11. Ceza Dairesi 2021/8757 E. , 2022/16606 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanunu'na aykırılık ... ... 1- Sanık ... hakkında 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafisinin temyizinin incelenmesinde; Sanığın şirketteki ortaklık ve müdürlük görevinin 13.10.2009 ile 14.07.2010 tarihleri arasında olduğu, bu tarihten sonra hissesinin devredildiği ve müdürlük görevinini sona erdiği beli…
**11. Ceza Dairesi 2021/8757 E. , 2022/16606 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanunu'na aykırılık ... ... 1- Sanık ... hakkında 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafisinin temyizinin incelenmesinde; Sanığın şirketteki ortaklık ve müdürlük görevinin 13.10.2009 ile 14.07.2010 tarihleri arasında olduğu, bu tarihten sonra hissesinin devredildiği ve müdürlük görevinini sona erdiği belirlenerek yapılan incelemede; Sanığa yüklenen “2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme” suçlarının Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 2- Sanık ... hakkında 2009 ve 2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan, sanık ... hakkında 2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyizinin incelenmesinde; Sanıklar hakkında açılan kamu davasında; sanık ...’in ... adlı kişinin yönlendirmesi ile notere gittiğini, orada bir kısım imzalar attığını, sonrasında şirketle bir ilişkisinin kalmadığını beyan ederek, sanık ... ’in ise ... adlı kişinin ortaklık tefklif etmesi üzerine 10.000 TL para verip notere gittiğini, burada imzalar attığını, sonrasında şirketle bir ilgisinin olmadığını, verdiği parayı da geri alamadığını beyan ederek atılı suçlamaları kabul etmemeleri, adı geçen bu kişilerin araştırılmaması ve imza ve yazı incelemesi yaptırılmadığının anlaşılması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından; 1) Suça konu faturalar temin edilip sanıklara gösterilerek yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması, kendilerine ait olmadığını söylemeleri halinde sanıklardan ve araştırılarak temin edilmesi halinde ... ile ... adlı kişilerden temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların kime ait olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, 2)Faturalardaki yazı ve imzaların sanıklara ait olmadığının anlaşılması halinde ise; a)Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulması, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi, b)Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyalarının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması, c)Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK'nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanıkları tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanıkların bir iştiraki bulunup bulunmadığının sorulması, d) Sanıkların beyanlarında geçen ... ile ...’in açık kimlik ve adres bilgilerinin araştırılması, temin edilmesi halinde CMK'nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılıp tanık olarak beyanlarının alınmasından sonra diğer delillerle birlikte sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi yasaya aykırı, 3-Suçların sübutu halinde ise; hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK'nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 20.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.