Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması ve tutukluluğa itirazın etkin olarak kullanılamaması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması ve tutukluluğa itirazın etkin olarak kullanılamaması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 18/12/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, nitelikli yağma suçunu işlediği iddiasıyla 3/2/2007 tarihinde yakalanmış ve (kapatılan) Şişli Sulh Ceza Mahkemesinin 5/2/2007 tarihli kararıyla tutuklanmıştır. Başvurucu vekili tarafından Şişli Sulh Ceza Mahkemesince verilen tutuklama kararına itiraz edilmiş, (kapatılan) Şişli Asliye Ceza Mahkemesinin 9/2/2007 tarihli kararı ile itiraz reddedilmiştir. İsnat edilen suç ile ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 7/3/2007 tarihli iddianamesi ile başvurucu hakkında kamu davası açılmıştır. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesince 23/6/2008 tarihli duruşmada, başvurucuya isnat edilen suçun niteliği, tutuklama tarihi ve delillerin büyük bir bölümünün toplanmış olması göz önünde bulundurularak başvurucunun tahliyesine karar verilmiştir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 24/12/2008 tarihli kararı ile başvurucunun, isnat edilen suçu işlediğine dair kesin ve inandırıcı delil elde edilmediği gerekçesiyle beraatine karar verilmiştir. Temyiz üzerine hüküm, Yargıtay Ceza Dairesinin 13/5/2014 tarihli kararıyla bozulmuştur. Mahkemece26/11/2014 tarihinde direnme kararı verilmiştir. Temyiz üzerine hüküm, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24/5/2016 tarihli kararıyla bozulmuştur. Mahkemenin 18/4/2017 tarihli kararıyla başvurucunun hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.