10. Hukuk Dairesi 2012/13042 E. , 2013/10495 K. "" Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraflarca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava, geçirdiği iş kazası s…
**10. Hukuk Dairesi 2012/13042 E. , 2013/10495 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraflarca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava, geçirdiği iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine yapılan giderler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesi istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa’nın 26/1. maddesidir. Bilindiği üzere anılan madde kusura dayalı bir sorumluluk esasını getirmekte olup, davalının sorumlu tutulabilmesi için olaydaki kusurunun ağırlığının saptanması gerekmekte olup, Mahkemece, kusur raporu alınmaksızın, aynı olayın yargılandığı ...Ağır Ceza Mahkemesinin zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılan ceza dosyasında alınan raporuna istinaden karar verildiği anlaşılmaktadır. Rücu davalarında, aynı olayla ilgili olarak ceza mahkemesince verilen kararı kesinleşmiş hükümlerin ve bu hükümlerin kusur raporlarının, kuvvetli delil niteliğinde olduğu Dairemiz tarafından da benimsenen bir husustur. Ancak, bunun aksine uyuşmazlığı esastan çözümlenmemiş bir davadaki kusur raporunun rücu davasında hükme esas alınması mümkün değildir. Öte yandan, bu davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 26.maddesindeki “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün Anayasa Mahkemesinin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve E:..., K:2006/106 sayılı kararı ile Anayasaya aykırılık nedeniyle iptaline karar verilmiş bulunması, Kurumun rücu hakkını; yasadan doğan kendine özgü ve sigortalı ya da hak sahiplerinin hakkından bağımsız basit rücu hakkına dönüştürmüştür. Mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgulara göre, iş kazasının meydana gelmesinde davalının, sigortalının ve 3. kişilerin kusurunun bulunup bulunmadığı hususunda oluşa ve kanuna uygun olarak, konusunda ve işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında uzman bilirkişilerden kusur raporu alınması ve sonucuna göre karar verilmesi; kabule göre de kısmen ret kararının Anayasa Mahkemesinin iptal kararından kaynaklanması nedeniyle, kurum aleyhine yargılama giderine ve bu kapsamda vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O hâlde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 16.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.