7. Ceza Dairesi 2009/15474 E. , 2012/5803 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5607 sayılı yasaya muhalefet HÜKÜM : Hükümlülüklerine ve müsadereye Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Katılan vekili, 13/08/2008 havale tarihli dilekçesiyle temyizden vazgeçtiğinden sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyizi üzerine yapılan incelemede…
**7. Ceza Dairesi 2009/15474 E. , 2012/5803 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5607 sayılı yasaya muhalefet HÜKÜM : Hükümlülüklerine ve müsadereye Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Katılan vekili, 13/08/2008 havale tarihli dilekçesiyle temyizden vazgeçtiğinden sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyizi üzerine yapılan incelemede; Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre sanık ... ve sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 22/03/2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. Muhalif Üye KARŞI OY Sanığın, kaçakçılık suçundan 5607 sayılı Yasanın 3/5 maddesi uyarınca mahkumiyetine, kaçak eşyanın müsaderesine hükmedildiği, ancak kaçakçılık suçlarının devletin ekonomik varlığına karşı işlenen suçlardan olduğu, gümrük vergileri ödenmeden yurda sokulan eşyanın her el değiştirdiğinde vergisiz işlem yapılması sebebiyle kamunun zarara uğradığı, bu zararın tam olarak tespit edilemediği kabul edildiği belitilerek, kamunun uğradığı zararı aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilme şartı gerçekleşmediğinden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Bir kaçakçılık davasıyla ilgili olarak,Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.06.2011 gün ve 2011/7-135 E, 2011/140 karar sayılı oy birliği ile alınan kararında; Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biriside mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesidir. Zararın belirlenmesinde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yapmalı, hukuk hakimi gibi gerçek zararı tam anlamıyla tespite çalışmamalıdır. Bazı olaylarda zararın miktarı herkes tarafından kolaylıkla belirlenebilmesi olanaklı ise de, bazı olaylarda zararın belirlenmesi teknik bilgi gerektirdiğinden, ancak konunun uzmanı bilirkişiler aracılığıyla belirlenebilmektedir. Bu gibi durumlarda zararın miktarı hakim tarafından belirlenemiyorsa bilirkişi incelemesi yaptırılmalı ve sanıktan belirlenen bu miktar zararı giderip gidermeyeceği açıkça sorulduktan sonra sonucuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı tartışılmalıdır. Suça konu eşyaların teknik bir konu olan ve yıllara göre değişkenlik arzeden gümrüklenmiş değerlerini basit bir araştırmayla öğrenmesinin olanaklı olmadığı gözetilerek, mahkemece sanığa bildirilmesi ve sonucuna göre hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağına karar verilmesi gerekmektedir. Denilmektedir.