11. Ceza Dairesi 2024/6119 E. , 2025/6515 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/729 Değişik İş SUÇLAR : Sahte fatura kullanma, defter kayıt ve belgeleri gizleme KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 31.05.2024 tarihli ve 2022/228812 Soruşturma, 2024/41574 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 13. Asliy…
**11. Ceza Dairesi 2024/6119 E. , 2025/6515 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/729 Değişik İş SUÇLAR : Sahte fatura kullanma, defter kayıt ve belgeleri gizleme KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 31.05.2024 tarihli ve 2022/228812 Soruşturma, 2024/41574 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2024 tarihli ve 2024/573 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.08.2024 tarihli ve 2024/729 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 08.08.2024’te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 01.11.2024 tarihli ve 2024/27536 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.11.2024 tarihli ve KYB-2024/113217 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.11.2024 tarihli ve KYB-2024/113217 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/07/2024 tarihli kararı ile, şüphelinin savunmasında söz konusu şirket hakkında daha önce hakkında 213 sayılı Kanun'un 359/a-2 maddesi sebebiyle dava açıldığı ve beraat kararı aldığını beyan etmesine rağmen salt vergi tekniği raporuna dayanılarak iddianamenin düzenlendiği, dosyanın incelenmesinde delil araştırmasına gerek dahi kalmadan dosya evrakı içerisinde şüpheli hakkında suç duyurusu kararında 213 sayılı Kanun'un 359/a-2 maddesi uyarınca şüpheliye beraat kararı verildiğinin anlaşılmasına rağmen hakkında iddianame düzenlendiği, şüphelinin iddiaları doğrultusunda tarafsız bir bilirkişiden rapor alınmaksızın iddianame düzenlendiğinden bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında, "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklinde, Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmı ile de ; "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklinde belirtildiği üzere; Dosya kapsamına göre şüpheli hakkında, sahte belge kullanmak ve defter ve belgeleri ibraz etmemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, soruşturma dosyası kapsamında İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 13/11/2020 tarihli vergi suçu raporunun, aynı tarihli vergi inceleme raporunun ve 11/12/2020 tarihli mütalaa formunun bulunması karşısında, şüpheli hakkında kamu davası açılmasına yeterli delilin bulunduğu gibi, iade sebeplerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade nedenleri arasında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174/1. maddesi; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, ...“ İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2024 tarihli ve 2024/573 İddianame değerlendirme sayılı kararı ile "...şüphelinin alınan savunmasında söz konusu şirket hakkında daha önce hakkında VUK 359/a-2 maddesi sebebiyle dava açıldığı ve beraat kararı aldığını beyan etmesine rağmen salt vergi tekniği raporuna dayanılarak iddianamenin düzenlendiği, hiçbir delil araştırılması yapılmadığı zira; 1-Dosyanın incelenmesinde delil araştırmasına gerek dahi kalmadan dosya evrakları içerisinde şüpheli hakkında suç duyurusu kararında VUK 359/a-2 maddesinden şüpheliye Beraat kararı verildiğinin anlaşılmasına rağmen hakkında iddianame düzenlendiği, 2-Şüphelinin iddiaları doğrultusunda dosya tarafsız bir bilirkişiye verilmeden bilirkişi raporu alınmadan iddianame düzenlendiği..." gerekçesiyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 31.05.2024 tarihli ve 2022/228812 Soruşturma, 2024/41574 Esas sayılı iddianamesinin iadesine karar verilmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığının, 13.11.2020 tarihli ve 2020-A-559/31 sayılı vergi suçu raporu ile ekindeki vergi tekniği raporlarında, Sultanbeyli Vergi Dairesi Müdürlüğünün 175 010 6472 vergi kimlik numaralı mükellefi ... İnş. Taah. Gıda Nak. ve Paz. San. Tic.Ltd. Şti.'nin yetkilisi olan şüpheli hakkında, 2015 ve 2016 takvim yıllarında sahte fatura kullanma ile defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarını işlediği belirtilerek, alınan komisyon mütalaası sonrası suç duyurusunda bulunulması üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, atılı suçlardan iddianame tanzim olunmuş ise de; dosya kapsamına göre, şüpheli hakkında aynı vergi suçu raporuna istinaden defter kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.02.2021 tarihli ve 2021/17350 Soruşturma, 2021/6850 Esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davası neticesinde, İstanbul Anadolu 43. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2021 tarihli ve 2021/63 Esas, 2021/1076 Karar sayılı kararı ile beraat hükmü kurulduğu ve bu hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmakla, belirtilen suç yönünden iş bu davanın mükerrer olduğu belirlendiğinden, İstanbul Anadolu 43. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2021/63 Esas sayılı dosya aslı getirtilerek 2015 ve 2016 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçu yönünden olağan dava zamanaşımı hükümleri de gözetilip bir değerlendirme yapılarak, iddianamenin iadesi nedeni olarak belirtilen eksiklikler giderildikten sonra şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği cihetle, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. II. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, gereği için mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.05.2025 tarihinde karar verildi.