Kamu görevlisinin eylemine bağlı olarak meydana gelen ölüm olayı nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Kamu görevlisinin eylemine bağlı olarak meydana gelen ölüm olayı nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 14/2/2019 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Antalya Kepez İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Araştırma Büro Amirliğinde görev yapan polis memurları İ. ve O.S., ihbar üzerine farklı suçlardan aranan bir şahsı yakalamak için 22/1/2017 tarihinde ihbarcı şahsın da katılımıyla başvurucuların annesi olan H.Y.nin ikametgâhının bulunduğu adrese gitmiştir. Polisler konutu bir süre gözledikten sonra eşgale uyan kişilerin konutun bahçe içinde bulunan balkonunda oturuyor olduğunu görmeleri ve ihbarcının da bu kişilerden birinin aranan şahsa benzediğini söylemesi üzerine bahçe kapısından içeri girmiştir. İhbarcı kişi, güvenli olduğu düşünülen bir konumda bırakılmış; konutun bahçesine girmemiştir. Başvurucuların formdaki ifadelerine göre olaylar, izleyen cümlelerde aktarıldığı gibi gerçekleşmiştir. Bahçe kapısından giren polis memurunun (Başvurucular polis memurunun sivil görünümlü olduğunu ve kendisini tanıtmadığını, kimlik de göstermediğini belirtmişlerdir.) hiçbir şey söylemeden Ali Yücel'e silah doğrultmuş ve neden geldikleri, kim oldukları yönünde sorulan sorulara cevap vermemiştir. Bu sırada Ali Yücel olay esnasında birlikte olduğu misafirlerinin arkasına saklanmış ancak polis memuru, Ali Yücel'in kolundan tutarak silahını kendisine doğrultmaya devam etmiştir. Bu sırada mutfakta olan H.Y. ise çıkan gürültü üzerine olayın gerçekleştiği, bahçe içinde bulunan balkona gelmiş ve polis memuruna "Ne oluyor oğlum, bir şey mi var, siz kimsiniz?" şeklinde sorular yöneltmiştir. Polis memuru H.Y.yi koluyla ittirmiş ve soruya cevap olarak "Teyze sen bir çekil, oğlun cinayet işlemiş, cinayetten aranıyor." şeklinde beyanda bulunmuştur. Ali Yücel annesinin kalp rahatsızlığı bulunduğunu beyan etmesine karşın polis memuru Ali Yücel'e silah doğrultmaya ve onu tutmaya devam etmiştir. Akabinde ikinci bir polis memuru elinde evrakla bahçeye girmiş ve Ali Yücel'in talebi üzerine polis kimlik kartını ibraz etmiştir. Bunun üzerine Ali Yücel de kimliğini çıkartarak daha sonra gelen polis memuruna ibraz etmiş ve aranan şahsın kendisi olmadığı polis memurlarınca anlaşılmıştır. Başvurucuların annesi H.Y. söz konusu olay sırasında rahatsızlanmış ve ambulansla hastaneye sevk edilmiştir. H.Y. tedavi altına alındığı hastanede aynı gün kalp krizi neticesinde vefat etmiştir. Başvurucular, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde polis memurları İ. ve O.S.den hukuksuz eylemleri sonucu annelerinin ölümüne sebep olmaları nedeniyle şikâyetçi olmuştur. Polis memurları İ. ve O.S. soruşturma sırasında alınan ifadelerinde "Ali Yücel'e silah doğrultmadıklarını, kelepçe veya fiziksel temasın söz konusu olmadığını; [H.Y.ye] yönelik itme/dokunma şeklinde de olsa fiziksel müdahalede bulunulmadığını; [H.Y.nin] olay sırasında bahçede olmadığını, kendi eylemlerinden ziyade Ali Yücel'in fevri hareketleri sonucu [H.Y.nin] bahçeye geldiğini ve fenalaştığnı; 'senin oğlun katil' şeklinde bir ifadenin söz konusu olmadığını ve sadece görevlerini yaptıklarını" beyan etmiştir. