1. Hukuk Dairesi 2014/1172 E. , 2014/4261 K. "" MAHKEMESİ : ŞİLE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/02/2013 NUMARASI : 2012/178-2013/62 Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu…
**1. Hukuk Dairesi 2014/1172 E. , 2014/4261 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ŞİLE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/02/2013 NUMARASI : 2012/178-2013/62 Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis isteklerine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; dava konusu 806 parselde 3/20 olan mirasbırakan payının ara malik Şefik'e 29.12.2003 tarihinde, ondan da 1.4.2004 tarihinde davalı Hasan'a devredildiği, intikalle edinilen 6/120 mirasbırakan payının ise vekil Şefik eliyle 27.4.2007 tarihinde ara malik Mehmet'e, ondan da 9.4.2008 tarihinde davalı Hasan'a temlik edildiği, mirasbırakanın 06.03.2012 tarihinde öldüğü, geriye davanın tarafları olan çocuklarını bıraktığı, davacının temliklerin muvazaalı ve mirastan mal kaçırma amaçlı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunun 706., Türk Borçlar Kanunun 237. (Borçlar Kanunun 213.) ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.