10. Hukuk Dairesi 2013/19345 E. , 2013/21243 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Mahke
**10. Hukuk Dairesi 2013/19345 E. , 2013/21243 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılama sonunda dava dışı ... İhtiyaç Maddeleri Tic. A.Ş'nin 2004/9 ila 2008/7. aylara ait prim ve işsizlik sigortası prim borçları nedeniyle gönderilen 2004/10946 takip sayılı ödeme emrinin, davacının prim borçlusu şirketin üst düzey yöneticisi olmadığından bahisle iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 80. maddesi olup, anılan maddeye göre, sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludurlar. Bu özel düzenleme karşısında, davacının temsil ve ilzama yetkili olduğu tarihler arasındaki dönemde şirketin borçlarından işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı anılan Yasa gereğidir. Bozma sonrası Ticaret Sicil Memurluğundan getirilen görev paylaşımına ilişkin 04.09.2007 tarihli kararda; davacının yönetim Kurulu üyesi olarak görevlendirildiği, ve sonra yapılan ilk genel kurulda da yönetim kuruluna seçildiği ve tüm yönetim kurulu üyelerinin ayrım yapılmaksızın iki imza ile şirketi borç altına sokucu ve resmi daireler nezdinde her türlü işlem yapmaya yetkilendirildiği ve davacının bu tarihten sonraki prim borç dönemi bakımından temsil ve ilzam yetkisi olduğu gözetilmeksizin, temsil ve ilzam yetkisi olmadığına dayalı olarak ödeme emrinin iptaline karar verilmesi isabetsizdir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Üye ...'in muhalefetine karşı, Başkan ..., Üyeler ..., ... ve ...'ın oylarıyla ve oyçokluğuyla 14.11.2013 gününde karar verildi. (M) -KARŞI OY- Davalı Kurum, 552.466,61 TL prim ve gecikme zammı alacağı için borçlu şirketin yönetim kurulu üyesi olan davacı hakkında 6183 sayılı yasaya tabi takip yapmıştır. Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Yasanın 80. maddesi olup, sigorta primlerini haklı bir neden olmaksızın yasal süresi içinde ödemeyen özel hukuk tüzel kişilerin üst düzey yönetici ve yetkililerinin Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları öngörülmüştür. Yerleşmiş Yargıtay uygulamaları ile öğretide kabul edildiği üzere "üst düzey yönetici" kavramından anlaşılan şirketin mali ve idari konularında tek başına emir ve tasarruf yetkisine sahip özel şekilde kendisine yetki verilen kişidir. Türk Ticaret Kanunu'nun 317. maddesine göre Anonim şirketlerde şirketi yönetmek ve temsil etmek yönetim kuruluna aittir. Yine 319. maddesinde idare ve temsil işlerinin idare meclisi üyeleri arasında taksiminin esas sözleşmede tespit edilebileceği belirtilmiştir. Anonim şirkette primlerin ödenmesinde müteselsilen sorumlu üst düzey yönetici ve yetkiliden söz edebilmek için primlerin tahakkuk ve ödenmesinde yetkili üst düzey yönetici olması, yönetim kurulu başkanı, başkan yardımcısı gibi unvan taşıması veya temsil ve ilzam yetkisine sahip yönetim kurulu üyesi olması gerekir. Davalı Kurumun prim alacağı, 2004 yılı 9. ay ile 2008 yılı 7. aylar arasıdır. Davacı ise 4.9.2007 tarihinden itibaren yönetim kurulu üyesidir. 2007 ve 2008 yıllarında yönetim kurulu üyesi olduğu, 2008 yılında isminin karşısında finanstan sorumlu yazdığı, yönetim kurulunca, yönetim kurulu üyelerinden herhangi ikisinin birlikte atacakları imzaları ile müştereken şirketi temsile yetkili olduğu belirlenmiştir. Daire çoğunluğu ile aramızdaki ihtilaf, davacının, yönetim kurulu üyelerinden iki imza ile şirketi temsile yetkili olmasının, sigorta primlerinin tahakkuk ve ödenmesinden sorumlu üst düzey yönetici sayılıp sayılamayacağı noktasındadır. Davacının prim borcunun tahakkuk ettiği bir kısım dönemde yönetim kurulu üyesi olduğu, işveren şirketi herhangi bir yönetim kurulu üyesi ile çift imza ile temsile yetki olduğunda tartışma yoktur. Ancak, yönetim kurulu üyeleri arasında işbölümü yapılabilir ve sigorta primlerinin ödenmesi, para harcama yetkisi davacıya bırakılmamış olabilir. Yönetim kurulu üyeleri arasında işbölümü yapılmışsa ve primlerin takibi ve ödenmesi yönünden yetki yoksa sorumlu olmayacağı gözetilmelidir. Öncelikle, şirket ana sözleşmesi ve şirket defterleri getirtilmeli, burada yönetim kurulu üyeleri arasında işbölümü yapılıp yapılmadığı, davacının sorumluluğunda bulunan yönetim işleri gerekirse bilirkişi incelemesi ile belirlenmeli, gerçekten davacının sigorta primlerini ödemeye yetkisi olup olmadığı araştırıldıktan sonra sorumluluğu yoluna gidilmelidir. Yukarıda belirtilen nedenlerle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.