10. Hukuk Dairesi 2025/12329 E. , 2025/16913 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/183 E., 2025/17 K. Taraflar arasındaki rücuan alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Dairemiz bozma kararına uyularak İlk Derece Mahkemesince hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı Kurum vekili ve davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapıla…
10. Hukuk Dairesi 2025/12329 E. , 2025/16913 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/183 E., 2025/17 K. Taraflar arasındaki rücuan alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Dairemiz bozma kararına uyularak İlk Derece Mahkemesince hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı Kurum vekili ve davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüyle duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayıl Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kurumda sigortalı ... sicil sayılı dosyada davalı ...Ş. adına işlem gören iş yeri sigortalısından ...'in 12.11.2014 tarihinde geçirdiği iş kazası neticesinde vefat ettiği, kaza nedeniyle sigortalıya 194.495,85 TL ilk peşin sermaye değerli gelirin bağlandığı ve 210,64 TL hastane masrafı sarf edildiği, toplamda Kurum harcamasının 194.706,49 TL olduğu dava dışı sigortalının hak sahipleri tarafından Mahkemece 2014/710 Esas sayılı dosyasında İş güvenliği uzmanlarından alınan bilirkişi raporunda ... Mağazacılık A.Ş ye %40, ...'in %50, ...in ise %10 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, müvekkil Kurumun rücuen almaya hak kazandığı tazminat tutarının bulunduğu tüm bu nedenlerle 97.353,24 TL peşin sermaye değerli gelirin gelir bağlama kararının onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın önce usulden reddinin talep edildiği, davalı tarafından ikame edilen davanın belirsiz alacak davası olarak belirtildiği davacının davasını bu şekilde ikame etmesinde hukuki yarar bulunmadığından davanın usulden reddinin gerektiği, davanın ... Sigorta A.Ş. ye ihbarının gerektiği, müvekkil işverenliğin meydana gelen elim kazada herhangi bir kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığı, cevap dilekçesindeki tüm beyanlarını tekrarla davanın reddi ile tüm yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemenin 06.03.2019 tarihli kararıyla; yapılan yargılama, alınan kusur raporları ve hesap raporları, tarafların sunmuş olduğu deliller, resen toplanan deliller ve diğer dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Mahkemece 17.07.2018 tarihli bilirkişi heyet raporunda işveren ... Mağazacılık A.Ş. çalışanlarını, işleri içinden veya dışından kaynaklanacak her türlü tehlike ve risklere karşı gerekli tüm önlemleri alarak koruma yükümlülüğü olmasına rağmen bunu sağlamadığı, davaya konu olay silahlı soygun olup, çalışma saatlerine göre soygun olma ihtimali göz ardı edilerek bununla ilgili herhangi bir eğitim ve ek bir koruma tedbiri alınmadığı, davaya konu olay, ani olarak gelişen, iş yerinde personelin güvenliğini tehdit eden ve acilen müdahalede bulunulmayı gerektiren bir durum olduğu halde, işveren çalışanın iş sağlığı ve güvenliğini sağlamak için yapılması gerekenleri önceden plan yapıp gerekli tedbirleri almadığı için %40 oranında kusurlu olduğu, davaya sebep olan ... kasadaki paraları almak isteyen ve maktulün direnmesi üzerine maktulü silahla vurduğu ve ölümüne sebep olduğu için %50 oranında kusurlu olduğu, maktul ... üzerinde kendini koruyacak hiçbir ekipman olmadığı halde soyguncuya karşı direndiği için kendi can güvenliğini tehlikeye attığı, bu nedenle 6331 sayılı Kanun'un 19. maddesindeki hükümlerine aykırı hareket ettiği için %10 oranında kusurlu olduğu olduğunun anlaşıldığı, davacı vekili 18.02.