5. Hukuk Dairesi 2025/10524 E. , 2026/5533 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1355 Esas, 2025/828 Karar DAVA TARİHİ : 13.01.2017 KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/233 Esas, 2024/170 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmişt…
5. Hukuk Dairesi 2025/10524 E. , 2026/5533 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1355 Esas, 2025/828 Karar DAVA TARİHİ : 13.01.2017 KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/233 Esas, 2024/170 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar ve asli müdahil vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince asıl davanın ve asli müdahale davasının kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın ve asli müdahale davasının reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve asli müdahil vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar ve asli müdahil vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, .... ilçesi, ... Mahallesi 2356 parsel sayılı taşınmazın davalı İSKİ mülkiyetinde olduğunu, eski 1572 parsel numaralı taşınmazda müvekkillerinin murisi ... ...’in malik ve hissedar olduğunu, söz konusu taşınmazda müvekkillerinin murisinin mülkiyet hakkına 21.04.1972 tarihli Kadastro Mahkemesi kararıyla karar verildiğini, davaya konu taşınmaz hakkında davalı İSKİ'nin 221 sayılı yasaya göre hasımsız olarak açtığı Eyüp 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1964 / 819 Esas sayılı dava sonucunda eski 1572 parsel sayılı taşınmazın ifraz edilerek 2355, 23 56... sayılı parsellere bölündüğünü, dava konusu 2356 sayılı parselin davalı adına tapuya tescil edildiğini, söz konusu dava ile ilgili olarak müvekkillerine herhangi bir tebligat yapılmadığını, dava konusu yere kamulaştırmasız el atma hükümlerinin uygulanması gerektiğini belirterek dava konusu taşınmaza yapılan kamulaştırmasız el atmanın bedelinin tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve asli müdahale davasının kabulüne, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma tahsisinin 1956 yılından önce olduğunu, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin dolduğunu, murisin taşınmazı 1957 yılında satın aldığını, 221 sayılı Kanun'un uygulanması gerektiğini, dava tarihine göre değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu ve maktu harca hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar murisi ... ...'in İskan Kanununa göre alması gereken 7.811,00 m² olup (1945 yılında çıkan Kanun öncesinde dönüm 918,393 m² olarak yine 1 evlek de 229,598 m² için kullanılmaktaydı) bu miktarda mahkeme kararıyla 2357 parselden ifrazen verildiğinden ayrıca 2356 parselde talep edebilecekleri hakları bulunmadığından (Eyüp 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21/01/19 79... /6 74... /20 sayılı kararı gereğince ) davacıların kamulaştırmasız el atma tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve asli müdahale davasının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve asli müdahil vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar ve asli müdahil vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın davacılar murisince 21.04.1972 tarihinde edinildiğinden 221 sayılı Kanunun uygulanma imkanının olmadığını, davanın temeli olan davalı idare lehine 1966 yılında yapılan tescil işleminin yolsuz nitelikte olduğunu,1958 yılında yapılan kadastro tespiti, davacılar murisi ... ... lehine olduğunu, 1972 tarihli Kadastro Mahkemesi kararıyla kesinletiğini ve tespit edilen mülkiyet hakkının 2356 parsel yönünden de fiilen ve hukuken geçerli olduğunu, murisin taşınmaz üzerindeki hakkının tapuya rağmen yok sayılamayacağını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin belirlenmesine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar ve asli müdahil vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı ve asli müdahilden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.