T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2025/2076 KARAR NO: 2026/131 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 09/07/2025 NUMARASI:2024/518 Esas - 2025/533 Karar DAVA :Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 22/01/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonuc…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2025/2076 KARAR NO: 2026/131 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 09/07/2025 NUMARASI:2024/518 Esas - 2025/533 Karar DAVA :Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 22/01/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06/12/2020 tarihinde davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu ...plaka sayılı araç ile çarpışması sonucunda müvekkilinin ağır yaralandığını belirterek geçici iş göremezlik zararı nedeniyle 100 TL, müvekkilde oluşan hasar, iş göremezlik ve ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle 100 TL, iyileşme sürecinde yapılan tüm tedavi, paramedikal giderler ve yol giderleri için 100 TL olmak üzere toplamda 300 TL maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve manevi zararın tazmini için 20.000 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte sigorta şirketi haricindeki diğer davalılardan tahsilini talep etmiştir.Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacının başvuru dava şartının yerine getirilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı, kusur oranında gerçek hasarı ödemekle yükümlü olduğunu, davacının kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olmadığını, hatır taşımasının söz konusu olduğu kazalarda müvekkilinin sorumluluğunun bulunmayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalı ... ve.. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza sırasında müvekkilinin aracında bulunan davacı için tüm maddi ve manevi yardımların yapıldığını, davacı ile ilgilenildiğini, tüm hastane masrafları da dahil olmak üzere ödendiğini, kendilerine 7.400 TL nakit olarak ödeme dahi yapıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... ve... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, müvekkili ...'ın asli kusurlu olduğunu kabul etmediklerini, kusur ve maluliyet tespiti için dosyanın ATK'ya gönderilmesi gerektiğini, davalı müvekkillere ait aracın ... Sigorta tarafından sigortalı olması nedeniyle davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinden sigorta şirketinin sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Maddi tazminat yönünden; davalılar ... ve ... Şirketi aleyhine açılan davada mahkememizce verilen 05/10/2021 tarihli kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği görülmekle bu hususta yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, davalılar ... Sigorta A.Ş. ile ... Sigorta Şirketi aleyhine açılan dava hakkında mahkememizce verilen 05/10/2021 tarihli kararın davalılarca istinaf edilmeyerek kesinleştiği anlaşılmakla bu hususta yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, davalılar ..., ... İthalat İmalat ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine açılan davanın kabulü ile, 678,08 TL geçici iş göremezlik, 55.121,89 TL sürekli iş göremezlik ve 469,26 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 56.269,23 TL maddi tazminatın 06/12/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir. Mahkemenin ek karar ile;" Davalı vekilince işbu hükmün tashihinin talep edildiği ve dosyada mübrez olan vekaletinden anlaşılacağı üzere davalının vekil ile temsil edildiği anlaşılmakla davalı yararına olmak üzere vekalet ücreti takdirine karar verilerek mahkememiz dosyasının 09/07/2025 günlü gerekçeli kararının 10. Maddisi olarak eklenerek: "Davalılar... ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte olan AAÜT gereği 30.000,00 TL maktu ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine" şeklinde hükmün tashih niteliği taşıyarak tavzihine," karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili, davalılar ... ile ... Şti. Vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ibranamenin düzenlenme tarihi 20.03.2011 olup, müvekkilinin kaza tarihinden itibaren ağır yaralı olup uzun süre tedavi gördüğünü henüz iyileşme süreci tamamlanmadan ibraname düzenlendiğini, bu belgenin, hukuken bağlayıcı ve geçerli olmadığını, ibranamenin içeriği incelendiğinde, belgenin yalnızca davalı tarafın %70 kusurlu olduğu haksız fiil sebebiyle üstlenilen tedavi giderlerinden bahsettiği, bunun dışında sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı giderleri ve diğer kalemlere ilişkin hiçbir beyan veya feragat içermediğini, ibranamede yazılı olan 7.400 TL’nin tamamı müvekkile ödenmediğini, yalnızca 4.000 TL ödeme yapıldığını, kalan 3.400 TL’nin hastaneye ödendiğini, bilirkişi incelemesi yapılmadan, yalnızca ibranameye dayanılarak hüküm kurulması, müvekkilin hak arama özgürlüğünü kısıtladığı gibi, Karayolları Trafik Kanunu’nun 111. maddesindeki açık düzenlemeye de aykırı olduğunu, davalılar tarafından müvekkilinin tedavi giderleri dahi tam anlamıyla karşılanmadığını, kanuna aykırı olarak düzenlenen ibranamenin geçerli kabul edilerek, müvekkili hak ettiği toplam alacağın yalnızca %30’unun esas alınması hukuka ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu, daha ayrıntılı ve teknik bir değerlendirme yapılması amacıyla ibranamenin uzman bilirkişilerce incelenmesi, gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından zorunlu olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalılar ... ile... Ltd. Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dairemizin karar gerekçesinde ; "davacı tarafından, zarardan müteselsilen sorumlu olan ...plakalı araç maliki ve sürücüsünden ibraname imzalanmış olmakla diğer araç davalıları olan sürücü ve işletene sirayet edip etmeyeceği ile kusuru oranında sorumlu olup olmayacağı üzerinde durulması gerekirken, bu husus hiç tartışılıp değerlendirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." şeklinde olup mahkemece müvekkilinin kusuru oranında hüküm kurulması hatalı olduğunu, 6098 sayılı kanunun 166. maddesi uyarınca müteselsil borçlulardan biri borcun bir kısmını ifa ile sona erdirmiş ve davada def'i olarak bunu ileri sürmüşse diğer borçlular da aynı oranda sorumluluktan kurtulacağını, davalılar ... ve ... Şirketi aleyhine açılan maddi tazminat davasının ibraname nedeniyle reddine karar verildiğinden müvekkilleri yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 11/07/2024 tarih, 2022/325 Esas, 2024/1239 Karar sayılı kararı ile " ... 06/12/2010 günü meydana gelen trafik kazasında ... plakalı kamyonet sürücüsü davalı ...'ın kavşağa yaklaşırken tedbirsiz ve dikkatsiz davranarak hızını düşürmediğinden kazada %30 oranında tali kusurlu olduğu, ...plakalı araç sürücüsü diğer davalı ...'ın %70 oranında asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir... kusura ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.... kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir. ...Dosya kapsamında davacı tarafından imzalanmış 20/03/2011 tarihli ibraname fotokoposi mevcut olmakla, ibranamede davacının " 06/12/2010 tarihinde ...plakalı araçta yolcu iken geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle aracın sahibi ... Şirketi ile araç sürücüsü ...'ın her türlü tedavi ve tedaviye bağlı masraflarının karşılandığını, bu sürede tüm ihtiyaçlarını temin ettiklerini,7.400 TL aldığını, maddi ve manevi tazminat alacağı kalmadığını 06/12/2010 tarihli kazadan dolayı araç sahibi ve sürücüsünü maddi manevi tazminattan dolayı gayri kabili rücu kayıtsız ve şartsız olarak ibra ettiğini 20/03/2011" belirterek davacı ismi ve ... ismi el yazısı ile tamamı yazılarak imzalanmış olduğu görülmüştür. Bu durumda KTK'nın 111. Maddesine göre 2 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açılmış olduğundan mahkemece ibranamede adı geçen davalılar için maddi tazminat yönünden davanın reddine ancak ibranamenin içeriğinden manevi tazminatı kapsamadığı anlaşılmakla aynı davalılar için manevi tazminattan sorumluluklarına karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Davacı vekili istinaf itirazı yerinde değildir...Somut olayda; davacı tarafından, zarardan müteselsilen sorumlu olan ...plakalı araç maliki ve sürücüsünden ibraname imzalanmış olmakla diğer araç davalıları olan sürücü ve işletene sirayet edip etmeyeceği ile kusuru oranında sorumlu olup olmayacağı üzerinde durulması gerekirken, bu husus hiç tartışılıp değerlendirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.Kabule göre; manevi tazminatın sigorta şirketleri dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmiş olmakla vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden bu davalıların sorumlu tutulmalarında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince; Dairemiz kararı doğrultusunda alınan 26/03/2025 tarihli raporda; davalılar ...Şti.nin ibraname kapsamında borcun %70 inden kurtulmuş olacağı davalılar ...Şti.nin' nin %30 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ...'ın geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının 678,08 TL, sürekli iş göremezlik dönemine ait %13,2 maluliyeti ile ilgili bakiye maddi zararının 55.129,89 TL, bakıcı gideri nedeniyle maddi zararının 469,26 TL olarak tespit edilmiş olmasına göre ibraname gereği davalıların sorumluluktan kurtulduğu tutar düşülmek suretiyle hesaplanan tazminat kalemlerine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığından davacı ve davalılar vekilinin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Bu nedenlerle; davacı vekili, davalılar ... Şti. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekili, davalılar ... Şti. vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-a)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, b)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 3.843,75 TL harçtan peşin alınan 960,93 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.882,82 TL harcın davalılar ... Şti.'nden tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda,HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/01/2026