3. Hukuk Dairesi 2017/10434 E. , 2019/1229 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde taraflarca temyizi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; tarımsal sulama abonesi olduğunu, 2008 yılından borcu bulunduğundan bahisle elektriğini…
**3. Hukuk Dairesi 2017/10434 E. , 2019/1229 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde taraflarca temyizi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; tarımsal sulama abonesi olduğunu, 2008 yılından borcu bulunduğundan bahisle elektriğinin kesildiğini, 2008 yılına ait ve gerekse 2009 yılına ait borcu olmadığını ileri sürerek, davalıya borçlu bulunup bulunmadığının var ise miktar ve yıllarının tespitine karar verilmesini ve kesik elektriğin tedbiren açılmasını istemiştir. Davalı; ihtiyati tedbir kararı isteminin reddi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın davacı aleyhine kesinleşen icra takibi sonrası açıldığından %115 teminatın takip dosyasındaki miktar nazara alınarak verilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddi ile, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini dilemiştir. Mahkemece; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda; davacının ... 1. İcra Müdürlüğü'nün 2009/1543 Esas sayılı takip dosyasında yürütülen icra takibinden dolayı davalı kuruma toplam 12.651,33-TL asıl alacak miktarında borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. 1- Tarafların temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; Dava, fatura borcuna dayalı menfi tespit istemine ilişkin olup, davacı; davalının 2008 yılından kalan borcu bulunduğunu beyan ederek elektriğini kestiğini, oysa davalı şirkete borçlu olmadığını iddia ederek, borcu varsa tespitini ve kesilen elektriğin tedbiren açılmasını istemiştir. Davalı ise, davacının adına tahakkuk ettirlen elektrik fatura bedellerini ödemediğini bu nedenle aleyhinde icra takibi başlatıldığını, elektriği kesmekte haklı olduklarını belirterek, tedbir istemi ve davanın reddini savunmuştur. Mahkemece tedbir talebinin kabulüne dair ara karar verilerek, alınan bilirkişi raporuna göre davalının rapora yönelik cidi itirazları nazara alınmaksızın karar verilmiştir. HMK 266. maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir.