2. Ceza Dairesi 2012/1050 E. , 2013/25365 K. "İçtihat Metni" Tebliğname No : 4 - 2009/271758 MAHKEMESİ : Derik Sulh Ceza Mahkemesi TARİHİ : 27/05/2009 NUMARASI : 2008/66 (E) ve 2009/37 (K) SUÇ : Hakaret Dosya incelenerek gereği düşünüldü: I-5237 sayılı TCY.'nın 125/1. maddesi uyarınca "Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişi ile ihtilat edilerek işlenmesi gerekir." Öğrenci Davranışlarını Değerlendirme Kurulu tarafından düzenlenen 24.03.2006 tarihli tutanakta i
**2. Ceza Dairesi 2012/1050 E. , 2013/25365 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname No : 4 - 2009/271758 MAHKEMESİ : Derik Sulh Ceza Mahkemesi TARİHİ : 27/05/2009 NUMARASI : 2008/66 (E) ve 2009/37 (K) SUÇ : Hakaret Dosya incelenerek gereği düşünüldü: I-5237 sayılı TCY.'nın 125/1. maddesi uyarınca "Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişi ile ihtilat edilerek işlenmesi gerekir." Öğrenci Davranışlarını Değerlendirme Kurulu tarafından düzenlenen 24.03.2006 tarihli tutanakta imzası bulunan öğretmen tanıklar R. D.. ve M.T..'ın 28.06.2006 tarihli celsede alınan ifadelerinde tutanakta belirtilen sözleri bizzat duymadıklarını, diğer kurul üyelerinin düzenlediği bu tutanağı daha sonra imzaladıklarını bildirmeleri ve kurul üyesi olan tanıklar F.T.. ve İ.V..'nun tutanak içeriğinde belirtilen sözleri bizzat duyduklarını bildirmeleri karşısında; 24.03.2006 tarihli tutanak içeriğinde belirtilen sözleri iki kişinin duyduğu, ihtilat unsurunun oluşmadığının anlaşılması ve kurulun tutanak düzenlemesi üzerine sanığın da 24.03.2006 tarihli tutanağı düzenleyerek kurula verdiği, bu tutanak içeriğinde yazılı olan "....İlçe Milli Eğitim çalışanları ve başta İlçe Kaymakamı C.. K.., okullara gereken ilgi ve alakayı göstermediklerinden, okullarımız ilim ve irfan yuvası halinden çıkıp bir para toplama yerine dönüştürülmüşlerdir. Balık baştan kokar misali çocuklarımız ilgisizlik ve alakasızlıktan her geçen gün her bakımdan yozlaşmaktadırlar...." şeklindeki sözlerinin ise eleştiri niteliğinde olduğu gözetilmeden, sanığın yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesi, II-Kabule göre de; 1-Ceza yasasında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir. Somut olayda sanığa yüklenen suç kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçu olup, hakaret suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCY.nın 125/1 maddesinde hapis ve adli para cezası olarak öngörülen seçenekli yaptırım, aynı maddenin 3-a fıkrasında yer alan görevliye hakaret suçunu da kapsadığından, kamu görevlisine karşı hakaret suçundan, seçenekli yaptırımlardan neden hapis ya da adli para cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesi gösterilip, daha sonra hükmedilen hapis ya da adli para cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesinde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerekirken, yalnızca hapis cezasının alt ve üst sınırları arasında temel cezanın belirlenmesine ilişkin gerekçe gösterilmesi, 2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı, olayda katılanın bir tazminat istemi bulunmadığı gibi dosyaya yansıyan bir zararının da belirlenemediği, sanığın adli sicil kaydındaki ilamın kesinleşme tarihinin bu suç tarihinden sonra olduğu, dolayısıyla suç tarihinde kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken “Sanık hakkında kurulan hükmün, sanığın adli sicil kaydında görünen aynı neviden suç işlemesi, katılanın şikayetinin devam etmesi gözününde bulundurularak, bir daha suç işlemeyeceği yönünde mahkememizce olumlu kanaat oluşmadığından CMK.231.maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına,” biçimindeki, yasal ve dosya içeriğine de uygun olmayan gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, 3-Sanığın adli sicil kaydındaki ilamın kesinleşme tarihinin bu suç tarihinden sonra olduğu ve 5237 sayılı TCY.'nın 51/1-a bendine göre tayin olunan cezanın ertelenmesine yasal engel bulunmadığı belirlenen sanık hakkında ertelemeye yer olmadığına karar verilirken, aynı yasanın 51/1-b bendinde belirtilen “suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda kanaat oluşması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde takdirin gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekirken, “Sanık hakkında kurulan hükmün, sanığın adli sicil kaydında görünen aynı neviden suç işlemesi, katılanın şikayetinin devam etmesi gözününde bulundurularak, bir daha suç işlemeyeceği yönünde mahkememizce olumlu kanaat oluşmadığından TCK 51. Maddesi gereğince ertelenmesine yer olmadığına,” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında 51. maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, 4-5237 sayılı TCY.'nın 53/1-c maddesinde belirtilen, velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri yönünden koşullu salıvermeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 05/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.