9. Ceza Dairesi 2021/11914 E. , 2024/8193 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/126 E., 2015/140 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı, hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan mağdure vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un
**9. Ceza Dairesi 2021/11914 E. , 2024/8193 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/126 E., 2015/140 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı, hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan mağdure vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık hakkında katılan mağdureye yönelik beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, altıncı fıkrası ile suça sürüklenen çocuk hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı ve hırsızlık suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, altıncı fıkrası, 39 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile aynı Kanun'un 38 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 141 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 168 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan kamu davalarının yapılan yargılaması sonucunda, Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.11.2015 tarihli ve 2013/126 Esas, 2015/140 Karar sayılı kararı ile; a) Sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişiklik sonrası lehe görülerek 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b) Suça sürüklenen çocuğun beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı ve hırsızlık suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, Karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Sübuta ve mahkumiyete yeterli kesin delil bulunmadığına ilişkindir. B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Herhangi bir sebep içermeyen süre tutum dilekçesi ibraz etmiştir. III. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Cinsel İstismarı ve Hırsızlık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden 1. Suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemleri için, zamanaşımı süresi yönünden lehe sayılıp 6545 sayılı Kanun değişikliğinden sonraki 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile 141 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d,e) bentleri ile ikinci fıkrası gereği 10 yıl ve 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sorgu tarihi olan 09.10.2013 tarihi olduğu ve bu tarihten inceleme gününe kadar 10 yıl ve 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı sürelerinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. 3. Açıklanan nedenle Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. IV. KARAR A. Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii ile katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Beden veya Ruh sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Cinsel İstismarı ve Hırsızlık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.10.2024 tarihinde karar verildi.