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı 10/5/2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir;"Yapılan soruşturma neticesinde, her ne kadar müştekiler vekili polis memurlarının hiçbir arama izni alınmaksızın, savcılık talimatı veya talebi veya mahkeme izni olmaksızın tamamen kendi keyfi ve ihmali davranışlarıyla ikamete gelerek hatalı teşhis ile gözaltına yapmaya çalıştıkları ve ihmalleri neticesinden maktülün ölümüne sebebiyet verdiklerinden bahisle şikayetçi olmuş ise de, Kepez İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Araştırma Büro Amirliği'nde görev yapan şüpheli polis memurlarının Uyuşturucu Ticareti Yapmak, Hükümlü ve Tutuklunun Kaçması, Tasarlayarak Adam Öldürme, Hırsızlık, Basit Yaralama, İftira suçlarından hakkında yakalama emirleri bulunan ve 8,5 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan [Ş.] isimli şahsın yakalanması yönünde yapılan ihbara dayanarak Polis Vazife ve Salahiyet Kanununun Maddesinde 'haklarında yetkili mercilerce verilen yakalama veya tutuklama kararı bulunanları, eylemin veya durumun niteliğine göre; koruma altına alır, uzaklaştırır ya da yakalar ve gerekli kanuni işlemi yapar' şeklindeki düzenleme uyarınca bu yetki kapsamında ihbara konu aranan şahsın kaçma ihtimalini gözeterek gerekli tedbirleri alarak söz konusu ikametin bahçe kısmına girdikleri, aranan şahsın eşgali ile ikamette bulunan Ali Yücel isimli şahıs arasındaki benzerlik üzerine yapmış oldukları kimlik kontrolünde aranan şahsın Ali Yücel isimli şahıs olmadığını tespit ettikleri, o esnada ikamet içerisinden ikametin bahçe kısmına gelen Ali Yücel'in annesi olan maktüle [H.Y.nin] fenalaşmaya başladığı ve kaldırıldığı hastanede kalp krizi sonucu vefat ettiği, bu şekilde meydana gelen olayda şüpheli polis memurlarına atfedilecek herhangi bir kusurun veya ihmalin bulunmadığı kanaatine ulaşıldığından ... " Başvurucular, şikâyet edilen polislerin hukuka aykırı olarak silah kullandığını, kalp rahatsızlığı olduğu söylenen bir kişinin bulunduğu ortamda hukuksuz hareketlerine devam ettiklerini ve ölüme neden olan bu eylemlerinin bilinçli taksire vücut verdiğini belirterek Antalya Sulh Ceza Hâkimliği nezdinde kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı itirazda bulunmuştur. Antalya Sulh Ceza Hâkimliği 8/8/2018 tarihli kararla itirazı reddetmiştir. Gerekçede itiraza konu kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı ifade edilmiştir. Başvurucular itirazın reddine dair kararı tebellüğ etmelerinin ardından 14/2/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. İlgili Mevzuat 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir: “İdari dava türleri şunlardır:...b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,...” 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun maddesinin ilk cümlesi şöyledir:"Kişiler kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili olarak uğradıkları zararlardan dolayı bu görevleri yerine getiren personel aleyhine değil, ilgili kurum aleyhine dava açarlar. "B. Yargı Kararları Danıştay Onuncu Dairesi 16/9/2019 tarihli ve E.2019/7648, K.2019/5705 sayılı kararıyla; polis memurlarının eylemi nedeniyle uğranılan zararın tazmini için açılan davada, görevin yerine getirilmesi sırasında gerçekleşen hizmet kusurunu tespit etmek suretiyle tazminata hükmeden İzmir İdare Mahkemesinin 29/1/2019 tarihli ve E.2019/84, K.2019/140 sayılı kararını onamıştır. Danıştay Onuncu Dairesinin kolluk kuvvetlerinin eylemleri nedeniyle uğranılan zararların tazmini için açılan davalara ilişkin olarak farklı tarihlerde verilmiş kararları mevcuttur (çok sayıda karar arasından bkz. E.2016/1127, K.2019/4287; E.2016/13930, K.2019/4289; E.2018/1153, K.2019/4285).