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile davalı işveren sorumluluğu (194.495,85 TL * %40 =77.798,34 TL ve hastane masrafı yönünden toplam kusur %90 karşılığı 189,76 TL ) üçüncü kişi konumunda bulunan davalı ...'in sorumluluğu (194.495,85:2=97.247,92 TL * %50 = 48.623,96 TL ve hastane masrafı yönünden toplam kusur olan %90 karşılığı 189,76 TL olmak üzere) toplam 126.612,06 TL olarak ve ... yönünden müteselsül sorumluluğu dikkate alınarak 48.813,72 TL ile sınırlı olarak müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiği, gerçek tavan zarar hesabına yönelik rapor alındığı ve talebin tavan zararını geçmediği, kusurlu olan davalıların 5510 sayılı kanunun 21. maddesi uyarınca sorumlu oldukları görülmekle davanın kabulüne karar verilerek gelire ilişkin 126.422,30 TL rücu tazminatının davalı ...'in sorumluluğu 48.623,96 TL ile sınırlı olmak üzere gelir bağlama onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı Kuruma ödenmesine, hastane masraflarına ilişkin 189,57 TL rücu tazminatının sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı Kuruma ödenmesine şeklinde karar vermek gerekmiş ve gelire ilişkin 126.422,30 TL rücu tazminatının davalı ...'in sorumluluğu 48.623,96 TL ile sınırlı olmak üzere gelir bağlama onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı Kuruma ödenmesine, hastane masraflarına ilişkin 189,57 TL rücu tazminatının sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı Kuruma ödenmesine dair karar vermiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 06.03.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı Kurum ve davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 26.11.2020 tarihli kararı ile dosyadaki yazılara, hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere, bu delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine ve HMK.'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesinin kamu düzenine aykırılık halleri hariç istinaf dilekçesinde belirtilen sebeple sınırlı olarak yapılabileceğinin anlaşılmasına göre usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan hükme yönelik taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine dair karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 26.11.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili ve davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairece, "..Eldeki davada ise yukarıdaki hukuki ve maddi açıklamalar doğrultusunda öncelikle iş kazasının gerçekleştiği market işletmesi niteliğinde iş yerinde uygulanması gerekli iş sağlığı ve güvenliği kurallarının hangileri olduğunu belirlemek, bu cümleden olarak sigortalının imzasını taşıyan 01.04.2014 tarihli güvenlik talimatı içeriği, var ise olay tarihinden önce bu market işyerine ilişkin risk değerlendirme raporunun yapılıp yapılmadığı da yöntemince araştırılarak sigortalının çalıştığı market işyerinin ilçe içerisindeki konumu ve asayiş olarak durumu gözetilip, gasp ve hırsızlık olaylarının işyeri çevresinde yaygın suçlardan olup olmadığı kolluk vasıtasıyla araştırılarak, işverenin işyerinin bu özel durumlara göre alması gereken önlemler olup olmadığı, var ise somut olarak hangi önlemleri alması gerektiği belirlenip, bu hususta işverence sigortalıya imza ile tebliğ edilen güvenlik talimatının iş sağlığı ve güvenliği kapsamında alınması gereken tedbirler yönünden yeterli nitelikte bir tedbir olup olmadığı değerlendirilerek, tespit edilecek bu bilgi ve belgeler ile birlikte dosyanın alanında uzman A sınıf iş güvenliği uzmanı bilirkişilerden oluşturulacak üç kişilik heyete incelettirilerek, tüm davalıların ve sigortalının kusur durumlarını ağırlık ve oranlarını belirler mahiyette somut verilere dayalı rapor düzenlenmesinin istenmesi düzenlenecek bu raporlarla birlikte dosya kapsamındaki deliller bir bütün olarak değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamındaki yetersiz bilirkişi raporlarına itibarla hüküm tesisi hatalı olmuştur. Kabule göre de, davalı ...’in üçüncü kişi olduğu kabul edilmiş olmasına rağmen, 5510 sayılı Yasanın 21. maddesinin 4. fıkrasındaki, iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle gerçekleşmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısından sorumluluğunun belirtilmesi karşısında, bu davalı yönünden anılan fıkra hükmüne uygun şekilde sorumluluğunun miktarının belirlenmemesi de isabetsiz olup, bozma nedenidir..." gerekçesi ile bozulmuştur. B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra verilen temyiz incelemesine konu 17.01.2025 tarihli kararla : "..HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Toplam 194,495,85 TL'nin (davalı ... yönünden 48.623,96 TL, davalı ...Ş. yönünden 126.422,30 TL ile sınırlı olmak üzere) peşin sermaye değerli gelirin onay tarihinden; hastane masraflarının (189,57 TL ) ise sarf tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılardan tahsilde tekerrür olmamak üzere müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 11.957,41 TL karar ve ilam harcından harç tahsil müzekkeresi ile yatırılan 8.648,85 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 3.308,56 TL'nin 919,04 TL'sinin davalı ...'den, 2.389,52 TL'nin davalı ...Ş'den tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 6.470,80 TL yargılama giderinin 1.797,44 TL'sinin davalı ...'den, 4.673,36 TL'nin davalı ...Ş'den tahsil edilerek davacıya verilmesine, 5-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT ye göre hesap edilip takdir edilen kabul edilen miktar üzerinden 30.000,00 TL vekalet ücretinin 8.333,33 TL'sinin davalı ...'den, 21.666,67 TL'nin davalı ...Ş'den alınarak davacıya verilmesine,.." şeklinde karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararında gerekçe kısmında belirlenen rücu alacağı ile hüküm kısmında belirtilen alacak arasında çelişkinin mevcut olduğunu, talepten fazlasına hükmedilmesi, kararın infazında da sıkıntı doğuracağından bu yönün hukuka aykırı olduğunu, kararın yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin bölümünde ise, davalılar arasında teselsül ilişkisi gözetilmeksizin tahsil hükmü kurulmuş, bu yönüyle müşterek-müteselsil sorumluluk esasına aykırı şekilde karar verildiğini, teselsül ilişkisi kurulmaması; hükmedilen vekalet ücreti alacağı ve yargılama gideri alacağının davalılardan sınırlı oranda tahsil edilebilmesi sonucunu doğuracağından, müvekkil Kurum aleyhine olduğunu beyanla temyiz talebinde bulunmuştur. Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının ve alınan kusur raporunun hatalı olduğunu davalı şirketin herhangi bir kusuru olmadığını, kusurun silahlı eylemle öldürmeyi gerçekleştiren diğer davalıda ve müteveffada olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 12.11.2014 tarihinde meydana gelen iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelir ve hastane masrafları nedeniyle oluşan Kurum zararının tahsili istemine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı Kurum ve davalı ...Ş. vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından; Mahkemece verilen kararın gerekçe kısmında "..SGK İlkadım Sosyal Güvenlik Merkezinin 22/06/2015 tarihli yazı cevabı ile ... 'in geride kalan hak sahibi ... için 194.495,85 TL peşin sermaye değeri ve 210,64 TL hastane masrafı olmak üzere toplamda 194.495,85 TL Kurum harcamasının yapıldığının bildirildiği tespit edilmiş olup kusur oranına göre SGK'nın rücuya tabi alacağı ... Mağazacılıktan toplamda 126.422,30 TL ve 5510 sayılı Yasa 21/4 maddesi uyarınca 3. kişi konumunda olan ...'in sorumluluğunun 87.712,20 TL olduğu tespit edilmiştir. İş bu doğrultuda denetime elverişli bilirkişi raporuna göre karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.." denildiği; gerekçesinde davalı ... yönünden sorumluluğun 87.712,20-TL olduğunun belirtilmesi hüküm kısmında ise davalı Kurum talebi ile bağlı kalarak 48.623,96-TL üzerinden hüküm tesis edildiği belirtilmeyerek çelişki oluşturulduğu davalıların sorumlu olduğu toplam miktar 126.422,30-TL olduğu halde, toplam 194,495,85 TL üzerinden hüküm kurulduğu, ayrıca hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları gözetilmeksizin giderlerden oranlama yapılmak suretiyle sorumlu olduklarına karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. O halde, davacı Kurum ve davalılardan ... Mağazacılık A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi'nce verilen hüküm bozulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Davacı Kurum ve davalılardan ... Mağazacılık A.Ş. vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine 09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.