3. Ceza Dairesi 2022/1283 E. , 2023/2598 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir
**3. Ceza Dairesi 2022/1283 E. , 2023/2598 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesinin (Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi sıfatıyla), 10.03.2021 tarihli ve 2016/124 Esas, 2021/51 sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma suçundan TCK'nın 302/1, 3713 sayılı Kanun'un 5/3, TCK'nın 31/3, 62/1, 63 üncü maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 03.11.2021 tarihli ve 2021/839 Esas, 2021/816 sayılı kararıyla suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.12.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi özetle; -Kovuşturma aşamasında beyanlarından dönen tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağına, soruşturma aşamasındaki tanık B. A. imzasının kendisine ait olmadığına dair raporlara itibar edilmesi gerektiğine, -Gizli tanıkların yüz yüzelik ilkesi gereği huzurda dinlenmesi gerektiğine, huzurda dinlenmeyerek sanığın soru sorma hakkının engellendiğine, -Yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna, -Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü PKK/KCK silahlı terör örgütüne üye olduğu ve devletin birligini ve ülke bütünlüğü bozduğu iddiasıyla Cizre Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianameler kapsamında mahkemece yapılan yargılama sonunda Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesince suça sürüklenen çocuğun eyleminin Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; Şırnak ili Cizre ilçesinde 2015 yılında sokağa çıkma yasağı içerisinde hendek ve barikat noktalarında uzun namlulu silah ile nöbet tutarak güvenlik güçleri ile çatışmaya girdiği, örgüt içerisinde Zagros (K) kod adını kullandığı, el yapımı bomba hazırladığı, kırsal alanda faaliyet yürüten örgüt mensupları ile irtibatlı olduğu, PKK/KCK terör örgütünün şehir içi gençlik yapılanması YDG-H içerisinde sorumlu düzeyde faaliyet gösterdiği ve eleman temin ettiği, örgüt adına sözde uyuşturucu uygulaması yaptığı, çeşitli tarihlerde örgütün güvenlik güçlerine yönelik saldırı ve kamu kuruluşlarını yağmalama eylemlerine katıldığının anlaşıldığı somut olayda; yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip suça sürüklenen çocuğun üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayı gerçekleştirdiği, sübutu kabul olunan eyleminin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ve ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edildiği, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılındığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre suça sürüklenen çocuk müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 03.11.2021 tarihli ve 2021/839 Esas, 2021/816 sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.05.2023 tarihinde karar verildi.