8. Ceza Dairesi 2021/2743 E. , 2023/7698 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/99 E. 2016/70 K. SUÇLAR : Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama - bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kan…
**8. Ceza Dairesi 2021/2743 E. , 2023/7698 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/99 E. 2016/70 K. SUÇLAR : Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama - bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 04.03.2014 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır. 2. Erzurum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.01.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan 5237 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ...'nin temyiz isteği; Herhangi bir nedene dayanmamıştır. B. Sanık ... ve müdafiinin temyiz isteği; Atılı suçu işlemediğine, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanıkların yetkili makamlardan gerekli izni almaksızın tehlikeli madde bulundurdukları iddiasına ilişkindir. 2. 18.02.2014 tarihli arama tutanağı ile sanıkların ikamet ettikleri adreste patlayıcı madde bulundurdukları yönünde bilgi edinilmesi sonrası sanıkların birlikte kaldıkları adrese Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılan aramada, girişe göre sol tarafta bulunan mutfak kısmındaki mutfak dolaplarından soldan üçüncü dolap kapağı içerisinden yaklaşık 15-20 cm uzunluğunda yaklaşık 40 mm çapında her iki ucu kapalı ancak bir ucunda delik bulunan gri renkli boru şeklinde metal içerisinde kristal yapıda kahverengi beyaz renkli nevi belirsiz madde olduğu, ikametin girişe göre sağ tarafta bulunan yatak odası kısmında yapılan aramalarda pencerenin sağ tarafında bulunan kalorifer borularına asılı olan çamaşır askısı üzerinde şeffaf poşet içerisinde kahverenkli nevi belli olmayan toz madde olduğunun görülerek söz konusu maddelerin muhafaza altına alındığı belirlenmiştir. 3. a) Erzurum Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 19.02.2014 tarihli raporu ile söz konusu ele geçen kahve-beyaz renkli maddelerin üzerlerinde mazot bulaşığı bulunan hassas patlayıcı maddelerden TATP (Triasetontriperoksit) olduğunun tespit edildiği belirlenmiştir. b) Erzurum İl Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü Bomba Büro Amirliğinde görevli polis memurunun bilirkişi olarak ifadesinde, bulunan maddenin Triasethomtriperoksit (TATP) olarak tanımlanan hassas patlayıcı maddelerden olduğu, sürtünme ile dahi patlama yapabileceğinden hassas gruba girdiğini, kimyasal maddenin yaklaşık 20 cm uzunluğunda 40 mm çapında iki tarafı kapalı, kapalı taraflardan birisinde fitil geçirilmesi için 2 mm'lik delik bulunan demirin içerisinde preslenmiş vaziyette yakalandığını, fitil takılması halinde tam anlamıyla boru tipi el bombası vasfını kazanacağını, ancak fitil takılmamış haliyle de ateşleme, sürtünme, baskı ya da sarsıntı sonucu patlama yapabilecek nitelikte olduğunu, bulunan malzeme bomba yapımı için yeterli bir malzeme olduğunu, niteliği itibariyle de parlayıcı, yanıcı, yakıcı, aşındırıcı nitelikte olup, patlaması halinde yaklaşık en az 20 metre yarı çapındaki mesafede yaralayıcı ve öldürücü etkiye sahip olduğunu ve bu etkinin parça tesirli olmasından kaynaklandığını ifade ettiği belirlenmiştir. c) Erzurum Emniyet Müdürlüğü Bomba İmha ve İnceleme Büro Amirliğinin 26.02.2014 tarihli raporu ile metal borunun hazırlanan el yapısı bombada parça etkisi artırmak için dış kap olarak kullanılabileceği, kahverengi beyaz renkte TATP (Triaetontriperoksit) nin hazırlanan el yapısı bombada ana patlayıcı madde olarak kullanılabileceği, bu itibarla incelemesi yapılan metal boruya ait kapaklardan birinin ortasında bulunan 2 mm'lik delikten, metal boru içerisinde sıkıştırılmış halde bulunan kahverengi beyaz renkte TATP (Triaetontriperoksit) patlayıcı maddesine, piyasadan kolaylıkla temin edilebilecek (maytap fitili, vb.) başlatıcı ile irtibatlandırılarak el yapısı bomba hazırlanabileceği, ayrıca TATP (Triaetontriperoksit) nin elektrik akımı, sürtünme, darbe, ısı, ateş ve kuvvetli asitle temas etmesi halinde patlama özelliğine sahip olduğundan başlatıcısı olmadan da patlama meydana gelebileceği, içerisine TATP (Triaetontriperoksit) sıkıştırılmış metal borunun patlaması, canlılar üzerinde öldürücü ve yaralayıcı, cansızlar üzerinde yakıcı, yıkıcı ve tahrip edici etkiler oluşacağının tespit edildiği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; 1. Arama tutanağı, ele geçen maddelere ilişkin uzmanlık raporu, bilirkişi beyanı ve Bomba İmha ve İnceleme Büro Amirliğince düzenlenen rapor, tanık beyanları ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanık ...'ın, sanık ... ile birlikte kaldığı belirlenen ikamette yetkili makamlardan gerekli izni almaksızın tehlikeli madde bulundurduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Hüküm tarihinde başka suçtan Bayburt M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olan ve kendiliğinden duruşmaya gelme olanağı bulunmayan, sorgusu sırasında duruşmalarda bulunmaktan bağışık tutulma hakkı hatırlatılmayan ve bu yönde talebi de bulunmayan sanığın, kısa kararın okunduğu 28.01.2016 tarihli oturuma getirtilmeyerek veya SEGBİS sisteminde hazır edilmeyerek savunma hakkının kısıtlanması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 196 ncı maddesine aykırı davranılması, nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Erzurum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.01.2016 tarihli kararında sanık ... ve müdafii tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle başkaca yönleri incelenmeyen Erzurum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.01.2016 tarihli kararına yönelik sanık ...'nin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.10.2023 tarihinde karar verildi.