Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/6410 E. , 2024/2266 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2019/6410 Karar No : 2024/2266 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Elektrik Dağıtım A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket adın…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/6410 E. , 2024/2266 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2019/6410 Karar No : 2024/2266 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Elektrik Dağıtım A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket adına, Batman il merkezinde aydınlatma tesisi yapım işi sırasında belediyeye ait orta refüjlerde çim alan, sulama tesisatı ve bordürlere zarar verildiği ve Belediye Zabıta Talimatnamesi'nin 11. maddesinin (m) bendi ile 8. maddesinin (c) bendine aykırı hareket edildiğinden bahisle 1608 sayılı Yasa'nın 1. maddesi uyarınca tesis edilen toplamda 162.803,00-TL bedelindeki kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idare tarafından verilen idari para cezasının genel bütçeye kaydedilecek kamu alacağı niteliğinde olmadığı, dolayısıyla kesinleşme koşulu aranamayacağı, 6183 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri uyarınca usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olan idarî para cezasının tahsilatı için düzenlenen ödeme emrinde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamakta ise de, ödeme emrine karşı açılan davada, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların "böyle bir borcunun olmadığı" itirazı kapsamında değerlendirilerek işin esasının incelenmesine geçilmiş; 1608 sayılı Kanunun 1. maddesi hükmüne yer verildikten sonra, belediyelere birçok görevler yükleyip, belli hizmetler için yetkiler veren belediye mevzuatı ve ilgili Yönetmelikte, kamu hizmetlerinin yürütümüne dair kararlarının uygulanabilmesi, hizmetlerin etkinliğinin artmasını sağlayıcı cezai ve yaptırım hükümlerinin bulunmadığı; belediyelerin yasal görevlerini ifa sırasında bu görevin yerine getirilmesini engelleyici davranışların cezalandırılması ile sorumluluk sahasındaki mallara verilen zarar ve ziyanın tazminine ilişkin bir yetkinin belediyelere tanınmadığı anlaşılmakta ise de; 1608 sayılı Yasanın 1. maddesinin belediyeleri bu hususlara ilişkin olarak yetkilendirdiği; bir başka ifade ile; belediyenin kanunla yüklenen görevinin yerine getirmesini engelleyici bir davranışta bulunulması halinde; belediye encümenince, söz konusu davranışın ortadan kaldırılmasına karar verileceği; emredilen fiilin ilgili kişi tarafından yapılmaması halinde söz konusu fiilin masrafları %20 zammı ile birlikte tahsil edilmek üzere belediye tarafından yerine getirileceğinin anlaşıldığı; olayda, davalı idarece, 1608 sayılı Yasada öngörülen prosedür işletilmek suretiyle, davacı tarafından belediyeye ait orta refüjlerde çim alan, sulama tesisatı ve bordürlere verildiği ileri sürülen zarar ve ziyanın belli sürede giderilmesinin istenilmesi, giderilmemesi halinde masrafın %20 fazlasıyla ilgilisinden tahsil edilmek üzere belediyece yerine getirilmesi gerektiği, bu prosedür yerine getirilmeden zarar-ziyan bedelinin, ilgilisinin resen borçlu kabul edilmesi suretiyle tek taraflı tarifeye dayalı olarak istenemeyeceği; bu durumda, davalı idare tarafından, 1608 sayılı Yasadaki prosedür yerine getirilerek öncelikle davacı tarafından belediyeye ait orta refüjlerde çim alan, sulama tesisatı ve bordürlere verildiği öne sürülen hasarın eski hale getirilmesi için belli bir süre verilmesi, verilen sürede giderilmemesi halinde zararın belediyece giderilip yapılan masrafın en fazla %20 fazlasıyla hesaplanması sonrası encümen tarafından, söz konusu masrafın tahsili yönünde işlem tesis edilmesi gerekirken, anılan prosedür işletilmeksizin tesis edilen encümen kararına dayanılarak düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davanın süresinde açılmadığı, ödeme emrine dayanak olan belediye encümen kararının iptali istemiyle açılan davada, davanın reddine karar verildiği; öte yandan ödeme emrinin dayanak encümen kararı kesinleştikten sonra düzenlendiği, davacının itirazlarının söz konusu karara yönelik olduğu, tahsilat işlemlerine başlanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davaya konu ödeme emrinin; 227,00-TL tutarındaki idari para cezasına ilişkin kısmının bozulması, diğer kısmının ise gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davalı idare encümeni tarafından, Batman il merkezinde aydınlatma tesisi yapım işi sırasında belediyeye ait orta refüjlerde bulunan çim alan, sulama tesisatı ve bordürlere zarar verildiğinden bahisle 1608 sayılı Yasa'nın 1. maddesi ve Belediye Zabıta Talimatnamesi'nin 11. maddesinin (m) bendi ile 8. maddesinin (c) bendi uyarınca ... tarih ve ... sayılı işlem ile toplam 162.803,00-TL'nin davacı tarafından ödenmesine karar verilmiş; söz konusu encümen kararı, 30 gün içinde ödenmemesi halinde 6183 sayılı Kanuna göre işlem yapılacağı belirtilerek 19.06.2017 tarihinde davacı şirkete tebliğ edilmiştir. Encümen kararında belirtilen miktarın ödenmemesi üzerine dava konusu ödeme emri düzenlenmiştir. Öte yandan, söz konusu encümen kararının iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiş; anılan karar Dairemiz kanun yolu incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Belediyenin görev ve sorumlulukları" başlıklı 14. maddesinin (a) bendinde; belediyenin mahalli müşterek nitelikte olmak koşuluyla, imar, su, kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel altyapı; çevre ve çevre sağlığı, şehiriçi trafik hizmetlerini yapıp yaptırabileceği; 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; kanunların belediyeye verdiği yetki çerçevesinde yönetmelik çıkarmak, belediye yasakları koymak ve uygulamak, kanunlarda belirtilen cezalar vermek yetkisi ve imtiyazının olduğu; 34. maddesinin (i) bendinde; encümenin diğer kanunlarda kendine verilen görevleri yerine getirmek görev ve yetkisinin olduğu hükme bağlanmıştır. 1608 sayılı Umuru Belediyeye Müteallik Ahkamı Cezaiye Hakkında 16 Nisan 1340 Tarih ve 486 Numaralı Kanunun Bazı Maddelerini Muaddil Kanunu'nun 1. maddesinde; "Belediye meclis ve encümenlerinin kendilerine kanun, nizam ve talimatnamelerin verdiği vazife ve sahaliyet dairesinde ittihaz ettikleri kararlara muhalif hareket edenlerle belediye kanun ve nizam ve talimatnamelerinin men veya emrettiği fiilleri işleyenlere veya yapmayanlara belediye encümenince Kabahatlar Kanunu'nun 32. maddesi hükmüne göre idari para cezası ve yasaklanan faaliyetin menine karar verilir. Bu kararda ilgili kişiye bir süre de verilebilir. Belediye encümeni kararında belli bir fiilin muayyen bir süre zarfında yapılmasını da emredebilir. Emredilen fiilin ilgili kişi tarafından yapılmaması halinde, masrafları yüzde yirmi zammı ile birlikte tahsil edilmek üzere belediye tarafından yerine getirilir." hükmü yer almaktadır. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "Ödeme Emri" başlığını taşıyan 55. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde; "Amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir 'ödeme emri' ile tebliğ olunur." kuralı yer almış, "Ödeme Emrine İtiraz" başlıklı 58. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde de; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde itirazda bulunabileceği kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Batman il merkezinde aydınlatma tesisi yapım işi sırasında belediyeye ait orta refüjlerdeki çim alan, sulama tesisatı ve bordürlere zarar verildiğinin tespit edilmesi üzerine 162.803,00-TL tutarında bir bedelin davacıdan tahsil edilmesine yönelik ... tarih ve ... sayılı belediye encümen kararının alındığı, bu kararın iptali istemiyle açılan davada, davanın süre aşımı yönünden reddine karar verildiği; öte yandan, encümen kararında belirtilen miktarın süresi içerisinde ödenmemesi üzerine de dava konusu işlemin tesis edildiği görülmektedir. Bu durumda, yasal süresi içerisinde dava açılmayarak kesinleştiği anlaşılan alacağın tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki Batman İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 25/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.