10. Hukuk Dairesi 2025/10564 E. , 2025/17139 K. "" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2632 E., 2025/983 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/443 E., 2023/74 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırl…
10. Hukuk Dairesi 2025/10564 E. , 2025/17139 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2632 E., 2025/983 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/443 E., 2023/74 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının servis aracı işletmeciliği yapan davalı işveren çalışanı olduğunu, müvekkilinin nitelikli otobüs şoförlüğü yaptığını, 01.08.2020 tarihinde aylık 9.000 TL ücretle işe başladığını, 15.08.2020 tarihinde işveren emriyle Antalya'da faaliyet gösteren bir taşımacılık şirketi olan ... Tur. Ltd. Şti. Antalya Şubesinde işveren-alt işveren ilişkisi olmaksızın mevsimsel olarak12.10.2020 tarihine kadar çalıştığını, çalıştığı süreler boyunca SGK primlerinin eksik gösterildiğini, işe başlama tarihinin 01.08.2020 olmasına rağmen 09.08.2020 tarihinde sigortasının başlatıldığını, müvekkilinin işveren tarafından haklı neden olmaksızın 12.10.2020 tarihinde işten çıkarıldığını beyanla müvekkilinin 01.08.2020-12.10.2020 tarihleri arası davalı işveren nezdinde tam gün ve bilfiil çalıştığının tespitini, çalışma süreleri boyunca ödenmeyen SGK primlerinin ödenmesini, prime esas kazancının tespitini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili özetle, davacının hiçbir zaman gerçek anlamda müvekkilinin yanında işçi olarak çalışmadığını, davacının İstikbal Mobilyada çalışırken işten ayrıldığını ve aldığı tazminatın üstünü tamamlayarak müvekkilinin yanına geldiğini ve servis işi yapmak istediğini söylediğini, müvekkilinin de sırf arkadaşı olması nedeniyle bu servis işinden anlayan biri olarak davacıya yardım etmek için 38... plakalı aracı bulduğunu, parası davacı tarafından ödenerek müvekkilinin nam ve hesabına satın alındığını, vergi kaydı olması nedeniyle ve davacı ile davalı arasındaki güven ilişkisine dayanarak müvekkili adına bu aracın tescilinin yapıldığını, 20 20... . ayında bu aracı çalıştırmak üzere davacı ve müvekkilinin Antalya'ya gittiğini, orada ... isimli firma ile davacının anlaştığını, aracın müvekkili adına kayıtlı olması nedeniyle bu firma ile sözleşmenin müvekkili ile yapıldığını, tescil edilen bu aracın sadece vergi kaydı sebebiyle müvekkili adına kaydedildiğini, davacının kendi nam ve hesabına aracı bizzat çalıştırdığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin Antalya İş Mahkemeleri olduğunu, Kurumun resmi kayıtlarının getirtilmesi gerektiğini, davacının iddialarını doğrulamaya yönelik hiçbir somut verinin dosyaya sunulmadığını, Kurumun yazılı kayıtları ile çelişen tanık beyanlarının hükme esas alınmaması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "Davacı taraf, davalı yanında tam zamanlı ve hizmet akdi kapsamında şoför olarak çalıştığını iddia ederek, Kuruma bildirimleri yapılmayan hizmetleri ile aylık ücretinin net 9.000,00 TL olarak tespitini taleple iş bu davayı dermeyan etmiş ise de; dinlenilen tüm tanıkların beyanları ve dava dosyasında bulunan araç satış sözleşmesine göre davacının (bir kısım vergi ve araç kayıt eksiklikleri sebebiyle) davalı adına ancak kendi nam ve hesabına kendine ait araçla şoförlük yaptığı, davacı ile davalı arasında hizmet akdinin bulunmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, temyiz dilekçesinde özetle, 1.İşverenin, müvekkilinin işe giriş-çıkış bildirgesini Kuruma bildirmiş ve maaş ödemesini bankadan yapmış olduğunu, taraflar arasında kısmi süreli iş sözleşmesi yapılmasa dahi eksik de olsa SGK kayıtlarının müvekkilinin, davalının işçisi olduğunu kanıtladığını, 2.Tanık beyanlarının tutarsız, çelişkili ve yanlı olduğunu, 3.Müvekkilinin otobüsü sonradan (18/11/2020 tarihli, araç satışına dair noter senedi ile) davalıdan satın almasının otobüsün en baştan beri müvekkiline ait olduğunu göstermediğini, 4.Mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğini, davacının hizmet tespiti dışında prime esas kazancın tespitini de talep ettiğini ancak bu talebe yönelik delillerin toplanmadığını, 5- Kurum kayıtları ile çelişen soyut tanık beyanlarının dikkate alınmasının hatalı olduğunu, bordro tanıklarının davacı ile aynı tarihlerde çalışmadıklarını, 6- Davacı ile davalı arasındaki hizmet akdinin tam zamanlı olduğunu, davacının yapmış olduğu işin riskli iş olması nedeniyle ilgili tarihlerde aylık 9.000,00 TL ücret ile çalışmasının normal olduğunu bu hususun maaş ödeme dekontu ile sabit olduğunu, prime esas kazancın bu tutar üzerinden bildirilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.