8. Hukuk Dairesi 2022/4501 E. , 2025/628 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/340 E., 2021/1633 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/489 E., 2020/296 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından isti
**8. Hukuk Dairesi 2022/4501 E. , 2025/628 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/340 E., 2021/1633 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/489 E., 2020/296 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde; Antalya ili Kepez ilçesi ... (...) Mahallesi sınırları içerisinde bulunan eski 1904, yeni 28112 ada 4 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yerde 3116 sayılı Kanun'a göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi bulunduğunu, arazi kadastro çalışmasının 1956 yılında yapıldığını, 1744 sayılı Kanun'a göre yapılan çalışmanın 1976 yılında kesinleştiğini, 3302 sayılı Kanun'a göre yapılan 2/B madde çalışmasının 1989 tarihinde kesinleştiğini, 3402 sayılı Kanun'a 22/2-a maddesi çalışmasının 28.09.2010 tarihinde askı ilanına çıktığını, taşınmazın bu çalışma sonucunda 28112 ada 4 parsel numarasını aldığını, kesinleşmiş Orman Kadastro çalışmalarının müfettişlerce incelendiğini ve tanzim edilen 07.05.2004 tarihli 01/01/01 sayılı raporda 3116 sayılı Kanun'a göre yapılan tahdidin mahkeme kararı ile iptal edildiği ve yok hükmünde olduğu yönünde görüş bildirilmesi üzerine idarelerince 1744 ve 3302 sayılı Kanunlara göre yapılıp kesinleşen orman kadastrolarının esas alındığını, müfettiş raporları doğrultusunda ilgili parsellerin tahsisinin istenmesi, mümkün olmadığı takdirde vasıf tashihinin yapılmasının önerildiğini, tahsisle ilgili yapılan yazışmalardan sonuç alınamadığını, tahsis işlemi de gerçekleşmediğinden ilgili parselin tapu kaydındaki vasfının orman olarak düzeltilmesi gerektiğini, Devlet Ormanına sınır, ormanın devamı ve uzantısı şeklinde olan taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tescilinin gerektiğini, taşınmazın bitki örtüsü, eğimi, toprak yapısı ve kesinleşen Devlet ormanı sınırı içinde kaldığını belirterek, tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına adına tapuya kayıt ve tesciline, tapu kaydının beyanlar hanesindeki şerhlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, Orman İdaresi tarafından 1904 parsel numaralı taşınmazın bir kısmının orman sınırları içerisinde kaldığı iddiası ile Hazineye karşı açılan davada Antalya Kadastro Mahkemesi'nin 1993/2934 Esas, 1998/172 Karar sayılı kararı ile taşınmazın Devlet ormanı vasfının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, verilen kararın Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin 24.04.2000 tarih, 2000/1782 E., 2000/3794 Karar sayılı ilamıyla onanmak suretiyle kesinleştiği, yine aynı taraflar arasında aynı istemle görülen Antalya Kadastro Mahkemesi'nin 16.05.2000 tarih, 1998/186 Esas, 2000/90 Karar sayılı kararı ile kesin hüküm nedeniyle davacı ... İdaresinin davasının reddine, taşınmazın (eski 1904 sayılı parsel) tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline, taşınmazın ... oğlu ... kullanımında olduğunun tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verildiği, kararın Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin 17.05.2001 tarih, 2001/3657 Esas, 2001/4027 Karar sayılı ilamıyla onanmak suretiyle kesinleştiği, eldeki davanın da eski 1904 parsel, yeni 28112 ada 4 parsel sayılı taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kaldığı iddiasıyla ... tarafından açıldığı, davacısı ve dava sebebi aynı, ancak davalıları farklı olan Antalya Kadastro Mahkemesi dosyalarının teknik olarak kesin hüküm teşkil etmese de kuvvetli ve kesin delil niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, Kadastro Mahkemesinde görülen davada Orman İdaresince çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş Orman Kadastro sınırları içinde kaldığı iddiasına dayanıldığı, eldeki davada ise çekişmeli taşınmazın Devlet Ormanının devamı ve uzantısı şeklinde olduğu, yapılan tahsis istemi yönünden sonuç alınamadığı belirtilerek dava açıldığı, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin 17.05.2001 gün 2011/3657-4027 sayılı içtihadında da belirtildiği üzere 4999 sayılı Kanun ile değiştirilen 6831 sayılı Kanun'un 11/5 inci maddesince 2/B madde uygulamaları sonucu orman rejimi dışına çıkartılan ancak, fiilen orman olduğu Orman Genel Müdürlüğünce tespit edilen yerlerin talep üzerine Maliye Bakanlığınca Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilip orman niteliği ile Hazine adına tescilinin öngörüldüğü, bu neviden davalarda uyuşmazlığın, taşınmazın mülkiyetine değil, niteliğine ilişkin olduğu, 2/B niteliğiyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin eylemli biçimde orman olması halinde Orman İdaresince bu tür yerlerin Hazineden idari yolla orman olarak tahsisinin talep edebileceği gibi bu talebin dava yolu ile de istenebileceğinden, Kadastro Mahkemesinde verilen hükmün, istinaf başvurusunda bulunulan sonraki dava yönünden kesin hüküm veya güçlü delil oluşturmayacağı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne, dava konusu Antalya ili Kepez ilçesi ... Mahallesi, 28112 ada 4 parsel sayılı taşınmazın Orman Mühendisi bilirkişiler tarafından düzenlenen 17.09.2019 tarihli rapor ve ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 301.11 m²'lik kısmın davalı ... ve ... üzerine olan tapu kaydının iptali ile ayrı parsel numarası verilmek suretiyle üzerindeki tüm kısıtlama, muhdesat ve şerhlerlerden arındırılmış olarak orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince; "...Çekişmeli 28112 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tapuda 2072,35 m2 yüzölçümüyle ve tarla niteliğiyle davalılar ... ve ... adına paylı olarak kayıtlı olduğu; tapu kütüğünün beyanlar hanesinde “6831 SK nın 2/B maddesi uyarınca hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Bu yer 4/16 hissesi ile ... kızı ..., 3/16’şar hisse ile ... evlatları ..., ..., ... ve ...’lerin kullanımındadır” şerhi bulunduğu; parselin geldisi olan 1904 nolu parselin yapılan tesis kadastrosunda 2059,00 m2 yüzölçümüyle ... adına tespit gördüğü ancak Orman Yönetimi tarafından açılan dava sonucunda Antalya Kadastro Mahkemesi'nin 1993/2934 esas 1998/172 karar sayılı kararıyla davanın reddedildiği; daha sonra 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu çalışması sonucunda 2072,35 m2 yüzölçümüyle ve 28112 ada 4 parsel numarasıyla hükmen ... adına tapuya tescilli iken, 6292 sayılı Kanun hükümlerine göre davalılara eşit paylarla satılarak 29/06/2016 tarihinde adlarına tescil edildiği; Antalya Kadastro Mahkemesi'nin 1993/2934 esas 1998/172 karar sayılı kararıyla davacı ... Yönetiminin davasının reddine karar verilmiş ise de anılan dosyada davacı ... Yönetimi tarafından dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman kadastro sınırları içinde kaldığı iddiasına dayanılmış olup, eldeki davada ise çekişmeli taşınmazın aynı zamanda Devlet ormanının devamı ve uzantısı şeklinde olup eylemli olarak da orman olduğu iddia edildiğinden bu istem yönünden söz konusu kararın kesin hüküm ya da kuvvetli delil niteliğinde bulunmadığı; sonuç olarak parselin A harfiyle gösterilen 301,11 m2 lik kısmının taşlık, kayalık ve maki çalılarıyla kaplı olup içerisinde bir adet 40 yaşlarında ve bir adet 10 yaşlarında kızılçam ağacı bulunan ve gerek eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritaları ve gerekse eylemli durumuna göre orman niteliğinde bulunduğu..." gerekçeleriyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili ile diğer davalı ...'nun gerekli araştırmaları yaparak dava konusu yerin orman vasfını yitirdiği ve satış için uygun koşulları taşıdığını tespit etmeleri üzerine taşınmazı satın aldıklarını, taşınmazın orman vasfından çıktığına ve satışına herhangi bir engel bulunmadığına ilişkin evrakların Kadastro Müdürlüğü'nden Orman Bölge Müdürlüğü'ne ulaşmaması nedeniyle eldeki davanın açıldığını, orman vasfını yitiren arazilerin tespiti komisyonunca 28112 ada 2, 3 parsellerin sınır ve yüzölçümü yönünden düzeltmeye alınarak orman vasfından çıkartıldığını, Antalya Kadastro Mahkemesi'nin 1993/2934 E. ve 1998/172 K. sayılı kararı ile dava konusu arazinin orman sınırları dışında olduğunun tespit edildiğini ve kesin hüküm niteliğinde olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir. Davalı ... vekili, Antalya Kadastro Mahkemesi'nin 03.11.1998 tarih ve 1993/2934 E., 1998/172 K. sayılı ilamı ile Orman İdaresinin açtığı davanın reddine karar verildiğini, dava konusu taşınmazın orman tahdit sınırı dışında kaldığı ve taşınmazın gerek bitki örtüsü ve gerekse toprak yapısı itibariyle orman vasfı taşımadığı hususlarının mahkeme ilamı ile kesinleştiğini, Antalya Kadastro Mahkemesi'nin 16.05.2000 tarih, 1998/186 E., 2000/90 K. sayılı ilamı ile davacı ... idaresinin davasının reddine, 1904 parselin Hazine adına tesciline, kullanımları olanların kimliklerinin tapunun beyanlar hanesine tesciline karar verildiğini, bu kararın da kesinleştiğini, müvekkilin Hazinenin maddi ve şekli savunma haklarına sahip olduğunu, bu kararların kesin hüküm niteliğinde olup, Orman İdaresini bağladığını, dava konusunun, çekişmeli taşınmazın ormanın devamı niteliği iddiası ile orman idaresine tahsisi talebine ilişkin olduğunu, bilirkişi raporlarında ise bu hususta hiçbir açıklamada bulunulmadığını, Orman Kadastrosu ve 2/B uygulama Yönetmeliği'nin 19 uncu maddesinin 27 Aralık 2013 tarih, 28864 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak değiştirildiğini, bu değişiklik ile tapulama ve kadastro çalışmalarında yapılan tespitin vasıf yönünden bu yönetmelikte belirtilen kriterlere uygun olmaması nedeniyle tapulama/kadastro tespitlerine aynen uyulmasının mümkün olmadığı durumlarda tapulama ve kadastro, imar mevzuatı veya hükmen ilgililer adına oluşturulan ve tapuda halen kişiler adına kayıtlı olan taşınmazlara ilişkin tapu kayıtları esas alınır denilerek, artık tapu iptal davası açılamayacağı ve bu tapulara değer verileceğinin düzenlendiğini, Kepez Belediyesi tarafından yapılan imar çalışmasında dava konusu taşınmazın tamamının konut alanı olarak imar haritasına işlendiğini, bu durumda taşınmazın vasıf değişikliği ile orman yapılarak ormana tahsisinin hukuk dışı, mülkiyet hakkını ihlal edici bir hukuki girişim olduğunu, Mahkemenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 26 ncı maddesine aykırı olarak talepten fazlasına karar verdiğini, talebin mülkiyete yönelik değil, tahsise ilişkin olduğunu, taşınmazın eylemli orman niteliğinde olmadığını, üzerinde bir adet 40 yaşında, bir adet 10 yaşında çam ağacı bulunmasının, bir kısmının taşlık kayalık olmasının taşınmazı eylemli orman vasfına dönüştürmeyeceğini, mahkemenin önceki Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda taşınmazın ormanın devamı özelliğini araştırmadığını, özel kişi mülkiyetindeki taşınmazın tahsis adı altında özel kişiden bedelsiz talep edilemeyeceğini, bu durumun mülkiyet hakkını ihlal ettiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.