Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/2239 E. , 2024/2117 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2239 Karar No : 2024/2117 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Üniversitesi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, Mimar Sinan Güzel Sanatlar…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/2239 E. , 2024/2117 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2239 Karar No : 2024/2117 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Üniversitesi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi ... Fakültesi ... Anabilim Dalı Yardımcı Doçent kadrosunda görev yapmakta iken 15/02/2015 tarihinde üç yıllık görev süresini doldurduğu ve 10/03/2015 tarihinden itibaren ataması yapılmadığından Üniversite ile hiçbir ilişiği bulunmadığından bahisle 08/11/2019 tarihinden itibaren kaydının kapatılması işleminin yerine getirilmesine ilişkin Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Rektörlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının 05/02/2012 tarihinde Fen Edebiyat Fakültesi ... Bölümü ... Anabilim Dalı'na 2547 sayılı Kanun'un 23. maddesi uyarınca üç yıl süreyle atanmasına karar verildiği, üç yıllık görev süresinin bitimi sonunda hakkında açılmış olan idari soruşturma ve Cumhuriyet Savcılığına yapılan suç duyurusunun sonuçlarının beklenilmesine karar verildiği, bu süre içerisinde davacının derslere girmeye devam ettiği, Üniversite Rektörlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bu tarihten itibaren kayıt kapama işleminin ivedilikle yerine getirilmesi hususunda gereğinin yapılmasının Fakülte Dekanlığı'ndan istenildiği; 2547 sayılı Kanun'un 23. maddesi gereğince her atama süresinin sonunda görevin kendiliğinden sona ereceği düzenlemesine yer verilmiş ise de davaya konu olayda idarenin eylemsiz kalması ve görev süresinin sona erdiği tarihten sonra davacıya ders yükümlülüğü vermesi nedeniyle görevine devam etmek durumunda kalan davacının görev süresinin kendiliğinden uzadığının kabulü gerektiği, bu kapsamda; davacının, 05/02/2012 tarihinde yardımcı doçent kadrosuna atanmasına ve görev süresinin uzatılmamasına ilişkin talep üzerine 10/03/2015 tarihinde davacı hakkında açılmış olan idari soruşturma ve Cumhuriyet Savcılığı'na yapılan suç duyurusunun sonuçlarının beklenmesine oybirliğiyle karar verdiği görülen Üniversite Yönetim Kurulu'nun, 10/03/2015 tarihli kararı sonrasında atama işleminde olduğu gibi göreve son vermede de geçerli olan yetki ve usulde paralellik ilkesi gereğince davacının görev süresinin sona ermesi ve bu doğrultuda göreve atanıp atanmayacağına ilişkin davacı hakkında yeni değerlendirme yapılmaksızın ve yeni bir işlem tesis edilmeksizin davacının Üniversite ile hiçbir ilişiği bulunmadığından bahisle 08/11/2019 tarihinden itibaren kaydının kapatılmasına ilişkin tesis olunan dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 2547 sayılı Kanun'un 23. maddesinde her atama süresi sonunda görevin kendiliğinden sona ereceğinin ve atamanın rektör tarafından yapılacağının açıkça belirtildiği, davacının atama işleminin yeniden yapılmasına yönelik bir girişimde bulunmadığı, sessiz kalarak süreci lehine çevirmeye çalıştığı ve haksız yere maaşını almaya devam ettiği, davacı hakkında öğrenciler tarafından kendisinden ders almak istemedikleri yönünde dilekçe verildiği, işlemin hukuka uygun tesis edildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, görev süresinin uzatılmadığına ilişkin 2015 yılında alınan kararın tarafına tebliğ edilmediği, davalı idarenin davacının atamasının yapılmadığı iddiasına rağmen, kendisinin bilfiil üniversitede çalışmaya devam ederek derslere girdiği, hakkında verilen disiplin cezalarına karşı açılan davalarda işlemlerin iptaline karar verildiği, işlemin hukuka ve mevzuata aykırı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 03/04/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- İdareye; sözleşmeli personel çalıştırıp çalıştırmama veya sözleşmesi sona eren bir personelin sözleşmesini yenileyip yenilememe konusunda takdir hakkı tanındığında tartışma bulunmamakta, takdir hakkının kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılacağı hususu ise yargısal içtihatlarla istikrarlı şekilde gözetilmektedir. Kimi hukuk yazınında ve yargı kararlarında; idarenin sözleşme yenilememe yönünde tesis ettiği işlemler ile devam eden bir sözleşmenin feshine yönelik işlemler arasındaki nitelik farkı gözetilmeksizin, sözleşme yenilememe işlemlerinde de idarenin kullandığı takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanıldığının, idarece ispat edilmesi yani somut delillerle ortaya konulması gerektiği ifade edilmektedir. Oysa, devam eden bir sözleşmenin feshi işleminde idarenin, feshin haklılığını ispat etmek diğer bir anlatımla sözleşmenin niçin feshedildiğini somut gerekçelerle ortaya koymak zorunluluğu bulunmasına karşın, süresi bitmiş bir sözleşmenin yenilenmemesi konusunda idareye ispat külfeti yüklemek yani sözleşmenin niçin yenilenmediğinin somut gerekçelerle ortaya konulmasını beklemek ya da mahkeme kararlarıyla idareyi sözleşme yenilemeye zorlamak, kanun koyucunun idareye tanıdığı takdir yetkisini büsbütün ortadan kaldırma, her nasılsa bir defa sözleşme imzalayan bir kişinin disipliner sonuç doğuran bir eylemde bulunmadığı ve bu eylemin soruşturma raporuyla tespit edilmediği sürece sözleşmesinin yargı kararıyla mütemadiyen yenilenmesini sağlama sonucunu doğuracaktır. Öte yandan sözleşme ilişkisinin başlangıcında ilgililer tarafından sözleşmenin süreli olduğu ve sürenin bitiminde kendiliğinden ortadan kalkacağı bilinmekte olup, sözleşmesinin devamı konusunda haklı bir beklenti oluştuğundan da söz edilemez. Somut olayda davacının görev süresi 15/02/2015 tarihinde sonra ermiş ve görev süresi uzatılmamıştır. 2547 sayılı Kanunun 23. maddesinin (a) bendi uyarınca görevi sona eren davacının üniversite ile hiçbir ilgisi kalmadığından bu tarihten sonra çalışmamış olan davacı hakkında tesis edilen 2019 tarihli işlem sadece bir kayıt kapama işlemidir. Yapılan açıklamalar çerçevesinde, davacının süresi biten sözleşmesinin yenilenmeyeceğinin bildirilmesi şeklinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görmediğimden aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılamıyorum.