17. Hukuk Dairesi 2013/166 E. , 2013/3363 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı 3.kişi vekili, İstanbul 7.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasından 28.4.2011 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu,
**17. Hukuk Dairesi 2013/166 E. , 2013/3363 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı 3.kişi vekili, İstanbul 7.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasından 28.4.2011 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, borçlu şirketin farklı bir tüzel kişiliğe sahip olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı alacaklı vekili, davacı şirketin 3.1.2011 tarihli devir sözleşmesi ile borçlu şirketi devraldığını, bu durumun haciz sırasında davacı 3.kişi yetkililerince de beyan edildiğini, devrin borcun doğumundan sonra yapıldığını, İİK'nin 44 ve BK'nin 179.maddeleri uyarınca davacının, devraldığı borçlu şirketin borçlarından sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı borçlu davaya cevap vermemiştir. Mahkemece borçlu şirketin haciz adresinde faal iken daha sonra adresini başka yere naklettiği, davacı 3.kişinin haciz adresini boş olarak mülk sahibinden kiraladığı, mahcuzların borçluya ait olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK'nin 96 vd maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir. Dava konusu haciz 28.4.2011 tarihinde, takip adresinde belirtilen ve daha önce borçlu şirket huzurunda haciz yapılan adreste yapılmıştır. Haciz mahallinde, ilk haciz sırasında borca icra kefili olan ...'e ait belgeler bulunmuştur. Bu halde İİK'nin 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Bu yasal karine aksinin davacı 3.kişi tarafından güçlü ve inandırıcı delillerle ispatı gerekmektedir. Vergi kaydına göre davacı 3.kişi önceden borçluya ait olan işyerinde borcun doğumundan sonra faaliyete başlamış, haciz sırasında da işyerinin borçludan devir alındığı beyan edilmiştir. Davacı 3.kişi ile borçlu arasındaki bu işlemler danışıklı işyeri devri niteliğinde olup alacaklının haklarını etkilemez. Bir an için işyeri devrinin danışıklı olmadığı düşünülse dahi borçlu ile davacı arasındaki ilişki ticari işletme devri niteliğinde bulunduğundan İİK'nin 44 ve BK'nin 179.maddeleri hükümlerinin uygulanması gerekir. Anılan maddelerde öngörülen koşulların yerine getirildiği iddia ve ispat edilmemiştir. Bu durumda, devir alacaklının haklarını etkilemeyeceği gibi devralan davacı da BK'nin 179.maddesi gereğince işletmenin borçlarından sorumlu olacağından davacı 3.kişinin davasının reddi gerekirken, kabulü bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 14.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.