23. Hukuk Dairesi 2014/3423 E. , 2014/8594 K. "" MAHKEMESİ : Kandıra Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 21/10/2013 NUMARASI : 2011/651-2013/846 Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Davacı vekili, davalı yüklenici H.. K.. ile diğer davalılar arasında arsa p…
**23. Hukuk Dairesi 2014/3423 E. , 2014/8594 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Kandıra Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 21/10/2013 NUMARASI : 2011/651-2013/846 Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Davacı vekili, davalı yüklenici H.. K.. ile diğer davalılar arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme uyarınca inşa edilecek binadan C/1 blok 8 nolu bağımsız bölümü davalı H.. K..'dan 25.000,00 TL bedelle satın alan müvekkilinin, bir takım masraflar yaparak daireyi kullanmaya başladığını, ancak daha sonra davalılar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin mahkeme kararı ile geriye etkili olarak feshedilmiş olması nedeniyle davalı arsa sahiplerinin dairenin mülkiyetini devretmeyerek müvekkilinin mağduriyetine neden olduklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Bir kısım davalılar vekili, müvekkilleri ile diğer davalı H. K. arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin mahkeme kararıyla geriye etkili olarak feshedildiğini, davacının Hilmi Kıldırım ile yaptığı sözleşmenin müvekkilleri açısından bir bağlayıcılığının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Hilmi Yıldırım, arsa payı karışlığı inşaat sözleşmesi gereğince inşa ettiği binalar yönünden arsa sahibi diğer davalılardan alacaklı bulunduğunu, davalıların bu dairelerin bir kısmını satarak zenginleştiğini, aralarındaki alacak borç ilişkisinin tasfiye edilmediğini savunmuştur.