1. Ceza Dairesi 2025/1197 E. , 2025/4302 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/886 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet suçundan Mersin 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.06.2022 tarihli ve 2020/421 Esas, 2022/452 Karar sayılı kararıyla 16 ay hapis ceza…
**1. Ceza Dairesi 2025/1197 E. , 2025/4302 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/886 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet suçundan Mersin 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.06.2022 tarihli ve 2020/421 Esas, 2022/452 Karar sayılı kararıyla 16 ay hapis cezasına hükümlü ...'nın, bu cezasının infazı sırasında, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 105/A. maddesi gereğince cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilmesine ve tahliyesine dair Mersin İnfaz Hâkimliğinin 27.07.2023 tarihli ve 2023/8181 Esas, 2023/8100 Karar sayılı kararını müteakip, 7456 sayılı 6/2/2023 Tarihinde Meydana Gelen Depremlerin Yol Açtığı Ekonomik Kayıpların Telafisi İçin Ek Motorlu Taşıtlar Vergisi İhdası ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 15. maddesi ile eklenen 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un Geçici 10/1. maddesi uyarınca, hükümlünün yasal süre içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmadığından bahisle açık ceza infaz kurumuna iade edilmesi talebinin kabulü ile anılan Hâkimliğin 27.07.2023 tarihli kararının kaldırılmasına ve hükümlünün açık ceza infaz kurumuna iadesina ilişkin Mersin İnfaz Hâkimliğinin 18.08.2023 tarihli ve 2023/9218 Esas, 2023/9269 Karar sayılı kararına karşı hükümlü müdafii tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.10.2023 tarihli ve 2023/886 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 94660652-105-33-3662-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.02.2025 tarihli ve 2025/16643 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.02.2025 tarihli ve 2025/16643 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, Mersin İnfaz Hâkimliğinin 27.07.2023 tarihli kararı ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un Geçici 10/1. maddesi uyarınca yasal süre içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmadığından bahisle hükümlü hakkındaki denetimli serbestlik tedbirinin kaldırılmasına ve açık ceza infaz kurumuna iadesine karar verilmiş ise de, Hükümlünün mahkûm olduğu hapis cezasının infazı için, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 21.07.2023 tarihli ve 2023/2-9398 sayılı müddetnamesine göre, 17.07.2023 tarihinde cezasını infaz etmek üzere açık ceza infaz kurumuna girdiği, şartla tahliye tarihinin 08.11.2024 olması sebebiyle Mersin İnfaz Hâkimliğinin 27.07.2023 tarihli ve 2023/8181 Esas, 2023/8100 Karar sayılı kararı ile 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesi uyarınca şartla tahliye tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik uygulanarak infazına karar verildiği, 5275 sayılı Kanun'un Geçici 10/1. maddesinde, ''..31/7/2023 tarihi itibarıyla geçici 9 uncu maddenin beşinci fıkrası uyarınca Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle izinde bulunan hükümlüler, izin bitimini takip eden onbeş gün içinde infaz işlemlerinin devam ettiği kurumlara dönmek zorundadır..'' şeklinde düzenleme bulunduğu, anılan düzenlemenin açık ceza infaz kurumunda bulunup halen Covid-19 izninde bulunan hükümlüleri kapsadığı, hakkında 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesi uyarınca şartla tahliye tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik uygulanarak infazına karar verilenleri kapsamayacağının anlaşılması karşısında, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. 2. 7242 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi ile 5275 sayılı Kanun’a eklenen geçici 9 uncu maddesinin beşinci fıkrası; (5) Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle, açık ceza infaz kurumlarında bulunanlar ile kapalı ceza infaz kurumunda bulunup da açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazanan hükümlüler, 105/A maddesi kapsamında denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına karar verilen hükümlüler ve 106 ncı madde veya diğer kanunlar uyarınca denetimli serbestlik tedbirinden yararlanan hükümlüler, 31/5/2020 tarihine kadar izinli sayılır. Salgının devam etmesi hâlinde bu süre, Sağlık Bakanlığının önerisi üzerine Adalet Bakanlığı tarafından her defasında iki ayı geçmemek üzere ondokuz kez uzatılabilir. Bu fıkra uyarınca izinli sayılanlar hakkında 95 ve 97 nci madde hükümleri uygulanır. 3. 7456 sayılı Kanun’un 15 inci maddesi ile 5275 sayılı Kanun’a eklenen geçici 10 uncu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları; (1) 31/7/2023 tarihi itibarıyla geçici 9 uncu maddenin beşinci fıkrası uyarınca Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle izinde bulunan hükümlüler, izin bitimini takip eden onbeş gün içinde infaz işlemlerinin devam ettiği kurumlara dönmek zorundadır. (2) 31/7/2023 tarihi itibarıyla geçici 9 uncu maddenin beşinci fıkrası uyarınca Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle izinde bulunan ve ilgili mevzuat uyarınca cezalarının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına beş yıl ve daha az süre kalan hükümlülerin talebi aranmaksızın, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına infaz hakimi tarafından karar verilebilir. (3) Yukarıdaki fıkralar uyarınca, izinden dönecek hükümlüler ile hakkında denetimli serbestlik kararı verilecek hükümlülere ilişkin hususlar, Adalet Bakanlığının resmî internet sitesinde duyurulur. Şeklinde düzenlenmiştir. 4. Hükümlünün 16 ay hapis cezasının infazı amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 21.07.2023 tarihli ve 2023/2-9398 sayılı müddetnameye göre, hükümlünün 17.07.2023 ceza infaz kurumuna alındığı ve aynı gün 5275 sayılı Kanun'un Geçici 9 uncu maddesi gereğince Covid-19 iznine çıkartıldığı, şartla tahliye tarihi 08.11.2024 olan hükümlü hakkında izinde bulunduğu sırada İnfaz Hakimliğinin 27.07.2023 tarihli ve 2023/8181 Esas, 2023/8100 Karar sayılı kararı ile 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesi uyarınca kalan cezasının şartla tahliye tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik uygulanarak infazına karar verildiği anlaşılmaktadır. 5. Hükümlünün 5275 sayılı Kanun'un geçici 9 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle izinde bulunan ve hakkında denetimli serbestlik kararı verilen hükümlü statüsünde olup, 5275 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesinin birinci fıkrasındaki açık düzenlemeye göre, izin bitimini takip eden 15 gün içinde infaz işlemlerinin devam ettiği kuruma dönmek zorunda olduğu anlaşılmakla, hükümlü hakkında denetimli serbestlik kararının verildiği tarih dikkate alındığında geçici 10 ncu madde kapsamı dışında değerlendirilmesi gerektiğine ve infaz işlemlerinin devam ettiği kuruma dönmek zorunda olmadığına yönelen kanun yararına bozma isteminde gösterilen gerekçenin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. 6. Ancak İnfaz Hakimliğince şartla tahliye tarihine kadar olan cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilmesine karar verilen hükümlünün, izin bitim tarihinde infaz işlemlerinin devam ettiği infaz kurumuna dönme zorunluluğu olduğu ve dönmediği kabul edilerek hakkında verilen denetimli serbestlik kararının kaldırılarak açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilmiş ise de, hükümlünün yokluğunda şartla tahliye tarihine kadar olan cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına dair İnfaz Hakimliğince 27.07.2023 tarihinde karar verildiği anlaşılmakla, hükümlünün izne ayrıldığı tarih dikkate alındığında, izin bitim tarihi belli olduğundan izin belgesinin getirtilerek incelenmesi, denetimli serbestlik kararının hükümlüye usulüne uygun şekilde tebliğ edilip edilmediği, edildi ise hangi tarihte tebliğ edildiği, hükümlünün UYAP sisteminde kayıtlı GSM numarasına cezasının infaz durumu ile ilgili SMS gönderilip gönderilmediği, gönderildi ise hangi tarihte gönderildiği, hükümlünün izin bitim tarihinde hakkında verilen denetimli serbestlik kararından haberdar olmama ihtimaline binaen izne ayrıldığı Açık Ceza İnfaz Kurumuna müracaat edip etmediği, etti ise hakkında ne gibi işlem yapıldığı araştırılmaksızın eksik inceleme sonucu verilen karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine dair itiraz merciince verilen karar Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi açıklanan farklı gerekçeyle yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 06.10.2023 tarihli ve 2023/886 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.05.2025 tarihinde karar verildi.