8. Hukuk Dairesi 2014/18237 E. , 2016/2618 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti ... ile ... ve müşterekleri aralarındaki muhdesatın tespiti davasının kabulüne dair .... Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 07.03.2014 gün ve 241/98 sayılı hükmün Yargıay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, dava konusu 1031 parsel sayılı taşınmazda tek göz eve 7 ilave oda, hayvan damı
**8. Hukuk Dairesi 2014/18237 E. , 2016/2618 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti ... ile ... ve müşterekleri aralarındaki muhdesatın tespiti davasının kabulüne dair .... Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 07.03.2014 gün ve 241/98 sayılı hükmün Yargıay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, dava konusu 1031 parsel sayılı taşınmazda tek göz eve 7 ilave oda, hayvan damı ve sundurma yaptığını, meyve ağacı ve asma diktiğini, 500 parsel sayılı taşınmazda kuyu kazdırıp meyve ağacı yetiştirdiğini, 587 ve 565 parsel sayılı taşınmazları istinad duvarı ile çevirdiğini, delice zeytinleri ve ahlatları aşılama ile çoğalttığını açıklayarak, taşınmazlar üzerindeki muhdesatların aidiyetinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Bir kısım davalılar vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuş, davalı Lütfı Baştürk, dava konusu 565 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki duvar ve ağaçların davacı tarafından meydana getirildiğini açıklamıştır. Mahkemece, davanın kabulü ile, 1031 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak kadastro bilirkişisi tarafından sunulan raporda (A), (B), (C), (D) harfleri ile gösterilen muhdesatların davacı tarafından yapıldığı ve davacıya ait olduğunun tespitine, 50 m2'lik alanda dikilen meyve ağacı ve asmaların davacı tarafından dikildiği, davacıya ait olduğunun tespitine, 500 parsel sayılı taşınmazda bilirkişi raporundaki kuyunun ve 1-1.5 dekar alan içindeki meyve ağaçlarının davacıya ait olduğunun tespitine, 565 parsel sayılı taşınmazda taş duvarın davacıya ait olduğunun tespitine, 587 parsel sayılı taşınmazda bilirkişi heyet raporunda belirtilen ağaçların, taş duvar ve havuzun davacıya ait olduğunun tespitine, 3.923,31 TL harcın, 7.167,74 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi üzerine; hüküm, bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. l-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre yazılı şekilde hüküm verilmiş olmasında işin esası yönünden bir isabetsizlik bulunmadığından aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve işin esasına yönelik bir kısım davalılar vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Dava, muhdesat tespiti isteğine ilişkindir. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK. 684/1 m). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer(TMK 718 m). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı, bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Muhdesat sahibinin hakkı, sadece şahsi bir haktır (TMK 722, 724, 729 m.ler). Taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez. Ne var ki; çoğun içinde azda vardır kuralı gereğince, muhdesatın mülkiyetinin aidiyetinin tespiti isteğinin, muhdesatı meydana getirenin tespitini de kapsadığı kabul edilmelidir. Muhdesatın aidiyeti isteğiyle açılan bu tür davalarda, güncel hukuki yararın mevcut olması ve iddianın kanıtlanması durumunda muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekir. Somut olayda; dosyanın içeriğine, toplanan delillere, tanık beyanlarına göre dava konusu muhdesatların davacı tarafından meydana getirildiği sabit olmuştur. Mahkemece muhdesatların davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, muhdesatın aidiyetine karar verilmesi doğru değilse de, bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Bundan ayrı; dava konusu muhdesatların üzerinde bulunduğu 1031, 500, 565, 587 parsel sayılı taşınmazlar davacılar ile davalılar murisi ... adına kayıtlıdır. Davanın değeri ise muhdesatın davalıların paylarına isabet eden değeridir (zemin bedeli hariç). Buna göre, yargılama sonucunda hüküm altına alınan nispi karar ve ilam harcı ile aynı şekilde 6100 sayılı HMK'nun 326/2. maddesi uyarınca yargılama giderinden ve davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinden her bir davalının tapu payları oranında sorumlu tutulmaları gerekirken; bunların davalılardan tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır. Bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazları bu yönden yerinde olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmekteysede; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün aşağıdaki şekilde hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir (HUMK. m. 438/7). SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, hükmün 1. fıkrasının 1., 2.,3.,4. ve 5. bentleri, 2. fıkrasının 1. ve 2. bendi, 3.fıkrasının 1. bendi, 4. fıkrasının 1., 2., 3. bentlerindeki “....davacıya ait olduğunun tespitine...” sözlerinin çıkarılmasına, yerine “...davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine..” sözlerinin yazılmasına; 5. ,6. ve 7. fıkralarındaki " davalılardan " kelimesinin hükümden çıkartılarak yerine "davalıların tapu kaydındaki payları oranında" tümcesinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7 maddesi uyarınca ONANMASINA, diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) numaralı bentte gösterilen sebeple reddine, taraflarca HUMK'nun 440/I. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme talebinde bulunulabileceğine ve 1.066,25 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 18.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi .