T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/49 Esas KARAR NO : 2026/102 DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) DAVA TARİHİ : 23/09/2021 KARAR TARİHİ : 18/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın Mecidiyeköy …
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/49 Esas KARAR NO : 2026/102 DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) DAVA TARİHİ : 23/09/2021 KARAR TARİHİ : 18/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın Mecidiyeköy Meydan Şubesi borçlusu olan davalı tarafından İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...Esas sayılı dosyası kapsamında konkordato istemli dava açıldığını, açılan davada 21.06.2021 karar tarihi ile konkordatonun tasdikine karar verildiğini ve kararın 01.07.2021 tarihli sicil gazetesinde ilan edildiğini, müvekkili banka tarafından konkordato komiserliğine alacaklarıyla ilgili olarak 11.10.2019 tarihi itibari ile banka toplam alacağının 38.750,00- TL alacak bildiriminde bulunulduğunu fakat konkordato komiserliği tarafından davalı şirket beyanı gereği alacak olarak kabul edilmediğini, mahkemece de müvekkili banka alacağının reddedilerek kabul edilmediğini beyanla öncelikle konkordato nisabına dahil edilmeyen 13.08.2021 tarihi itibariyle toplam 55.996,67- TL tutarındaki müvekkili banka riskinin konkordato nisabına dahil edilmesini, bu mümkün değil ise banka çekişmeli alacağının borçlu davalılardan tahsiline karar verilmesin talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket hakkında İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi... E. sayılı dosyasında yapılan konkordato yargılaması sonucunda 21.06.2021 tarihinde mahkemece konkordato projesinin İİK m. 305 hükmü uyarınca tasdikine karar verildiğini, her ne kadar davacı yanca müvekkili şirket nezdinde 11.10.2019 tarihi itibariyle toplam 55.996,67 TL alacağı olduğundan bahisle çekişmeli alacak davası ikame edilmişse de alacak iddiasını ispata yarar herhangi bilgi ve belge sunmayan davacının bu talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, konkordato yargılaması sırasında İİK madde 299 uyarınca komiserlerce alacaklarını bildirmek üzere alacaklıların davet edilmiş olduğunu, ancak davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu 14.10.2019 tarihli konkordato komiserliğine yapılan alacak bildirimi dilekçesi incelendiğinde davalının davacı bankaya kredi borcu bulunmadığı ileride doğabilecek bankanın ödemekle yükümlü olacağı çek bedellerine ilişkin davacının alacakları olduğu iddiasında bulunulduğunun anlaşıldığını, akabinde İİK madde 300 uyarınca komiserlerce, alacakların mevcut olup olmadığı hususunda müvekkili şirkete haiz 6102 sayılı TTK 'ya uygun şekilde hazırlanan son bilanço, gelir tablosu, işletmenin devamlılığı esasına göre hazırlanan ara bilanço, ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri ile elektronik ortamda oluşturulan defterlere ilişkin e defter berat bilgileri, tüm alacak ve borçları vadeleri ile gösteren liste ve belgeler ve diğer sair evraklar üzerinde komiserlerce incelemeler yapılarak defalarca bilirkişi heyet raporları tanzim edildiğini, ancak davacı bankanın müvekkili şirket nezdinde herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığı hususunun sübuta erdiğini, İstanbul...Asliye Ticaret Mahkemesi... E. sayılı dosyasında davacı yanın alacak iddiasının reddedildiğini, davacının müvekkili nezdinde muaccel olmuş bir alacağı bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. Mahkememizin ... Esas sayılı ... karar sayılı ve 28/01/2022 tarihli kararı ile görevli mahkemenin İstanbul 1,2 ve 3. Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğuna karar verildiği, dosyanın İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/150 esas, 2023/181 karar ve 02/03/2023 tarihli kararı ile görevli mahkemenin mahkememiz olduğuna karar verildiği, bu yüzden dosyanın istinafa gönderildiği İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 20/12/2023 tarih ve 2023/1126 Esas 2023/3489 Karar sayılı ilamıyla mahkememizin görevli olduğuna karar verilmiş olduğu görülmekle dosyanın yukarıdaki esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 29/05/2024 tarihli celsesine davacının veya vekilinin katılmadığı, tensip zaptının davacı vekiline tebliğ edildiği, duruşma gün ve saatinden davacı vekilinin bu haliyle haberdar olduğu ancak duruşmaya katılmadığı, e duruşma talebinde de bulunmadığı görülmekle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin 31/05/2024 tarihli dilekçesi ile dosyanın yeniden işleme konulmasını talep ettiği, mahkememizin 10/06/2024 tarihli yenileme tensip zaptı ile davanın kaldığı yerden devamına karar verildiği görüldü. Mahkememiz dosyasının 05/02/2025 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 13/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Huzurdaki davada davalıya ait S adet yazılan çek olduğu ve davacı bankanın sorumluluk tutarını ödediği anlaşılmaktadır. Davalı şirket hakkında 27.01.2020 tarihi itibarıyla 3 aylık geçici mühlet kararı alındığı, 21.06.2021 karar tarihi ile Konkordatonun tasdikine karar verildiği ve kararın 01.07.2021 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği görülmektedir. Davacı banka, 13.08.2021 tarihi itibariyle toplam S5.996,67 TL tutarındaki anapara ve faiz toplamından oluşan alacağının konkordato nisabına dahil edilmesini talep etmiştir. Bilindiği üzere konkordato sürecinde alacakları borçlunun itirazına uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilanı tarihinden itibaren | ay içinde dava açmaları durumunda İİK m.308/b, f.I çerçevesinde alacaklarına kavuşabileceklerdir. Davalı şirket hakkında Davalı şirket ve Konkordato komiseri alacağı reddettiğinden huzurdaki davaya konu edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Sonuç olarak tarafımızca yapılan inceleme ve hesaplamalara göre davacı bankanın davalı şirketten 13.08.2021 tarihi itibari ile 10.150 TL tutarındaki kısmı anapara, kalanı faiz vergi ve masraflar olmak üzere toplam 16.686,73 TL tutarında alacaklı olduğu, davacı tarafın talep ettiği tutar 16.686,10 TL olmasından dolayı bu tutarın dikkate alınarak davacının 16.686,10 TL tutarında alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davacı taraf ilave olarak 1.738,07 TL tutarında Takip avukatı ücreti talep etmiş olup, bu tutarın da davacının alacağı olarak kabul edilmesi durumda davacı bankanın 13.08.2021 tarihi itibari ile davalı şirketten toplam alacak tutarının 18.424,17 TL (16.686,73 TL + 1.738,07 TL = 18.424,17 TL ) tutarında alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davalı şirketçe defter ve belge defalarca talep edilmesine rağmen ibraz edilmediğinden takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemenize aittir." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 18/06/2025 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 22/07/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Davacı vekili dava dilekçesinde toplam 55.996,67 TL olduğunu belirtmiş olup talep edilen alacak dökümü; - Nakdi risk : 10.150 TL asıl alacak olmak üzere, masraf, faizler ve BSMV ile birlikte 18.424,17 TL, - Gayrinakdi risk . Takastan karşılıksız çıkan 7 adet çek için bankanın sorumluluk tutarı olarak toplam 14.210 TL (2.030 TL X 7 adet çek = 14.210 TL) - Gayrinakdi risk : bankaya ibraz edilmemiş ancak müşterinin elinde görünen ödenebilir 7 adet çek için ilerde oluşacak bankanın sorumluluk tutarı olarak 18.690 TL ( 2.670 TLX 7 adet çek =18.690 TL) ve üzerine ilave marj dahil edilerek banka sorumluluk tutarı toplam 23.362,50 TL olarak davacı şirket ... A.Ş. nin toplam bankalarına borcunun 55.996,67 TL borcu olduğu belirtilmiştir. Kök raporumuzda da belirtildiği üzere davacı tarafın talep ettiği nakdi risk asıl alacak tutarı 10.150 TL takastan karşılıksız çıkan çeklerin banka tarafından ödenmiş olan bankanın yasal sorumluluk tutarı artı işleyen faizi, BSMV si ve takip avukatı ücretinden kaynaklanmakta olup, toplam davacı bankanın talep ettiği alacak tutarı 18.424,17 TL bakımından davacı bankanın talebi tarafımızca da haklı bulunmuştur. Takastan karşılıksız işlemi gören ancak banka sorumluluk tutarı ödenmemiş olan çekler bakımından bankanın nakdi riski oluşmamış olup, 10 yıllık zaman aşımı devam etmekte olduğundan, çeklerin karşılıksız olduğu tarih itibari ile 14.210 TL gayri nakdi riski devam etmektedir. Müşterinin elinde bulunan ancak tahsil için bankaya halen ibraz edilmemiş çeklerin banka sorumluluk tutarı bakımından, çek basım tarihinden itibaren 5 yıllık zaman aşımı süresi dolmuş olduğundan bankanın bir riskinin kalmadığı, 23.362,50 TL tutar için alacağının bulunmadığı düşünülmektedir. Sonuç olarak; davacı banka dava dilekçesinde ...A.Ş. nin toplam bankalarına borcunun 55.996,67 TL borcu olduğu belirtilmiştir. İbraz Edilmeyen Çekler, Belirtilen borcun 23.362,50 TL si bankaya ibraz edilmemiş çeklerden kaynaklanmakta olup, banka tarafından her hangi bir ödeme yapılmadığı gibi, rapor tarihi itibari ile banka sorumluluk tutarı bakımından zaman aşımına uğramıştır. 23.362,50 TL: Zamanaşımı nedeniyle dosya kapsamı dışındadır. Kalan 32.634,17 TL tutarındaki ( 55.996,67 TL-23.362,50 TL=32.634,17 TL) talep edilen alacağın, 14.210 TL tutarındaki kısmı, karşılıksız işlemi gören ancak banka tarafından sorumluluk tutarı ödenmemiş olan, 7 adet çekin 10 yıllık zaman aşımı süresi dolmadığından bankanın nakdi riski bulunmayıp gayri nakdi riski devam etmektedir. İİK m.308/2 uyarınca depo kararı verilmesi ve konkordato nisabına dâhil edilmesi gerektiği heyetimizce mutalaa edilmiş olup; takdir Sayın Mahkemenizindir Henüz nakdi risk oluşmadığından bu tutar da davacı bankanın alacak tutarından düşüldükten sonra kalan 18.424,17 TL ( 55.996,67 TL- 23.362,50 TL-14.210 TL=18.424,17 TL) tarafımızca davacı bankanın nakdi riski ve alacağı olarak hesaplanmıştır. Takip Avukatlık Ücreti olan 1.738,07 TL yargılama gideri olarak alacak listesinden çıkartılması gerektiği heyetimizce mutalaa edilmiştir. Sayın Mahkemenin takdirlerine Saygı ile arz ederiz." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava; İİK 308/b maddesi uyarınca çekişmeli alacak istemine ilişkindir. Dosyanın incelemesinde; davacının, müvekkili bankanın borçlusu olan davalı tarafından İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin... Esas sayılı dosyası kapsamında konkordato istemli dava açıldığını, açılan davada 21.06.2021 karar tarihi ile konkordatonun tasdikine karar verildiğini ve kararın 01.07.2021 tarihli sicil gazetesinde ilan edildiğini, müvekkili banka tarafından konkordato komiserliğine alacaklarıyla ilgili olarak 11.10.2019 tarihi itibari ile banka toplam alacağının 38.750,00- TL alacak bildiriminde bulunulduğunu fakat konkordato komiserliği tarafından davalı şirket beyanı gereği alacak olarak kabul edilmediğini, mahkemece de müvekkili banka alacağının reddedilerek kabul edilmediğini beyanla öncelikle konkordato nisabına dahil edilmeyen 13.08.2021 tarihi itibariyle toplam 55.996,67- TL tutarındaki müvekkili banka riskinin konkordato nisabına dahil edilmesini, bu mümkün değil ise banka çekişmeli alacağının borçlu davalılardan tahsiline karar verilmesi şeklinde talepte bulunduğu görülmüştür. Mahkememiz dosyasından İstanbul .. Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan müzekkeremize verilen 03/02/2026 tarihli müzekkere cevabında " İlgi sayılı yazınız ile kesinleşme durumu sorulan Mahkememiz 2019/98 E.sayılı dosyasının bozma sonrası... E.sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmakla kesinleşme şerhli gerekçeli karar evrakı yazımız ekinde UYAP üzerinden gönderilmiştir. " şeklinde yanıt verildiği ve gerekçeli karar ile kesinleşme şerhinin dosyamız arasına gönderilmiş olduğu görülmüş, yapılan incelemede ; dosyamız davalısı...ANONİM ŞİRKETİ tarafından ileri sürülen konkordato talebinin reddine karar verildiği ve ve ilgili kararın 20/02/2024 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. İİK'nın 308/B maddesi; "(EKLENMİŞ MADDE RGT: 15.03.2018 RG NO: 30361 KANUN NO: 7101/37) Alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilânı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilirler. Tasdik kararını veren mahkeme, konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın, kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından, mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebilir. Süresi içinde dava açmamış olan alacaklılar, bu paydan ödeme yapılmasını talep edemezler; bu durumda yatırılan pay borçluya iade edilir." şeklindedir. Bu hüküm uyarınca açılan dava, niteliği itibariyle konkordato projesinin tasdiki kararı ile sıkı bağlantı içerisindedir. Çünkü, çekişmeli alacak davasında davanın kabulü yahut kısmen kabulü halinde verilecek karar eda hükmü içermeyip alacağın projeye eklenmesi şeklinde olacaktır. Bu nedenle İİK'nın 308/b