T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 22/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/07/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... TEMSİLCİ : ... ... FERİ MÜDAHİL : 1 -... ... FERİ MÜDAHİL : 2 -... ... VEKİLİ : Av.... ... FERİ MÜDAHİL…
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 22/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/07/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... TEMSİLCİ : ... ... FERİ MÜDAHİL : 1 -... ... FERİ MÜDAHİL : 2 -... ... VEKİLİ : Av.... ... FERİ MÜDAHİL : 3 -... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... FERİ MÜDAHİL : 4 -... VEKİLİ : Av. ... FERİ MÜDAHİL : 5 -... VEKİLİ : Av.... FERİ MÜDAHİL : 6 -... VEKİLİ : Av.... FERİ MÜDAHİL : 7 -... VEKİLİ : Av.... FERİ MÜDAHİL : 8 -... VEKİLİ : Av.... FERİ MÜDAHİL : 9 -... VEKİLİ : Av. ... FERİ MÜDAHİL : 10 -... VEKİLİ : Av.... FERİ MÜDAHİL : 11 -... VEKİLİ : Av.... FERİ MÜDAHİL : 12 -... VEKİLİ : Av. ... FERİ MÜDAHİL : 13 -... VEKİLİ : Av. ... ... FERİ MÜDAHİL : 14 -... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... FERİ MÜDAHİL : 15 -... VEKİLLERİ : Av. ... Av.... Av. ... FERİ MÜDAHİL : 16 -... VEKİLİ : Av. ... FERİ MÜDAHİL : 17 -... VEKİLİ : Av. ... ALACAĞI TEMLİK EDEN MÜDAHİL : ... ALACAĞI TEMLİK ALAN MÜDAHİL : ... VEKİLLERİ : Av... Av. ... KONKODATO KOMİSERİ : 1 -... ... KONKODATO KOMİSERİ : 2 -... ... KONKODATO KOMİSERİ : 3 ... ... DAVANIN KONUSU : Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h) G.KARAR YAZIM TARİHİ : 26/01/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Gerçek kişi .... davacı müvekkil .... ... Gıda Sebze Meyve ve Taşımacılık Ticaret Limited Şirketi'nin tek ortağı ve tek yetkilisi olduğunu, davacı gerçek kişi sektöründe bilinen, tanınan ve sektörün önemli bileşenlerince kabul gören iş insanı olduğunu, müvekkil yılların verdiği birikim ve deneyim sayesinde bankalarca da tanınmakta ve bu tanınma kendisinin kredibilitesinin de yükselmesine sebebiyet verdiğini, bir başka ifade ile müvekkilin imzasını taşıyan her iş sektörde garantili olarak kabul edildiğini, bu durum da müvekkilin şirketin bankalardaki kredilerine şahsi teminat vermesi zorunluluğunu doğurduğunu, bu nedenle müvekkil ....hakkında konkordato başvurusu yapılması zorunluluğu hasıl olduğunu, Müvekkil .... .... Gıda Sebze Meyve ve Taşımacılık Ticaret Limited Şirketi'nin yönünden; 287. Maddesi gereğince derhal geçici mühlet talebimizin kabulü ile, yine İİK 288. Maddesindeki düzenlemesi gereğince tensiben tedbirlerin alınmasına, geçici mühlet kararından itibaren tahsil edilen alacaklar yönünden bankaların haciz, takas, mahsup yoluyla bloke işlemi yapmaması, hapis hakkını kullanmamasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine, müvekkilin borçlu olduğu banka hesaplarına geçici mühletin ilan tarihi ve sonrasında gelecek olan tahsilde bulunan çek bedelleri, hak ediş bedelleri ve alacakları konusunda alacaklı bankaların kendi alacakları yönünden mahsup işlemi yapmaları önlenilmesine, hesabın konkordato projesi ve konkordato komiseri denetimin kullanılmasına, alacaklı olsun veya olmasın bankaların mühlet kararını gerekçe gösterir borçluların hesabında bulunan paraların üzerine bloke konulması önlenilmesine, hesabın konkordato projesi ve konkordato komiseri denetimin kullanılmasına, müvekkil şirketin konkordato geçici mühlet kararından önce keşide ettiği çekleri bankaya ibraz olunması halinde; söz konusu çeklere karşılıksızdır şerhi yerine "konkordato sürecindedir" şeklinde şerh verilmesini, konkordato mühleti verilmeden önce bankalara tevdi edilen lehtarı müvekkil şirket olan çeklerin tahsil bedellerinin ve tahsilde bekleyen tahsil edilmeyen çek asıllarının davacı müvekkillere iadesine, geçici mühlet süresince alacaklı sayısının az olması ve müvekkilin işlem hacminin çok