20293 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... aleyhine 04/03/2012 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen 04/12/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davacı- birleşen dosya davalısı ...’ın, asıl dosya davalısı ... ve davalı-birleşen dosya davacısı ...’a yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacı-birleşen dosya davalısı ...’ın, asıl dosya davalısı ... yönelik temyiz itirazı ile birleşen dosyaya yönelik temyiz itirazlarına gelince; Asıl ve birleşen dava, haksız eylem nedeni ile uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı-birleşen dosya davalısı ... tarafından temyiz edilmiştir. Asıl davada davacı ..., başmüfettiş olan davalı ...’ün, kendisi hakkında taraflı olarak rapor hazırladığını, bu şekilde kendisine mobing uygulandığını, diğer davalıların ise yönlendirme ile taraflı ifade verdiklerini ve suç isnadında bulunduklarını belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Birleşen davada davacı ..., müdür yardımcısı olan asıl davanın davacısı ..., kendisine hakaret ettiğini, kurumda yolsuzluk yaptığı iddiası ile kendisini hırsızlıkla suçladığını belirterek manevi tazminat istemiştir. Mahkeme, davacı-birleşen dosya davalısı ...’ın, davasını ispat edemediğini belirterek asıl davanın reddine, davacı-birleşen dosya davalısı ...’ın, davalı-birleşen dosya davacısı ...’a hakaret ettiğini belirterek, birleşen davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi, ilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılmalıdır. ( TC Anayasası 40/III, 129/V, 657 Sy.K.13, HGK 2011/4-592 E., 2012/25 K.) Bu konuda yasal düzenlemeler emredici hükümler içermektedir. Diğer yandan Sorumluluk Hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında da bu şekilde düzenlemenin mevzuatta yer almış olması zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminattır.