T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 37. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2869 KARAR NO: 2026/41 KARAR TARİHİ: 15/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/11/2025 NUMARASI: 2025/429 2025/431 DAVANIN KONUSU: Reddi Hakim/Hakimin Çekinmesi İncelemesi Taraflar arasında görülen dava sırasında davalı/birleşen davacı ... Şti vekili tarafından reddi hâkim yoluna …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 37. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2869 KARAR NO: 2026/41 KARAR TARİHİ: 15/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/11/2025 NUMARASI: 2025/429 2025/431 DAVANIN KONUSU: Reddi Hakim/Hakimin Çekinmesi İncelemesi Taraflar arasında görülen dava sırasında davalı/birleşen davacı ... Şti vekili tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur. Ret talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi davalı/birleşen davacı ... Şti vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresi içerisinde verilen istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Taraflar arasında görülen Reddi hakim isteyen şirket temsilicisi tarafından Bakırköy 4. ATM'ne sunulan dilekçesinde özetle; davacı şirket adına dosyaya 21/11/2024 tarihinde Av. ... isimli avukat tarafından yetki belgesi sunulduğunu, söz konusu avukatın Av. ... ve Av. ... ile dosyayı takip ettiğini, mahkeme başkanı...'ın belirtilen avukatlar ile tanıştığını ve söz konusu avukatların ofisinde çekmiş olduğu videoyu sosyal medyasında paylaştığını, belirtilen avukatların dosyayı haricen takip etmesinden sonra mahkeme heyeti tarafından aleyhlerine ara kararlar vererek şirkete ait 11 adet iş yeri vasfındaki taşınmazların davacı ... A.Ş'ne devrinin sağladığını, mahkeme başkanının üye hakimleri de etkilemek suretiyle tarafsızlığını kaybettiğini, bu nedenlerle HMK.36.maddesi gereğince reddi hakim talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davacı-birleşen dava davalılar vekilleri dosyaya sunmuş oldukları beyan dilekçelerinde özetle; davalı tarafın iddialarının doğru olmadığını, daha önce de farklı başkan ve hakimler ile ilgili reddi hakim talebinde bulunduğu, taleplerinin tamamının merci tarafından reddedildiğini, davalı tarafın asılsız iddialarla yargılamayı geciktirmek istediğini, bu nedenlerle talebinin reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.Hakimin reddi HMK'nın 36. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, HMK 36.maddesi hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması halinde taraflardan birinin hakimi reddedebileceğini, hakimin de bizzat çekilebileceğini hükme bağlamıştır. Yine aynı maddede, davada iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması, davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği helde görüşünü açıklamış olması, davada tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hakim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olması davanın dördüncü derece de dahil yan soy hısımlarına ait olması, dava esnasında iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması hallerinde hakimin reddi sebebinin varlığının kabul edileceği düzenlenmiştir.Yukarıda belirtilen red sebepleri sınırlı olmayıp, HMK 36.maddesinde belirtilmeyen ancak hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren başka sebeplerin de hakimin reddini gerektireceği açıktır.HMK 41.maddesi red sebebi ve bu sebebe ilişkin inandırıcı delil veya emare gösterilmemiş ise red talebinin, reddi istenen hakim tarafından geri çevrileceğini düzenlemiş olup, hakimin reddini talep eden tarafın red sebebine ilişkin mutlak bir ispat vasıtası olarak delil göstermesi zorunlu olmayıp, red sebebine ilişkin emareler de yeterlidir. Yargı yetkisi Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır. (Anayasa m.9) Hakimler görevlerinde bağımsızdır. Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler. Bu nedenle hakimler önüne gelen uyuşmazlıkları kanuni çerçevesinde çözmek zorundadırlar. Bu işlemi yaparken hakim bir olay ile ilgili kuracağı hükümle tarafların adalet duygusunu zayıflatacağını değil, güçlendireceğini düşünüp hedefleyerek çalışmalı, kanunlardan aldığı güçle hareket etmelidir. Hakim tarafların geçerli ve kanuni delillere dayanmayan soyut iddiaları karşısında başkalarına ve kendisine yabancı kalarak hukukun ne dediğini söyleme yetkisini kullanıp, yargılama işlemi ile yargı kararlarının kişisel görüş, inanç ve duyguların aracı olamayacağını, aksine hakimlerin yansız ve kanunlardan aldığı güçle adaleti sağlamaya çalıştığını davanın taraflarına inandırmalıdır. Yargılama sırasında, taraflardan birinin mahkeme hakimi hakkında şikayette bulunması veya aleyhine dava açması veya mahkeme hakiminin davanın taraflarından biri hakkında şikayette bulunması (suç duyurusunda bulunması) HMK.nın 36/1-d maddesindeki "davalı olmak" anlamında yorumlanamaz. Suç duyurusunda bulunulması hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebep olarak da düşünülemez.Dosya kapsamına göre, somut olayda HMK'nın 36. Maddesinde öngörülen hakimin reddi ve çekilmesini gerektirecek sebeplerinin bulunmadığı, reddeden davalı- birleşen dosya davacısı vekili mahkeme başkanı ile karşı taraf vekilleri arasında yakın ilişkisinin bulunduğu, dosyaya yetkili giren ve mahkeme başkanının tanıdığı olan kişinin dosyaya taraf vekili olarak katılması sonrasında dosyada verilen isabetli kararların ortadan kalktığı, dosyaya atanan tasfiye memurunun da karşı taraf vekilleri ile tanıdık ilişkisinin bulunduğu, mahkemenin önceki verdiği arar kararlara aykırı şekilde şirket adına kayıtlı taşınmazlar bakımından işlem tesisi yoluna gidildiği, bu tarz kararlar bakımından beyan sunulma ve savunma yapılmasına olanak verilmediği, tasfiye memurlarının sunmuş olduğu rapora itiraz süresi beklenmeksizin önceki kararların tersine taşınmazların devredildiği, tedbir ve rapora itiraz süresinin uzatılması taleplerinin değerlendirilmediği, mahkeme hakimin şikayet edildiği gerekçelerinin somut olayda HMK'nın 36. Maddesinde öngörülen hakimin reddi sebeplerinin bulunmadığı, red sebebi olarak ileri sürülen hususların işin esası yönünden isitinaf ve temyiz sebebi olup hakimin tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektiren neden olarak değerlendirilmeyeceği, yapılan yargılamadan önce var olmayan ve derdest yargılama sırasında dava açılması, Cumhuriyet Savcılığına veya HSK'ya şikayette bulunulmasının HMK'nın 36/1-d maddesi uyarınca davalı olarak yorumlanamayacağı, mercice verilen ret kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla bu hususa ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir.Para cezasına yönelik olarak yapılan incelemede, HMK'nun 42/6.maddesinde "Ret talebinin, kötüniyetle yapıldığının anlaşılması ve esas yönünden kabul edilmemesi hâlinde, talepte bulunanların her biri hakkında beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar disiplin para cezasına hükmolunur." düzenlemesi bulunmaktadır.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 23.03.1974 tarih 8/1431-262 sayılı kararında kötüniyetli taraf; yasal yönden haklı olmaksızın, yani kendisinin istem yahut savunma dayanaklarının açık bir yasa kuralı kapsamında yada itiraz görmemiş içtihatlar karşısında başarısızlığa peşinen mahkum olduğunu bilerek istem öne süren yada savunmada bulunan taraf olarak tanımlanmıştır. Bu kapsamda hakimin reddi için yeterli yasal sebeplerin bulunmadığı açık olan dosyada, duruşma tutanağına yansıyan ve duruşma düzenine aykırı bir kısım eylemlerin varlığı hakimin tarafsızlığını yitirdiğinin öne sürülmesi ret talebinin kötüniyetle yapıldığını göstermektedir. Ayrıca aynı yargılamada davalının defaeten reddi hakim talebinde bulunduğu hususu da dikkate alınarak, hakimin reddi talebinde bulunan davalı hakkında disiplin para cezası uygulanmasında herhangi bir usul ve yasaya aykırılık yoktur. Verilen ceza miktarının hakkaniyete uygun olduğu da dikkate alınarak istinaf isteminin reddine dair karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince, BAKIRKÖY 5.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2025/429 D.İş, 2025/431 karar sayılı kararına karşı istinaf başvuru talebinin REDDİNE, Kararın yerel mahkemece taraflara tebliğine,İstinaf giderlerinin davalı/birleşen davacı ... Şti vekili üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 15/01/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.