T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/16 KARAR NO : 2026/381 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17.10.2025 NUMARASI : 2025/669 Esas TALEBİN KONUSU : İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ : 04.03.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 04.03.2026 İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.10.2025 tarih 2025/669 Esas sayılı ara kararının Dairemizce incel…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/16 KARAR NO : 2026/381 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17.10.2025 NUMARASI : 2025/669 Esas TALEBİN KONUSU : İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ : 04.03.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 04.03.2026 İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.10.2025 tarih 2025/669 Esas sayılı ara kararının Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye.... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davalı vekili 15/10/2025 tarihli dilekçesiyle; yargılama sırasında 03/07/2019 tarihli ara kararla müvekkili şirkete ait taşınmaz ve araçlar üzerine ihtiyati tedbir konduğunu, yargılama sonucunda "şirketin feshi isteğinin reddine ve hisselerin karşılığının ödenmek suretiyle davacıların ortaklıktan çıkarılmalarına" ilişkin 2019/245 E ve 2022/1073 K sayılı kararın verildiğini, üzerinden 6 yıl geçen ihtiyati tedbir kararının varlığını sürdürmesinin müvekkili şirketi ağır ve geri dönülemez şekilde mağdur ettiğini, nihai karar ile takdir edilen ortaklıktan ayrılma paylarının davacılara gerekçeli karar dahi yazılmadan ödendiğini, ödenen tutarlar ile davacıların açılan dava doğrultusunda bir alacaklarının kalmadığını, buna rağmen müvekkili şirketin tüm taşınmaz ve araçları üzerinde halen ihtiyati tedbir olmasının hukuka aykırı ve orantısız olduğunu belirterek, müvekkili şirkete ait taşınmaz ve araçlar üzerindeki 03/07/2019 tarihli ihtiyati tedbirin tamamen kaldırılmasına, aksi kanaatte olunması halinde ise davacıların çıkma paylarının ödendiği dikkate alınarak tedbirin önemli ölçüde daraltılmasına karar verilmesini istemiştir. Davacılar vekili 17/10/2025 tarihli duruşmada; ihtiyati tedbirin kaldırılması yönündeki isteği kabul etmediklerini, nitekim; İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen diğer davada mahkemece karşı taraf vekilinin ihtiyati tedbir isteğinin reddine karar verildiğini ve yapılan istinaf başvurusunun da reddedildiğini, ayrıca eldeki bu davada davalı şirketin feshi yönündeki isteklerinin devam ettiğini belirtmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece verilen kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 03/07/2025 tarihli, 2023/887 Esas ve 2025/1032 Karar sayılı kararı ile kaldırıldığı, kaldırma kararının gerekçesinin "ayrılma payı alacağı yönünden harç yatırılmamış olması" olduğu, durum böyle olmakla birlikte anılan kararda istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususların incelenmediği, davacılar vekilinin davalı şirketin feshi yönündeki ilk isteklerinin devam ettiği, mevcut koşullara göre davacı tarafın ilk isteği olan "şirketin feshi" istemiyle ilgili de yeniden değerlendirme yapılması gerektiğinden, bu koşullarda ise ihtiyati tedbirin kaldırılması ya da daraltılması durumunda ileride davacı tarafın haklı çıkması ihtimalinde hak kaybına uğrama ihtimalinin bulunduğu dikkate alındığında ihtiyati tedbir kararının devamında davacı tarafın hukuken korunmaya değer yararı bulunduğundan, davalı tarafın 15/10/2025 tarihli dilekçesindeki yerinde görülmeyen isteğinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ:İhtiyati tedbire itiraz eden vekili, ihtiyati tedbirin devamlılığının, verildiği andaki koşulların varlığını sürdürmesine bağlı olup, değişen durum ve koşullarda tedbirin devamının haksız ve orantısız sonuçlar doğurması halinde kaldırılması veya değiştirilmesi gerektiğini, mahkemenin 2019/254 E sayılı dosyasından verilen ve yaklaşık yedi yıldır devam eden ihtiyati tedbirin uzun yargılama süreci ve gelinen aşama itibariyle artık koruyucu olmaktan çıkarak, amacını aşar ve haksız bir hale geldiğini, esas mahkemesinin nihai kararından hemen sonra gerekçeli kararın yazılması dahi beklenmeksizin hükmedilen ortaklıktan çıkma payının davacılara ödendiğini HMK'nun 396. maddesi uyarınca değişen koşullar dikkate alınarak mahkemece verilen 17.10.2025 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasının reddi kararının ortadan kaldırılarak, 03.07.2019 tarihli ihtiyati tedbirin tamamen kaldırılmasına, aksi halde ise davacıların ortaklıktan çıkma payı ödemeleri dikkate alınarak tedbirin daraltılmasına karar verilmesini istemiştir GEREKÇE : Talep, HMK'nun 396. Maddesi uyarınca değişen koşullar nazara alınarak yerel mahkemece verilen 03/07/2019 tarihli ihtiyati tedbir kararının tamamen kaldırılması, bunun mümkün olmaması halinde ise davacıların çıkma paylarının ödendiği dikkate alınarak tedbirin önemli ölçüde daraltılmasına karar verilmesi istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Yerel mahkemece yapılan yargılama sırasında verilen 03/07/2019 tarihli ara kararla davalı şirkete ait taşınmaz ve araçların devrinin önlenmesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verildiğini, davacıların ortaklıktan çıkma paylarının ödenmesi nedeniyle HMK'nun 396. Maddesi uyarınca değişen koşullar nazara alınarak yerel mahkemece verilen verilen 17.10.2025 tarihli ara kararın kaldırılmasına karar verilmesinin davalı vekilince talep edildiği anlaşılmıştır. İhtiyati tedbir bir dava olmayıp, geçici hukuki korumadır. İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununun 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Bu yasa hükmüne göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. İhtiyati tedbir isteminde davanın esası açısından haklılığın yaklaşık olarak, ispat edilmesi ve tedbirin uyuşmazlık konusu hususa ilişkin olması gerekir. Geçici hukuki koruma olan ihtiyati tedbirin, davanın yerine ikâme edilmemesi ve uyuşmazlığın esasını çözecek mahiyette olmaması, başka bir deyişle yargılamanın sonunda elde edilecek menfaatin ihtiyati tedbirle elde edilmemesi gerekir. Aksi halde ihtiyati tedbir hukuki kurumu ile getirilmesi amaçlanan hükümlerle bağdaşmayacaktır. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse veya yasanın öngördüğü ölçüde ispat edilememişse, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, davacılar vekilinin davalı şirketin feshi yönündeki ilk isteklerinin devam etmesi nedeniyle, mevcut koşullara göre davacı tarafın "şirketin feshi" istemiyle ilgili de yeniden değerlendirme yapılması gerekmesine, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı yönünden istinaf karar harcı olan 1.206,00-TL'den peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 590,60-TL'nin ihtiyati tedbire itiraz eden davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati tedbire itiraz eden davalının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.