Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/3243 E. , 2024/3492 K. T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/3243 Karar No : 2024/3492 TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) ... İletişim Kitap Kırtasiye Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ: Av. ... 2-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusunu, Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararı uyarınca yeniden inceleyen ... Bölge İdare …
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/3243 E. , 2024/3492 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/3243 Karar No : 2024/3492 TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) ... İletişim Kitap Kırtasiye Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ: Av. ... 2-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusunu, Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararı uyarınca yeniden inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket adına, yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosuna göre 2014 yılının Ocak ila Mayıs ve Temmuz ila Eylül dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile aynı yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Yasal defter ve belgelerin istenilmesine dair yazının, şirket adresinde tebliğe çıkarılmaksızın farklı bir adres olan kanuni temsilcinin ikametgah adresinde tebliğ edilmesinin usule uygun düşmediği dolayısıyla olayda re'sen tarh nedeninin gerçekleşmediği sonucuna ulaşıldığından yapılan tarhiyat ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu vergi ve cezalar kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkında 18/12/2017 tarihinde başlanılan vergi incelemesinin 28/06/2018 tarihinde tamamlandığı, dava konusu vergi ve cezaları içeren ihbarnamelerin ise 11/07/2018 tarihinde düzenlendiği, böylece davacı hakkındaki vergi inceleme raporunun vergi dairesi kayıtlarına en geç 11/07/2018 tarihinde intikal ettiği, vergi arttırımının ise söz konusu raporun vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihten sonra 15/08/2018 tarihinde yapıldığı göz önüne alındığında, 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un katma değer vergisi artırımına ilişkin hükümlerinden faydalanmış olmasının dava konusu tarhiyat açısından hüküm doğurmayacağı, 25/07/2019 tarih ve 30842 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun E:2013/3, K:2019/1 sayılı kararı uyarınca Dairelerince verilen ara kararıyla davacıdan 2014 yılına ait tüm yasal defter ve belgeler ile alış faturalarının asıllarının, asılları bulunamadığı takdirde faturayı düzenleyen firmalardan temin edilecek suretlerinin ibrazının yanı sıra, fatura tarihi ve numarasının, faturaları düzenleyen kişi/firmanın adı ve unvanının, vergi dairesi ve numarası ile fatura tutarı ve faturada yazılı katma değer vergisi tutarının yazıldığı aylık dökümlü listeler halinde ibrazının istenilmesine karşın dava konusu tarhiyatın dayanağı vergi inceleme raporunda da varlığı belirtildiği üzere 30/12/2023 tarih ve 46695, 46697 nolar ile noterce tasdikli 2014 takvim yılına ilişkin yevmiye defteri ve envanter defterinin ibraz edilmediği görüldüğünden dava konusu dönemlerde indirim konusu yapılan katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık görülmediği, cezayı gerektiren tek bir fiil ile vergi ziyaı ve usulsüzlük suçunun birlikte işlenmesi halinde, vergi ziyaı cezası ile mükerrer 355. maddeye istinaden kesilen özel usulsüzlük cezası karşılaştırılarak bu cezalardan sadece miktar itibarıyla daha ağır olan ceza kesilebileceğinden ve olayda davacı adına kesilen vergi ziyaı cezası miktar itibariyle daha ağır olduğundan kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi yönünden dava reddedilmiş, özel usulsüzlük cezası ise kaldırılmıştır. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, bozma kararı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılmadığı, muavin defteri ve alış faturalarının ibraz edilmesine rağmen re'sen araştırma ilkesine uygun hareket edilmediği, tasfiye halinde olup mevcut bir adresinin bulunduğu, vergi mükellefiyetinin terkininin faaliyetini sona erdirdiğini göstermeyeceği, buna rağmen mükellefiyetinin sona erdiğinden bahisle defter belge isteme yazısına ait tebligatın kanuni temsilcinin adresinde tebliğinin usulsüz olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. Davalı idare tarafından, mücbir sebep olmaksızın defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmeyen davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasının hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz istemlerinin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA, 3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 28/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.