12. Ceza Dairesi 2021/274 E. , 2024/6253 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/674 E., 2016/252 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yere…
**12. Ceza Dairesi 2021/274 E. , 2024/6253 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/674 E., 2016/252 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın kusursuz olduğuna, olay yerinde tehlikeli viraj levhasının bulunmadığı, kazada yakın arkadaşını kaybeden ve öğrenci olan sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanığın asli ve tam kusurlu olmasına rağmen sanığa az ceza verildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 06.09.2015 günü saat 21:45 sıralarında gece vakti, havanın açık, zeminin kuru ve asfalt olduğu, meskun mahal dışında, Çeşme ilçesi, Germiyan mahallesi Ildırı -Şifne sahil yoluna seyir halinde iken yol üzerinde yeteri kadar trafik işaret ve uyarı levhalarının bulunduğu, şerit çizgilerinin belirgin olduğu, kaza mahalline yaklaşık 350 metre mesafede yolun sağında 50 km hız sınırı levhası ile kaza mahalline yaklaşık 150 metre mesafede sağa tehlikeli viraj yön levhasının bulunduğu, sanığın ... plakalı araç ile seyir halindeyken yolun sol tarafından yoldan çıkarak savrulup takla atması sonucu meydana gelen tek taraflı trafik kazasında araçta yolcu olan ...’in ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde, kaza tespit tutanağında; bu kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsü ...’nin 2918 sayılı KTK’nın 52/1-a ve 52/1-b.maddeleri uyarınca birinci dereceden kusurlu olduğunun kazanın meydana geldiği yolda yapılan incelemede kazaya sebep olacak yol kusurunun olmadığı kanaatine varıldığının belirtildiği, mahkemece trafik bilirkişisinden alınan 01.04.2016 tarihli bilirkişi raporunda: meydana gelen trafik kazasında ... plaka sayılı otomobil sürücüsü ...’nin 2918 sayılı KTK’nın 52/1-.maddesi uyarınca araçların hızını, kavşaklara yaklaşırken azaltmamak kuralını ve aynı Kanunun 52/1-b.maddesi uyarınca sürücülerin araçların hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak kuralını ihlal ederek asli kusurlu olduğunun belirlendiği, Yerel Mahkemece sanığın üzerine atılı taksirle bir kişinin ölümüne sebebiyet vermek suçunu asli kusurlu olarak işlemiş olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Çeşme 1.Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2024 tarihinde karar verildi.