Ceza Genel Kurulu 2021/27 E. , 2021/297 K. "" Yargıtay Dairesi : 16. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Sayısı : 383 - 529 Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık ...'nun TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 53 ve 58/7-9. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, mahsuba ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin ... 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 08.11.2013 tarihli …
**Ceza Genel Kurulu 2021/27 E. , 2021/297 K.** **"İçtihat Metni"** Yargıtay Dairesi : 16. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Sayısı : 383 - 529 Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık ...'nun TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 53 ve 58/7-9. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, mahsuba ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin ... 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 08.11.2013 tarihli ve 383 - 529 sayılı hükme yönelik sanık tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesince 02.03.2017 tarih ve 980 - 963 sayı ile; "...Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan…” oy birliğiyle onanmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 13.05.2020 tarih ve 33506 sayı ile; "Oldukça geniş bir kavram olan savunma hakkı, şüpheliyi ve sanığı ilgilendirdiği kadar, bir gün şüpheli veya sanık konumuna düşebilecek toplumda yaşayan herhangi bir ferdi, dolayısıyla da toplumu ve yine adaleti sağlama yükümlülüğü bulunan Devleti ilgilendirmektedir. Çünkü ceza yargılamasında savunma, yargılamanın sonucunda verilen ve iddia ile savunmanın değerlendirilmesinden ibaret olan, hükmün doğru olmasını sağlar. Bu yönüyle, geniş bir bakış açısı ile değerlendirilmesi gereken savunma hakkı, susma, soru sorma, kendi aleyhine işlemlere katılmama, tercümandan yararlanma, kanıtların toplanmasını isteme, duruşmada hazır bulunma… gibi hakların yanında müdafiden yararlanma hakkını da içerir. Savunma, Anayasamızın 36. maddesiyle anayasal güvence altına alınan meşru bir yol, müdafii de savunmanın meşru bir aracıdır. Dolayısıyla söz konusu hüküm, müdafii aracılığı ile savunulmayı da anayasal güvence altına almaktadır. Savunma hakkı, uluslararası belgelerde de değerine uygun şekilde yerini almıştır. Bunlardan, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 121/I., Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Milletlerarası Antlaşmanın 14/3-b-d, Avrupa İnsan Hakları ve Ana Hürriyetleri Koruma Sözleşmesinin 6/3-b-c maddeleri sanığın müdafiden yararlanması konusunda açık düzenlemeler getirmiştir.