maddesi uyarınca uyuşmazlığın karara bağlanabilmesi için mahkeme tarafından tasdik edilmiş bir konkordato projesi bulunması gerekir. İİK'nın 308-(b) maddesinde düzenlenen çekişmeli alacak davası açıklanan niteliği gereği konkordato tasdik kararı kaldırıldığında konusuz kalacaktır ve davanın kendiliğinden alacak davasına dönüşmeyecektir. Bu nedenle, konkordatonun tasdik kararı kaldırıldığında çekişmeli alacak davası konusuz kalacağından çekişmeli alacak davasında esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekecektir. Eldeki davada, davalı şirket hakkında yargılamanın görüldüğü İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin...E.... K. Sayılı kararın ile konkordato talebinin reddine karar verilmiş ve bu karar kesinleşmiştir. Bu nedenle eldeki dava konusuz kalmıştır. Emsal mahiyetteki Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 2024/871 E., 2025/1903 K. Sayılı kararında "İİK'nın 308-(b) maddesinde düzenlenen çekişmeli alacak davası açıklanan niteliği gereği konkordato tasdik kararı kaldırıldığında konusuz kalacaktır ve davanın kendiliğinden alacak davasına dönüşmeyecektir. Bu nedenle, konkordatonun tasdik kararı kaldırıldığında çekişmeli alacak davası konusuz kalacağından çekişmeli alacak davasında esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekecektir." şeklindeki değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Davacı dava dilekçesinde davacının banka riskinin konkordato nisabına dahil edilmesini, bu mümkün değil ise banka çekişmeli alacağının borçlu davalılardan tahsiline karar verilmesi şeklinde talepte bulunmuş ise de konkordato tasdik kararı kaldırıldığında davanın konusuz kalacağı ve kendiliğinden alacak davasına dönüşmeyeceği değerlendirildiğinden açıklanan nedenlerle mahkememizce esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. 6100 sayılı yasanın 331/1. Maddesine göre; "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder," şeklinde düzenleme bulunduğu görülmüştür. Somut olay yönünden yapılan değerlendirmede; davacının huzurdaki davayı ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E.... K. (bozmadan önce ...E. Sayılı ) dosyasından verilen tasdik kararı üzerine açtığı, dosya kapsamında alınan bilirkişi ek raporu ile davacının nakdi riski ; 10.150 TL asıl alacak olmak üzere, masraf, faizler ve BSMV ile birlikte 18.424,17 TL, gayrinakdi riski; takastan karşılıksız çıkan 7 adet çek için bankanın sorumluluk tutarı olarak toplam 14.210 TL (2.030 TL X 7 adet çek = 14.210 TL) Olarak hesaplanmış ve ibraz Edilmeyen Çekler için de 23.362,50 TL hesaplama yapılarak bu çeklere ilişkin olarak , banka tarafından her hangi bir ödeme yapılmadığı ve rapor tarihi itibari ile banka sorumluluk tutarı bakımından zaman aşımına uğradığı belirtilmiş olduğunun tespit edildiği görülmekle; bilirkişi rapor içeriği de dikkate alınarak davacının dava tarihi itibari ile dava açmakta haklı olduğu değerlendirilmiş bu nedenle davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiş , ancak emsal mahiyetteki Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 2024/871 E., 2025/1903 K. Sayılı kararında " Diğer yandan, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş ise de İİK'nın 308/b maddesi uyarınca açılan davalar zorunlu arabuluculuğu tabi olmadığından (Yargıtay6. Hukuk Dairesi 08.03.2022 Tarih ve 2021/2976 E. - 2022/1249 K.) davacının ihtiyarı ile yapılan arabuluculuk masrafı davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına karar vermek gerekmiştir." şeklindeki emsal ilamı uyarınca arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Konusuz kalan dava hakkında ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2 - Alınması gereken 732,00 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 4- Davacı tarafça yapılan 252,00 müzekkere ve tebligat gideri, 11.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.252,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5- Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6- Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, 7 - Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00 TL nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair, davacı vekilinin (e duruşma ile) ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/02/2026 Katip ¸ Hakim ¸