yoğunluk arz etmeyecek olması nedeni ile geçici mühlet süresince tek komiser atanmasına, bilahare; dava dilekçesi ve konkordato projesinde arz edildiği üzere alacaklıların da menfaati söz konusu olduğundan müvekkil şirketin yükleniminde olan işlerin devamını sağlamak ve bu çerçevede dava açmaktaki menfaatinin korunmasının sağlanması bakımından komiser atanarak; yukarıda arz ve izah edilen, göz önüne alınacak ve oluşacak durumlar ışığında yapılacak yargılama sonucu davacı müvekkiller hakkında, tensiben İİK 288. Maddesi kapsamında tüm tedbirlerin alınmasına, İcra ve İflas Kanunun 285. ve devamı maddeleri gereğince konkordato geçici mühlet talebi isteminin kabulü ile ek süre talep hakkımız saklı kalmak kaydı ile kesin mühlet talebimizin ek süre hakkımız saklı kalmak kaydı ile kabulü ve neticeden konkordato projesi tasdik taleplerimizin kabulüne karar verilmesini dava ve talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Dosya mevcut 20/05/2025 tarihli komiser raporunda belirtildiği üzere revize projesini en kısa sürede sunacağı beyanına rağmen rapor tanzim tarihi boyunca sunmadığı, mevcut proje kapsamında kesin süreninin başlangıç tarihi olan 25/12/2024 tarihi sonrası sunulan 20/05/2025 tarihli rapor içeriğinde yer aldığı üzere; şirketin mali durumunda istenilen hareketliliğin sağlanamadığı, konkordato projesinde yer alan ön görülen hedeflere yaklaşılmadığı, mevcut proje ile borç ödeme kabiliyetinin risk altında olduğu, bu suretle konkordato projesinin başarıya ulaşılamayacağının tespit olunduğu, karar duruşma tarihinden iki gün önce davacının revize projesi sunması sebebiyle davacının revize projesinin komiser heyetince incelenmesine dair talebi samimi görülmeyerek kabul edilmediği gerekçesi ile; "1)-"a)-Davacı .... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün .... sicil numarasında kayıtlı davacı .... .... GIDA SEBZE MEYVE VE TAŞIMACILIK TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ (.... V.NO) HAKKINDA 2004 Sayılı İİK'nın 289/1-2-3 maddesi gereğince; 25/12/2024 TARİHİNDEN İTİBAREN BAŞLAMAK ÜZERE 1 YIL SÜRE İLE KESİN MÜHLET VERİLMESİNE, " İLİŞKİN KARARIN KALDIRILMASINA, 2)-"a)-Davacı .... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün .... sicil numarasında kayıtlı davacı ... .... GIDA SEBZE MEYVE VE TAŞIMACILIK TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ (.... V.NO) HAKKINDA 2004 Sayılı İİK'nın 292/1- b maddeleri gereğince KONKORDATO TALEBİNİN REDDİNE, 3)"a)-Davacı .... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün .... sicil numarasında kayıtlı davacı ... .... GIDA SEBZE MEYVE VE TAŞIMACILIK TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ (... V.NO) HAKKINDA 2004 Sayılı İİK'nın 292/1-b maddesi gereğince; a)"Davacı .... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı davacı ... ... GIDA SEBZE MEYVE VE TAŞIMACILIK TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin 16/07/2025 günü saat 11:20 itibari ile İFLASINA," dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olup kaldırılması gerektiğini, müvekkil şirket tarafından revize proje yerel mahkemeye sunulmuş olmasına rağmen gerek mahkeme nezdinde gerekse de konkordato komiser heyeti tarafından revize projeye ilişkin herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı gibi bu hususta yerel mahkeme tarafından konkordato komiser heyetine de ara karar kurulması şeklinde bir görev tevdiinde bulunulmadığını, konkordato komiseri heyetinin raporu taraflarına durusmadan çok kısa bir süre önce tebliğ edilmiş olup; yerel mahkemeye sunulan revize projenin ise konkordato komiseri heyetine hiç tebliğ edilmediğini, gerek taraflarına komiser heyeti raporuna karşı beyanlarını sunmak için süre verilmesi gerekse de komiser heyetine revize proje doğrultusunda rapor hazırlamaları için süre verilmesi gerekirken bu hususa ilişkin bir karar verilmeden müvekkil şirket hakkında iflas kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkil şirket hakkında borca batık olup olmadığının tespiti bakımından herhangi bir tespitte bulunulmamış olup bu hususta teknik inceleme yapılmadan iflas kararı verilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 16/07/2025 tarih ve ...Esas ... Karar sayılı ilamının istinaf incelemesi neticesinde bozulmasına karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun 285. ve devamı hükümlerinden kaynaklanan konkordatonun tasdiki talebine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi'nce davacının konkordato talebinin reddine, kesin mühletin sonuçlarının kaldırılmasına ve davacının iflasına karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamından, mahkemece İİK'nın 286. maddesinde sayılan belgelerin eksiksiz olarak sunulduğu belirtilerek borçlu davacı lehine 31/07/2024 tarihinden başlamak üzere 3 aylık geçici mühlet kararı verildiği ve geçici komiser heyeti atandığı, geçici mühletin 31/10/2024 tarihinden itibaren 2 ay daha uzatılmasına karar verildiği, 25/12/2024 tarihli duruşmada ise borçlu lehine 25/12/2024 tarihinden itibaren bir yıllık kesin mühlet verildiği ve aynı celsede 11/06/2025 tarihinde ara kontrol duruşması yapılmasına karar verildiği, duruşmanın 16/07/2025 tarihine ertelenerek nihai kararın verildiği anlaşılmıştır. Dosyada komiser heyeti tarafından sunulan 20/05/2025 tarihli konkordato ara durum raporunda; Revize projenin kesin mühlet süresi içerisinde makul olan en kısa süre içerisinde heyet raporuna eklenmek üzeRe ... Gıda Sebze Meyve ve Taş. Tic.ltd.şti Tarafından Sunumunun Yapılamadığı, Konkordato Komiser Heyetince, Revize Proje Ve Hali Hazırda Finansal Tablolar Setinin Karşılaştırılmasının yapılarak görüş sunmasının beklendiği, revize proje haricinde süreç içinde gelişen, gerçekleşen finansal tablolar setini ifade eden yasal beyanname verileri ile incelemesini gerçekleştirmiş bulunduğu, kesin mühlet süresinin başlamasından itibaren geçen yaklaşık üç aylık dönemde, ( devam eden süreçte geçici mühlet-kesin mühlet ) borçlu firmanın ekonomik ve ticari faaliyetlerinde açıklamalar neticesinde Ocak ayında mal alımı Şubat ve Mart ayında satış yapıldığının görüldüğü, gelir üretici bir faaliyete yöneldiğinin tespit edildiği; işletmenin 2025 yılı Ocak-Mart dönemine ait mali tablolarının incelendiği, bu dönemde satış faaliyetinin gerçekleştiği ve gelir elde edildiğinin tespit edildiği, aynı dönemde, işletmenin giderlerinin faaliyet giderleri için yapıldığı ve bu yönde gerçekleştiğinin görüldüğü, gelir elde edilmesi nedeniyle, işletmenin nakit akışında döneme göre sınırlı pozitif bir durum söz konusu olmakla bu durumun kısa vadeli yükümlülüklerin karşılanmasında uygunluk sağlayabileceğinin düşünüldüğü, süreç boyunca yapılan işlemlerin dönemsel olarak faaliyet gelirlerini iyileştirme işlemleri görüldüğü, işletmenin şirketin mali durumunda istenen hareketliliğinin sağlanamadığı, konkordato projesinde öngörülen hedeflere yaklaşılmadığı ayrıca davacı borçlu firma tarafından konkordato projesine ilişkin herhangi bir güncelleme, revizyon ya da somut iyileştirme önerisinde bulunamadığının görüldüğü; borçlunun bilançosunda yer alan geçmiş yıl karlarının yaklaşık %37'sinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun geçici 33. maddesi uyarınca yapılan enflasyon düzeltmesi işlemleri sonucunda oluştuğu, kalan %63'lük kısmın ise önceki dönem faaliyetlerinden ve olağan gelir kalemlerinden kaynaklandığının tespit edildiği, enflasyon düzeltmesinden kaynaklanan tutarların fiili nakit girişine dayanmaması nedeniyle, bu kısmın şirketin ödeme gücü üzerinde doğrudan bir etkisinin bulunmadığı, ancak faaliyetlerden kaynaklanan karların bir bölümü işletme sermayesi içinde tutuluyor ise, bu durumun borçların ödenebilirliğine dolaylı olarak katkı sağlayabileceği, bu çerçevede, geçmiş yıl karları içerisinde enflasyon düzeltmesi farklarının yer alması sebebiyle, kar tutarı bütünüyle borç ödeme kabiliyetinin göstergesi olarak değerlendirilemeyeceği, konkordato projesi açısından ödeme gücünü etkileyen gerçek faaliyet karlılığı ve likidite durumunun ön planda tutulması gerektiği, konkordato projesinin öngörülen hedeflere ulaşmasının mevcut koşullar altında mümkün görünmediği ve İİK m. 292/1-b kapsamında düzenlenen “başarıya ulaşamayacağının anlaşılması” hâlinin somut bulgularla desteklenmesi gerekTiğinin İlgili Madde İçerisinde Açıklamasının Yapıldığı, Proje Uygulanabilirliği Konusunda ... Gıda Sebze Meyve Ve Taş. Tic. Ltd. Şti 'nin Amaçlanan Proje Hedeflerine Ulaşma Açısından Satışlar Yaptığı, İlk Üç Aylık Dönemi Karlılık İle Sonuçlandırdığı, Mevcut Durumda Sunulan ve analizi yapılan finansal tablo setlerine göre Konkordato projesinin uygulanabilmesinde daha öngörülür sonuca ulaşabilmesi açısından finansal tablo hareketliliğinin sağlanması için satış olması faaliyet alanları dahilinde ve/veya sunacağı proje satışlar ile çoğaltması gerektiği, borç ödeyebilme kabiliyetinin gerçekleşmesinde mevcut durumda sunulan yasal beyanname bilgileri ile Konkordato projesinin uygulanabilmesinde risk oluşabileceğine ilişkin kanaate varıldığı, Bu değerlendirmenin, yalnızca Konkordato Komiserlik görevine dayalı gözlem ve tespitleri içermekte olduğu yönünde kanaat bildirdikleri görülmüştür. Mahkemece, davacının, komiser raporunda belirtildiği üzere revize projesini en kısa sürede sunacağı beyanına rağmen rapor tanzim tarihi boyunca sunmadığı, mevcut proje kapsamında kesin mühletin başlangıç tarihi olan 25/12/2024 tarihi sonrası sunulan 20/05/2025 tarihli komiser raporu içeriğinde yer aldığı üzere; şirketin mali durumunda istenilen hareketliliğin sağlanamadığı, konkordato projesinde yer alan ön görülen hedeflere yaklaşılmadığı, mevcut proje ile borç ödeme kabiliyetinin risk altında olduğu, bu suretle konkordato projesinin başarıya ulaşılamayacağının tespit edildiği gerekçesi ile, İİK 292. Maddenin b fıkrası "b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa. " hükmü gereği mühlet kararının kaldırılması ile davacı şirketin iflasına karar verilmiştir. 28/02/2018 tarihli 7101 sayılı Kanun'la İcra ve İflas Kanunu’nun 285 vd. maddelerindeki Konkordato hükümlerinde köklü değişiklikler yapılmıştır. Bu değişiklikler yapılırken, özellikle uygulamada kötüye kullanılan, kabul ediliş hedeflerine hizmet etmeyen “iflas erteleme” kurumu da kaldırılmıştır. Konkordato kurumu, kaldırılan iflas ertelemenin boşluğunu dolduracak, kötüye kullanılmayacak ve iflas ertelemenin akibetine uğramayacak şekilde sıkı koşullara bağlanmıştır. Özellikle kötü niyetli borçluların konkordatoyu gerçek amacından şaşırmamaları için konkordato talep edene yükümlülük ve risk yüklenmiştir. İşte bu amacın gerçekleşmesi için kabul edilen hükümlerden biri de İİK’nın 292. maddesidir. İİK'nın 292. maddesi; "İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir: a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa. b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa. c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa. d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse. İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir. Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." şeklindedir. İİK’nın 292. maddedesinde konkordato talep edenin, geçici mühlet (İİK'nın m.287/5 yollamasıyla) ve kesin mühletin verilmesinden sonra “konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verilebilmesi” için öncelikle borçlunun iflasa tabi kişilerden olması, sayılan dört halin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti için komiserin yazılı rapor sunması, ve konkordato talep eden borçlu veya alacaklının duruşmaya davet edilerek dinlenmesi ayrıca a, b ve c bentlerinde sayılan hususlardan birinin gerçekleşmesi iflasa hükmetmek için yeterli görülmüştür. Buna karşılık (d) bendinde belirtildiği gibi, konkordato talebinden feragat eden sermaye şirketi ve kooperatifin iflasına karar verebilmek için “borca batık” olduğunun tespiti şartı kabul edilmiş ancak a, b ve c bentleri için “borca batıklık” koşulu aranmamıştır. Yani İİK’nın 292. Maddesi a,b,c bendi uyarınca, iflas kararı verilebilmesi için şirketin borca batıklık şartının aranmasına da gerek yoktur. Mahkeme, konkordatonun tasdik edilmemesi ile birlikte derhal borçlunun iflasına karar verecek ve bu karar ile birlikte iflasa bağlanan sonuçlar ortaya çıkacaktır.(Yargıtay 23 Hk Dairesinin 2019/2690 Esas, 2021/117 Karar Sayılı İlamı) İİK'nın 292. maddesinin son fıkrası; "Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder, diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmünü düzenlemektedir.Yargıtay HGK'nın 2022/(15)6-387 Esas, 2022/695 Karar sayılı kararında, İcra ve İflas Kanunu’nun 292/son maddesi hükmünün emredici nitelikte olduğu ve bu hüküm uyarınca konkordato talep eden şirket hakkında geçici mühlet kararının kaldırılması ile iflâs kararının verilmesinin gerektiği durumlarda, konkordato talep eden borçlu şirketin duruşmaya davet edilerek dinlenmesi gerektiği belirtilmiştir. Somut dosyada, konkordato talep eden şirket yetkilisi duruşmaya davet edilerek beyanının alındığı anlaşılmıştır Görüldüğü gibi, Kanun, iflasa tabi kişinin geçici ve kesin mühlet aşamasında Kanunun istediği; “malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerektirir hallerden kaçınmasını, proje sunarken konkordatonun başarıya ulaşabileceği proje sunması ve bunun için azami gayret sarf etmesini ve mahkemenin izni dışında mühlet kararından itibaren rehin tesis etmemesini, kefil olmamasını, ivazsız tasarruflarda bulunmamasını, taşınmaz ve işletmenin faaliyetinin devamı için önem arz eden taşınırlarını ve işletmenin devamlı tesisatını devretmemesini ve bunları takyit etmemesini”aksi taktirde borca batık olup, olmamasına bakılmaksızın iflasına karar verilebileceğini hükme bağlanmıştır. Bu düzenlemeyle, Kanun koyucu konkordato talep eden iflasa tabi kişiyi, sınırlarını çizdiği eylemleri yapması veya yapmaması halinde “medeni ceza olarak” iflas cezasıyla cezalandırmıştır. (Yargıtay 6. HD. 2025/613 Esas ve 2025/1183 Karar sayılı ilamı) Bu durumda dosyadaki belgelere, mevcut delil durumuna, kararın dayandığı delillerle belirtilen gerekçelere, komiser raporuna göre konkordato talep eden şirketin mali durumunda istenen hareketliliğin sağlanamadığı, konkordato projesinde öngörülen hedeflere yaklaşılamadığı, davacı borçlu tarafından komiser raporu tarihine dek (20/05/2025) konkordato projesine ilişkin herhangi bir güncelleme, revizyon ya da somut iyileştirme önerisinde bulunulmadığının anlaşılmış olmasına, revize projenin komiser rapor tarihi olan 20/05/2025 tarihine dek ve rapor ile duruşma günü arasında da (16/07/2025) makul sürede sunulmadığı gibi duruşma tarihinden iki gün önce 14/07/2025 tarihinde sunulmasının mahkemece samimi görülmeyerek kabul edilmemesinde isabetsizlik bulunmamasına, İİK 292/1-b maddesi uyarınca iflas kararının verilebilmesi için borca batıklık şartının aranmamasına göre, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşılmakla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/07/2025 tarih, ... Esas.... Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL eksik harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde re'sen yatırana iadesine, 5-İstinaf kararının dairemizce taraflara tebliğine, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/01/2026 .... Başkan Üye Üye Katip Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.